Türk sinemasının son yıllarda haddinden fazla gelişip seyir zevki verdiği şu zamanlarda beklenilen film diye adlanan Cem Yılmaz’ın AROG filmi 5 Aralık’ta seyircisiyle buluştu.
GORA filmini hatırlayacak olursak; turistik bir Anadolu kentinde tüccarlık yapan Arif, uzaylılar tarafından kaçırılıyordu. Farklı bir gezegende hapsolan kahramanımız, buradan kaçıp dünyaya dönmeye çalışıyordu. Gezegenin hakimiyetini ele geçirmeye çalışan ve dünyalılardan nefret eden uzaylı komutana karşı yorucu bir mücadele içine girmesi gerekmekteydi…
İlk filmde “çok küfür var” diye eleştiri alan Cem Yılmaz bu filmin tam tersi olan AROG’u çıkardı. Komutan Logar tarafından 1 milyon yıl öncesine gönderilen Arif’in hikayesi anlatılıyor bu filmde. Eleştirileri dikkate alan Cem Yılmaz film boyunca küfür etmemek için kendini kasmış desem yerinde olur. Çok açıkça belliydi. Hatta bazı küfür sahnelerini “ilkel dilde” anlatmaya çalıştı. Eleştirmenler ne der bilmem ama bir seyirci olarak Cem Yılmaz’ı “çok küfürlü” değil yerinde ve zamanında yaptığı cümleye tam oturan ufak küfür ve argo kelimeleriyle tanıdık. Ve bu Cem Yılmaz seyirciyi daha çok güldürüyor. Bu aşikâr. Nabza göre şerbet meselesi bu duruma iyi örnek. “Küfür etmeden güldürmek lazım vatandaşı!” diyenlere hak vermekle birlikte Türkiye’de bu şekilde güldürebilen kişinin bir elin parmak sayısını geçmeyeceğini de hatırlatırım.
Zaten Türkiye’de komedyen denilince akla gelen isimleri yazsak çok kişinin çıkmayacağı belli. Mesela Ata Demirer’i ele alsak; hakîkaten iyi bir ses ve taklitçi. Kilosuyla barışık ve bunu avantaja çevirmiş biri. Ama bir talk show programı yapamaz. Ancak dizide oynayabilir. Bir sinema filminde başarılı olacağını sanmıyorum. Osmanlı Cumhuriyeti filmi bir komedi filmi değil hatırlatmak isterim. Ama “Tek Kişilik Dev Kadro” adlı stand up gösterisi çok iyiydi.
Aynı şekilde Beyazıt Öztürk de bir dizi veya filmde oynayamaz. Ama belirli bir seyirci kitlesi var ve her hafta talk showunu iyi bir iş çıkararak yapıyor. Ağzından küfür duyamazsınız. Sinema filmi yapsa ne kadar başarılı olur bilemem ama biz veya ben “Beyaz Show” ile yetinenlerdenim. Ve bu hâli iyi.
Okan Bayülgen’i ise açıkçası bir komedyen veya talk showcu olarak görmüyorum. Kendisini bilgili ve kültürlü biri olarak görüyorum ama bir komedyen değil. Şahsi fikrim… İyi bir fotoğraf sanatçısı…
Belki perdeye ve sahneye alışık biri olarak Yılmaz Erdoğan bu işi iyi yapanlardan. Nitekim yıllarca televizyon karşısında “Bir Demet Tiyatro”yu izledik. Cem Yılmaz ile yapılan Vizontele filmi de bence güzeldi. O sebepten Yılmaz Erdoğan’ın komedyenlik kişiliğinin olduğunu düşünüyorum. 2009 ortalarında bir film çıkaracağını ve başarıyla yürüttüğü BKM Mutfağı’nın da bir film çıkartacağını dün katıldığı bir programda öğrendim. Bu işi iyi yapan kişilerden.
Diğer türlü bir çok tiplemeler karakterler kişiler kendilerini komedyen olarak gösteriyorlar. Bakınız Avrupa Yakası’ndaki tiplemeler… Yavuz Seçkin ve Tolga Çevik’in de benim için ayrı bir yeri var.
Güldüren kişi veya tiplemelerin komedyen varsayıldığı bu ülkede Cem Yılmaz bence yine “hâkiki bir komedyen” olduğunu gösterdi. Küfür veya değil Cem Yılmaz güldürüyor. Ve Türk milleti de küfürlere gülüyor. Ama abartı olanı değil Cem Yılmaz gibi yerinde ve zamanında yapılan küfürlere. Bence sinema sektöründe ve komedyenlikte daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum Cem Yılmaz’ın. Türk sinemasına günden güne artı kattığını biliyorum…
Talha Dereci
10.12.2008
Trabzon
Discussion
No comments yet.