6 Haziran 2008 Darbesi
Yıl 2008… Darbeler ve muhtıralarla adından çokça söz ettiren bir ülke; Türkiye… 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 12 Mart derken bir yenisi daha eklendi bu listeye, 6 Haziran 2008…
Ülkede askerin yani Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir karizması olduğu herkes tarafından bilinir. Anayasa Mahkemesinin de bir karizması var. Hem de şimdiler de daha bir karizmatik (!) oldu. Askerden sonra bu memlekete bir de bu kurum ” darbe” yaptı. Daha adından çok söz ettirir.
Darbe görmüş biri değilim derken sonunda o da oldu. 2003-2004 de planlanan darbeleri de düşününce bu fikri daha çok düşünür oldum. Demek erken konuşmuşum.
Özellikle son yıllarda CHP’yi kendi merkez binası ile Anayasa Mahkemesi arasında mekik dokurken gördük. Her harekette bilmem şu maddenin şu fıkrasınca böyle bir şey olmaz hadi hurra mahkemeye…
Sürekli anayasa diyen CHP’nin şimdilerde keyfine diyecek yok hani. Hâlbuki anayasa ihlal edilmişti 6 Haziranda… Orada hemen Baykal ile Sav atılmalıydı ortaya bu anayasaya aykırı diye… Neden sustu Baykal? İşine gelene eyvallah işine gelmeyene kıyamet kopar… Siyasetin cilvesi…
Elinizde vardır mutlaka bir 82 anayasası. Açın bakın 148.maddeye; ” Anayasa Mahkemesi, kanunların kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM İçtüzüğünün anayasaya şekil ve esas bakımdan uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımdan inceler ve denetler…”
Ne karar vermişti mahkeme? Direkt esasa bakarak anayasa değişikliğinin iptali…
Hani şu meşhur ilk üç madde var ya değiştirilmesi TEKLİF dahi edilemeyen. Bırak teklifi direkt değiştirin. Bakınız ne diyor ikinci madde; ” Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Yalan kardeşim… Ne hukuku ne laikliğinden bahsediyorsun sen? Oradan öncelikle hukuk kelimesini silin yerine “Yargı devletidir.” yazın. Laiklik de neyin nesi? Hani sürekli elden gidiyor ya bu laiklik… Silin o kelimeyi de kaldırın… Hani kapalı bayanlara sürekli “farklı” gözle bakıyorsunuz, manşetlere “Yasak kızım!” yazıyorsunuz ya o zaman o maddeden “insan haklarına saygılı” tabirini de çıkartın. Toplumun huzuru lafını da silin. Toplumda huzur mu kalır darbe zamanında. Yargı devleti 1-0.
Bakınız madde 96. Toplantı yeter sayısı konusu ile ilgili. TBMM üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanmak, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vermek… Hem bunu maddeye koymuşsun hem de kalkmışsın hiç dert yokmuş gibi “367″ diye tutuşmuşsun… Yalan kardeşim… Yargı devleti 2-0 …
Kuvvetler ayrılığı prensibiymiş… Yalan kardeşim kimi kandırıyorsun! Yargı paşalar gibi tahtında devletini kurdu. 3-0…
Maç uzun daha bir şey görmedik. Bu şok kararla yavaş yavaş gözler AKP davasına da çevrildi. Şimdi kim diyebilir AKP kapatılmaz diye… Mahkeme üyeleri açıkça hükümeti “sevmediğini” gösterdi.
Hazır Anayasa Mahkemesi 2008 darbesi yapmışken tam olsun diye bir de AKP ve DTP’yi kapatsın. İyice tahtını sağlamlaştırır. Dikkat etmesi lazım tabi… Ondan sonra 30’lu yıllara da döneriz. Tek partili sisteme…
Çok şaşırmayız ama ya… Nasıl olsa Türk halkı alıştı darbeye muhtıraya… Türk insanı Kurtuluş Savaşı görmüş, Çanakkale görmüş, ne eziyetler çekmiş bunu mu çekmeyecek.
Hele bunlar da olsun. Siz ondan sonra görün Türkiye’nin halini…
Talha Dereci
08.06.2008






İlk yorumu sen yazmak ister misin?