Derkenar: Oktay Sinanoğlu – Hedef Türkiye
Özgeçmişine bakıldığında her Türk vatandaşının “Vay be!” diyeceği biri Oktay Sinanoğlu. Nam-ı diğer “Türk Aynştaynı”… Değişik ülkelerde iki kez Nobel ödülüne aday gösterilmiş bir bilim adamı. Ayrıca Batının son 300 yıldaki en genç profesörü. 26 yaşında profesör olmuş Sinanoğlu… Fizik ve kimya alanındaki kuramları ve bir sürü ödülleri… Akademik kariyer anlamında zirvenin doruklarında uzunca bir süredir. Fakat çoğu insan gibi onu biz “Türkçe” adına çabalarından tanıyoruz. Belki fen bilimlerindeki bir kitabını raflarda pek sık göremediğimizden… Ve belki hepimizin gözüne “Bye Bye Türkçe” kitabının bir şekilde çarpmasından dolayı Sinanoğlu’nu bu alanda biliyoruz…
Takdire şayan bir dava Oktay Sinanoğlu’nunki… 45 yılı aşkındır Türkçe’nin nerelerden nerelere geldiğini ve bu dilin üzerinde ne gibi oyunlar oynandığını, hangi komploların neden kurulduğunu anlatıyor memleketin her köşesinde… (daha fazla…)
Derkenar : Soner Yalçın – Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Ulusalcı yazar kadrosunun önde gelen isimlerinden Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Kandırıyorsunuz!” kitabını büyük bir merakla aldım doğrusu. Yalçın’ın bir şeylere sitemi vardı belli. Ve haykırmak veya kusmak istiyordu içindeki bilgileri. “Yakın tarihin gayri resmi notlarında gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız” yazısını da görünce hiç beklemeden aldım ve okumaya başladım.
Soner Yalçın’ı ilk okumaya başladığımda ya 6.sınıfta ya da 7.sınıftaydım. Bay Pipo kitabıydı elimdeki. Kitap epey eskiydi. İlk basımı 1999 du. O zamanlar siyasete hiç mi hiç ilgisi olmayan ben ilk 15-20. Sayfadan sonra sıkıldım ve bıraktım. Şunu söyleyebilirim Soner Yalçın kitaplarını okumak büyük dikkat ve sabır gerektiriyor. Bu kitabı okuduktan sonra buna kesin karar verdim. Birçok inceleme-araştırma kitabı okudum ama Soner Yalçın’ı bu konuda sevemedim. Neden mi? (daha fazla…)
Derkenar : Elif Şafak – Aşk
Aslında çok geç oldu bu kitabı okumak benim için. Bir kitap herkesin elinde varsa nedense o kitabı okumak istemiyorum. Anlamını yitirdi artık diyorum kendimce. Bir kitap meşhur olmaya görsün herkesin elinde dolaşır.
Bu kitap çıktığı ilk zamanlar yukarıda bahsettiğim şeyden dolayı almadım. Ama okuyanları gördüm. Harika diyenlerde vardı, beğenmeyen sıkıcı diyenlerde… Bir akşam Trabzon’un meşhur sokağı Uzun Sokak’ta yürürken dükkanını kapatmak üzere olan kitapçının dışarıya çıkarmış olduğu kitap rafına baktım. Pembe renk ile zaten kendini belli ediyordu. Adam “kesinlikle tavsiye ederim” dedikten sonra aldım. Ve o akşamı okumaya başladım… (daha fazla…)
“Anlarsa uzağım yakınımdır anlamazsa yakınım uzağımdır.”
“Aziz Türk Milleti,
“İkincilik istatistiklere bir kayıttır. Tarih ise şampiyonları alkışlar!” demiş bir Carl Lewis. Kitaplarda hep bir şampiyonun öyküsünü okuduk yıllarca. Basitleşsin diye kuruluş, yükseliş, duraklama, yıkılma, dağılma diye ayırdık 700 yıllık geçmişi olan atalarımız Osmanlı İmparatorluğunu… Hep aynı tabirler, klişeler… Üniversite hayatında da o alanı okumuyorsan pek fazla bilgi alamıyorsun tarih konusunda veya Osmanlı hakkında… Rusların sıcak denize inmesi, kapitülasyonlar, savaşlar, denge durumları vs. Teorik bilgiler verildi ve zaman kaybı bahanesini kullanarak bizlere hiç Osmanlı Padişahlarından bahsetmediler. İşte bu noktada “isabetli bir kitap” dediğim Mustafa Armağan’ın Osmanlı’nın Mahrem Tarihi Bilinmeyen Yönleriyle Osmanlı Padişahları adlı kitabını okudum. Zevk aldım, ilginç bilgiler edindim kimi zamanda şaşırdım… 




