Ordu Göreve !

Siyasi Yazılarım Yorum Yok »

Türkiye 12 Haziran 2009’da Taraf Gazetesi’nin manşetiyle sarsıldı. İddiaya göre Genelkurmay’ın içerisinde birtakım rütbeli kimseler AK Parti ve Gülen cemaatini “bitirme” planları yapıyormuş… O günden beri yazmayım dedim hep kendime. Ne gerek vardı ki; bir sürü yazar, hukukçu, bürokrat, savcı, hakim, dernek başkanları, sendikalar ve bilim adamları her gün çarşaf çarşaf yazıyor, sabahlara kadar televizyonlarda tartışıyorlar. Onca sözüne bir şekilde güvenilen insan bir şeyler yazıp yorumlamasına rağmen insanlar yine de doğruyu göremeyince, bir üniversite öğrencisi bunları yazsa ne çıkar dedim kendi kendime. Ama yine de deli gönlüme söz geçiremedim, yine lafımı esirgemeden yazmaya başladım…

Açıkçası böyle bir eylem planını duyunca normal bir şekilde karşıladım. Çünkü artık o kadar alışmıştık veya alıştırılmıştık ki ordunun siyasete bulaşmasına, darbe yapmasına, oraya buraya laf atmasına, ülkede kendini bir numaralı hakim güç olduğunu sanmasına… Kolay değil başbakan asıldı, darbeler yapıldı, muhtıralar yayınlandı, ülkeyi kaostan (!) kurtarmak için yönetime el konuldu ama daha fazla kaos ortamı yaratıldı. Bunlara bir şekilde alıştırdılar. Ve bunları yapan azınlık tayfa – ki bu azınlık ekmeğini yediği kurumun haysiyetini zedeleyen birkaç rütbeli kişidir – günden güne bu milleti keriz sandı… Yazının tamamını okuyun »

Nihat Genç ve Saz Arkadaşları Topluluğu

Siyasi Yazılarım 3 Yorum »

“Benim onlara ettiğim küfürlerden aldığım zevki, onlar milyar dolar verseler yine alamazlar!” diyerek alkışlar içinde gövde gösterisine son vermişti Nihat Genç…

1 Haziran 2009… KTÜ merkez kampus de Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde büyük bir kalabalık. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin getirtmiş olduğu Karadeniz’in hırçın ve dengesiz çocuğu Nihat Genç’i sabırsızlıkla bekliyor gençler. Televizyondan takip ettiğim ve bazı görüşlerine katıldığım Nihat Genç’i bende sabırsızlıkla bekleyen o topluluğun arasındaydım…

Kimlere laf edeceğini, kimlere ne sebeple çatacağını, hangi fıkraları anlatacağını az çok biliyordum. Çünkü SKY Türk ve ART Kanalında onu takip edenler yıllardır aynı fıkraları döndürüp dolaştırıp aralarına birkaç şey ekleyerek hep aynı gündemi konuştuğunu bilir. Nitekim dediğim gibi de oldu. Aynı şeylerden bahsetti. Yine kendini kaybetti. Bir nevi “seyirciye oynayarak” alkışlarla sözleri kesildi. Şak şakçı tayfanın çok olduğu aşîkardı.  Yazının tamamını okuyun »

Kitaplı Hayaller Vadisi Üzerine

Hayata Dair Yorum Yok »

Abartmamalıyım belki ama Trabzon için son yıllarda yapılan en iyi organizasyon ve bir bakıma yatırım sayılabilecek bir şeydi bu yıl ilki düzenlenen kitap fuarı. “Kitaplı Hayaller Vadisi” sloganıyla Trabzon Zağnos Vadisi’nde 52 yazar ve şair okuyucularıyla buluştu. Kitaplar imzalandı, fotoğraflar çekildi, söyleşiler yapıldı. Amaç okuyan bir Trabzon oluşturmaktı. Ve bu amaç doğrultusunda atılan büyük bir adımdı bu bence bu organizasyon. Devamı geldikçe Trabzon ve geleceği için büyük bir yatırım olduğu anlaşılacaktır. Yazının tamamını okuyun »

Siyaset Sen Neler Kadirsin !

Siyasi Yazılarım Yorum Yok »

Hiçbir zaman iyiliğini görmedim dersem yalan olur elbette. Ama bu siyasetin götürdükleri kattıklarından fazla olmaya başladı. Buna rağmen insan sevdiği şeylerle uğraşarak yaşamaya devam eder. Nedir ki siyasetin sana zararı derseniz açıkçası somut bir şey de gösteremem. Dersleri mi aksatır? Zaman kaybı mıdır? Bunlar koca bir bahanedir. Belki de güzel ülkemde her söz bir şekilde  siyasete çıkıyorsa vardır bunda bir hikmet. Belki de bundandır bendeki bu siyaset ilgisi…

Her sabah nerede ne cephanesi çıkacak diye uyanır olduk artık. Yer altı kaynaklarımız bakımından meğer ne kadar da zenginmişiz de haberimiz yokmuş! İddia edilen Ergenekon Örgütüne ( bakınız buraya dikkatinizi çekerim iddia edilen diyorum ) teşekkür ederim her gün gündemi meşgul ederek bir şekilde hükümetin hatalarını kapattıkları için, muhalefeti her zamanki gibi saçmalamaya yöneltip bizim gibilerini güldürdükleri için… Yazının tamamını okuyun »

Ağla Deli Gönlüm

Şiirlerim 3 Yorum »

Ağla deli gönlüm…
Tutma hıçkırıklarını, gözyaşlarını
Kim ne der diye düşünme
“Erkek adam ağlamaz” diyenlere aldırış etme
Çekil usulca bir köşeye
Saatlerce ağla… Yazının tamamını okuyun »

Alın İsmimi Verin Bana Çocukluğumu!

Hayata Dair 4 Yorum »

“İlk defa seni bu kadar neşeli ve mutlu görüyorum” dedi sevdiğim bir dostum çocukluğumu anlatırken. Anlattıkça gülüyorum, dört beş cümlede bir “Vay be!” diyorum, çayımı yudumladıkça bir yandan da efkârlanıyorum. Özlediğimi fark ediyorum o yılları. Her daim geçmişiyle mutlu olan ve yeri geldiğinde de övünen biri olarak o yılları özlemem normal elbette ama o günlere dönmek isteği fazlaca kurcalıyor kafamı son zamanlarda…

“Bizim zamanımızda” diye başlayan cümleler kurabilmek için henüz erken. Evet, gençliğimin baharında olabilirim. Ama şimdiki zamanım ömrümün son anları da olabilir. Bunlar son anlarım ise; eminim en iyi anlarım; sayfalarca yazılar yazdığım, uğruna gözyaşları akıttığım, hayaller kurduğum sevgili ile olan anlarım değil, çocukluk yıllarımdır. Masum, günahsız halim yani. Birilerini seven değil, karşılıksız herkes tarafından sevilen halim. Sanırım küçükler ile büyükler arasındaki en bilinmedik ama can alıcı nokta burasıdır. Çocuklar birilerini sevmeyebilir ailelerini bile… Belki de hayatlarındaki tek sevdiği şey uzaktan kumandalı arabasıdır. Fakat büyükler birilerini mutlaka severler. Belki sevmek zorunda hissederler. “Artık sevmenin zamanı geldi” diyenleri bile görmüşümdür. Bir insanı sevmek büyümeyi gerektirirmiş onu anladım zamanla… Yazının tamamını okuyun »

Van Münit AKP !

Siyasi Yazılarım 2 Yorum »

İktidardaki partiyi oraya getiren halk yine aynı şekilde oradan indirir. Bu sebepten demokrasi her seçimde önem verilmesi gereken bir durumdur. Nitekim bu yerel seçimde Türkiye büyük bir demokrasi sınavı verdi en klişeleşmiş tabirle. Oy kullanılması zorlaştırılmasına rağmen %83 gibi büyük bir katılımla halk vatandaşlık rolünü yerine getirdi ve yönetimde söz sahibi oldu.

Stresli, heyecanlı, garip bir yerel seçimdi yaşadığımız. Genel seçimlere hazırlanılıyormuş gibi hazırlanıldı tüm ülkede. Doğrularıyla yanlışlarıyla bir şekilde atlattık bu olayı. İşte 2009 yerel seçimlerinden dikkate değer noktalar ve izlenimlerim… Yazının tamamını okuyun »

Gitmesen Be Muhsin Abi !

Hayata Dair 4 Yorum »

“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan çekildi, havada sallanarak boşlukta kaldım. O şekildeyken elektrik verdiler. İşkenceden ziyade soyundurulmuş olmaktan etkilendiğim anlaşıldığı için, sonraki sorgulara soyundurularak alındım. Bir ara omzuma bir ot yastık konuldu. Çok rahatladım. Herhalde birisi bana iyilik yaptı dedim. Ama bir müddet sonra yastık ağırlaştı… Dedim ki; “Şu yastığı öbür tarafa kor musunuz?” “Yasak lan!” dedi. Anladım ki yastık da işkencenin bir parçası. Yemek yok. Su içmek yasak… Bir psikolojik baskı gerekçesi olarak… Bir de cereyana verildiğimiz için, vücut susuz kalıyor, ani bir su içme halinde iç kanamadan ölümler meydana geliyormuş…” Yazının tamamını okuyun »

Kendime Dair ( Özeleştiri )

Hayata Dair 2 Yorum »

* Sade ve sadece kendime…

Biliyorum ne umudum kesilmeli bu hayata karşı ne de boş vermeliyim… İnceldiği yerden kopan bu dünya zaten başlı başına bir dert iken, küçük şeylerden büyük sorunlar yaratmamalıyım. Her şeyi kafaya takmamalı, günlerce düşünmemeliyim. Filmlere ağlamak için gitmemeliyim… Hep slow müzik dinlememeli, şarkılarda derinlere dalmamalıyım. Sahile gidip saatlerce düşünce dalgaları arasında yürümemeliyim… Şemsiye varken yağmurda ıslanmamalıyım ağlaya ağlaya…

Evet, zordur alışkanlıklardan vazgeçmek fakat devam etmeliyim hayatıma alışkanlıklarımla, hırslarımla, zevklerimle… Her zaman olduğu gibi yine herkese değer vermeliyim. Dostlarıma, arkadaşlarıma, aileme… Biliyorum insan değer verdiğini kırmamalı ama hayat bu ya hatalarından ders aldığın müddetçe sorun yoktur. Orhan Baba’nın dediği gibi; hatasız kul olmaz. Onları önemsediğimi göstermeliyim. “ Her zaman hak edene hak ettiğini veririm.” desem de, hak etmeyene de iyisini hak etmiş gibi davranmalıyım. İnsan gibi muamele etmel, empati kurmalı, kusurlarını kimi zaman görmezden gelmeli, kimi zaman ağırlığını koymalı, gerekirse ağır konuşmalıyım. Hep bir şans daha vermeliyim ki son bir şans istemeye yüzüm olsun. Yazının tamamını okuyun »

İlham Meleği Kanatlarını Çırpsa

Şiirlerim 1 Yorum »

Ne kadar zorlasam da olmuyor
Eskisi kadar kolay düşmüyor duygular satırlara.
Kalemi aldığımda elime;
Ne mürekkep akıyor usulca kâğıda,
Ne de kâğıt izin veriyor üzerine yazılmasına…
Hâlbuki Yeşilçam tadında şiirler yazardı bu bilek
Yer yer güldürür, çoğu zaman da ağlatırdı. Yazının tamamını okuyun »

Powered by WordPress Wordpress Temaları
Dreamplace teması hayalet tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir.