<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci &#187; Hayata Dair</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/category/hayata-dair/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Görmemezlikten gelinemeyenler, yazılmazsa rahatsızlık verdirenler...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jul 2010 22:12:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>I&#8217;m at New York!</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 22:10:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1273</guid>
		<description><![CDATA[
Share this on FacebookTweet This!Add this to Google BookmarksShare this on del.icio.usShare this on TechnoratiEmail this to a friend?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="cursor: -moz-zoom-in;" src="http://www.iaes.org/conferences/past/newyork_60/cityinfo/New%20York%20City.jpg" alt="http://www.iaes.org/conferences/past/newyork_60/cityinfo/New%20York%20City.jpg" width="610" height="457" /></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html&amp;t=I%26%238217%3Bm+at+New+York%21" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+I%26%238217%3Bm+at+New+York%21+-+http://www.talhadereci.com/1273" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.htmltitle=I%26%238217%3Bm+at+New+York%21" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html&amp;title=I%26%238217%3Bm+at+New+York%21" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=I%26%238217%3Bm%20at%20New%20York%21&amp;body= - http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/im-at-newyork.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Medya İletişim Bölümü &amp; New Jersey’e Türk Valisi</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 09:04:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[amerika- new jersey]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyetçi parti]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim öğretim yılı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp cerrahı]]></category>
		<category><![CDATA[medya ve iletişim b bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet öz new jersey valisi]]></category>
		<category><![CDATA[Oprah Winfrey Show]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası ilişkiler bölümü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=990</guid>
		<description><![CDATA[2009-2010 Eğitim Öğretim yılı bugün açıldı. Herkeste bir telaş&#8230; Çocuklarını okula yazdırma uğraşları var velilerde ve çocukların da içten içe yeni bir ortama gireceği ve uzun yıllar bu tip ortamlarda bulunacağının korkusu… Kırtasiyeler ağzına kadar dolu. 1.sınıfa başlarken ki anlar aklıma geldi. Okulun ilk günü deyince aklıma ellerinde beslenme çantası ve suluk, sırtlarda kendi ağırlıklarından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-996 alignright" title="Mehmet Öz ve Medya İletişim" src="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2009/09/Mehmet-Öz-ve-Medya-İletişim.jpg" alt="Mehmet Öz ve Medya İletişim" width="249" height="208" />2009-2010 Eğitim Öğretim yılı bugün açıldı. Herkeste bir telaş&#8230; Çocuklarını okula yazdırma uğraşları var velilerde ve çocukların da içten içe yeni bir ortama gireceği ve uzun yıllar bu tip ortamlarda bulunacağının korkusu… Kırtasiyeler ağzına kadar dolu. 1.sınıfa başlarken ki anlar aklıma geldi. Okulun ilk günü deyince aklıma ellerinde beslenme çantası ve suluk, sırtlarda kendi ağırlıklarından daha ağır bir çanta taşıyan, ütülü önlükler giymiş gözyaşı döken 6-7 yaşlarındaki çocuklar topluluğu geliyor. Ve velilerin mutlaka sınıfın içinde çocuklarını beklediği ve o ortama alıştırmaya çalıştığı günler… Her çocuğun birbirine şüpheli gözlerle baktığı anlar ve bir an önce eve gitsem diye düşünülen ve bu isteği belli etmek için daha da avazı çıktığı kadar ağlayan çocuklar… Ben hiç ağlamadım aksine anne babamın da yanımda olmasını istemezdim… Güzeldi…<span id="more-990"></span></p>
<p>O yıllar süren okuma dönemleri üniversiteye dayandı. Olduk 3.sınıf&#8230; Trabzon’da geçen 2 yıla şöyle bir baktığımda “Ah be zaman!” dememek içten bile değil. Gün gelecek yine bu sitede -Allah ömür verirse- mezuniyeti yazacağım.</p>
<p>İş imkânları kısıtlı olunca malumunuz mezun öğrencilerin tam donanımlı birer robot olmaları gerekiyor ki işe girebilsinler… Tek değil birden fazla yabancı dil, bir sürü sertifika, KPSS puanı, not ortalaması, hitabet vs vs. Anlayacağınız çok işimiz var. Bu süreç doğrultusunda bende ikinci bir üniversite okuyayım diye açıköğretim başvurma kararı aldım. Bu sene <a href="http://www.anadolu.edu.tr/" target="_blank">Anadolu Üniversitesi</a> <a href="http://www.aof.anadolu.edu.tr/" target="_blank">Açıköğretim Fakültesi</a> bünyesinde 2 yıllık ve 4 yıllık yeni bölümler açıldı. 4 yıllık lisans programlarından Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü okumaya karar vermiştim. Daha sonra bu fikrimi değiştirdim ve önlisans Medya ve İletişim Bölümüne karar verdim. 26 Ekim’de başvurular başlıyor.</p>
<p>Bölüm hakkında Google Amca ile sohbet ettikten sonra tam benlik bir bölüm olduğuna karar verdim. Medya ve İletişim Programının genel amacı, öncelikle yerel medya sektöründe; iletişim becerilerine sahip doğru ve etkili iletişim kurabilen, halka doğru ve dürüst haber ileten, gazeteciliğin temel ilkelerine ve etik kurallarına uyan, etkin hizmet verebilecek yerel medya çalışanı yetiştirmekmiş. Tamamdır tam benlik <img src='http://www.talhadereci.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ders programına baktım bir de. Alan dersleri de güzel. Temel derslerin dışında alan dersleri olarak; iletişim bilgisi, haberciliğin temel kavramları, temel bilgi teknolojileri, medya hukuku, iletişim ortamları tasarımı, haber yazma teknikleri, radyo televizyonda program yapımı, basın fotoğrafçılığı ve medyada çalışma hayatı gibi dersler var. Şimdiden güzel olacak gibi…</p>
<p>===</p>
<p><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmet_Öz" target="_blank">Prof.Dr.Mehmet Öz</a> ismini mutlaka duymuşsunuzdur. Amerika’da yaşayan dünyaca ünlü ve alanında çok başarılı bir Türk kalp cerrahı. Öz ABD’de o kadar meşhur olmuş ve seveni/destekleyeni var ki üyesi olduğu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyet%C3%A7i_Parti" target="_blank">Cumhuriyetçi Parti</a>’den 2010 seçimlerinde <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/New_Jersey" target="_blank">New Jersey</a>’e vali adaylığını koyacakmış. Harika bir şey. Bir Türk’ün Amerika’da bir vali olması, vali adayı olacak kadar sevilmesi ve desteklenmesi güzel bir şey. Altı yıldır <a href="http://www.oprah.com/index" target="_blank">Oprah Winfrey Show</a> adında ülkenin en çok izlenen talk şov programında da yer alıyor. Ve yakın zamanda kendi TV kanalını kuracakmış. Başarılarına başarılar katacağı aşikâr. Umarım resmen adaylığını koyar ve bu yolda başarılı olur. Kendisini o makamlarda görmek Türkiye adına da büyük bir artıdır.</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
24.09.2009</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html&amp;t=Medya+%C4%B0leti%C5%9Fim+B%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC+%26%23038%3B+New+Jersey%E2%80%99e+T%C3%BCrk+Valisi" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Medya+%C4%B0leti%C5%9Fim+B%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC+%26%23038%3B+New+Jersey%E2%80%99e+T%C3%BCrk+Valisi+-+http://www.talhadereci.com/990" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.htmltitle=Medya+%C4%B0leti%C5%9Fim+B%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC+%26%23038%3B+New+Jersey%E2%80%99e+T%C3%BCrk+Valisi" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html&amp;title=Medya+%C4%B0leti%C5%9Fim+B%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC+%26%23038%3B+New+Jersey%E2%80%99e+T%C3%BCrk+Valisi" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Medya%20%C4%B0leti%C5%9Fim%20B%C3%B6l%C3%BCm%C3%BC%20%26%23038%3B%20New%20Jersey%E2%80%99e%20T%C3%BCrk%20Valisi&amp;body=2009-2010%20E%C4%9Fitim%20%C3%96%C4%9Fretim%20y%C4%B1l%C4%B1%20bug%C3%BCn%20a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1.%20Herkeste%20bir%20tela%C5%9F...%20%C3%87ocuklar%C4%B1n%C4%B1%20okula%20yazd%C4%B1rma%20u%C4%9Fra%C5%9Flar%C4%B1%20var%20velilerde%20ve%20%C3%A7ocuklar%C4%B1n%20da%20i%C3%A7ten%20i%C3%A7e%20yeni%20bir%20ortama%20girece%C4%9Fi%20ve%20uzun%20y%C4%B1llar%20bu%20tip%20ortamlarda%20bulunaca%C4%9F%C4%B1n%C4%B1n%20korkusu%E2%80%A6%20K%C4%B1rtasiyeler%20a%C4%9Fz%C4%B1na%20kadar%20dolu.%201.s%C4%B1n%C4%B1fa%20b - http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/medya-iletisim-bolumu-new-jerseye-turk-valisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cem Garipoğlu &amp; Gazete Tirajları</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2009 19:19:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[cem garipoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[garipoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gazete tirajları]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[münevver karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[nt mağazaları]]></category>
		<category><![CDATA[posta]]></category>
		<category><![CDATA[Protech marka 2GB kapasiteli çakmaklık modülatö MP3 çalar]]></category>
		<category><![CDATA[şok]]></category>
		<category><![CDATA[süreyya karabulut]]></category>
		<category><![CDATA[yeniçağ]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[Arefe günü Tekirdağ Şarköy&#8216;e gitmek amacıyla babam ile yola çıktık. Uzun yolculuklar müziksiz çekilmiyor o kesin. Araba için CD yapsam da MP3 formatında müzikler çalmıyor. Fabrika çıkışında orijinal olduğunda Track formatlı müzikler çalması ve çekme CD&#8217;lerde kaliteyi düşürmesi yani bir bakıma &#8220;Korsana Hayır!&#8221; demesi beni başka bir yöne çekti. NT Mağazalarıada gördüğüm Protech marka 2GB [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arefe günü Tekirdağ <a href="http://www.sarkoy.gov.tr/" target="_blank">Şarköy</a>&#8216;e gitmek amacıyla babam ile yola çıktık. Uzun yolculuklar müziksiz çekilmiyor o kesin. Araba için CD yapsam da MP3 formatında müzikler çalmıyor. Fabrika çıkışında orijinal olduğunda Track formatlı müzikler çalması ve çekme CD&#8217;lerde kaliteyi düşürmesi yani bir bakıma &#8220;Korsana Hayır!&#8221; demesi beni başka bir yöne çekti. <a href="http://www.nt.com.tr/" target="_blank">NT Mağazaları</a>ada gördüğüm Protech marka 2GB kapasiteli çakmaklık modülatö MP3 çaları aldım. Kendi hafızası dışında Flash Disk&#8217;in de takılabildiği ve enerjisini arabanın çakmaklığından aldığı bir MP3 çalar. Harika bir şey. Mutlaka tavsiye ederim. GittiGidiyor.Com&#8217;daki fiyatına baktığımda 2 GB fiyatları 40-50 TL arası değişiyor. NT Mağazaları&#8217;nda 35 TL&#8217;ye bulmanız mümkün.Ürün hakkında bilgi ayrıntılı bilgi almak için <a href="http://www.nt.com.tr/esatis/urun.php?uid=38800" target="_blank">buraya</a> bakabilirsiniz.</p>
<p>İstanbul&#8217;da Kapalıçarşı, Beyazıt, Fatih turu yaptıktan sonra son iftarı İstanbul&#8217;da açıp Tekirdağ Şarköy&#8217;e yolculuk başladı. Ve bayramın 1.günü akşamı Ankara&#8217;ya dönüş yaptım.<span id="more-962"></span></p>
<p>=====</p>
<p>Malumunuz 198 gündür bir tülü yakalanamayan Cem Garipoğlu yakalandı bundan 1 hafta öncesine kadar. Artık illallah ettirmişti bu durum. Medya sağolsun (!) hiçbir zaman durumu gündemden indirmedi ve ailesinin de psikolojik olarak rahatsız olmasına yol açtılar. abasının tuhaf hareketlerini herkes izledi&#8230; Bu süreç zarfında sağır sultanın bile Cem Garipoğlu ismini duymasına rağmen bazı TV ve gazetelerin katilden bahsederken C.G diye bahsetmesi ne kadar doğru bir haberciliktir bilmiyorum. O kadar abartıldı ki yok efendim Garipoğlu&#8217;nu <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mossad" target="_blank">MOSSAD</a> koruyor, yok Rusya polisi koruyor, Amerika&#8217;ya kaçtı vs vs&#8230; Halbuki İstanbul&#8217;da gizlenmeyi başarabildi. Kendisine yataklık edenleri korudu. Emniyetten bir görevlinin <a href="http://taraf.com.tr" target="_blank">Taraf Gazetesi</a>&#8216;ne verdiği bir habere göre Emniyet içinde de bu olay hakkında sorgulamalar başlamış. Acaba polisler Cem&#8217;in saklanmasına yardım etti mi diye&#8230; Celalettin Cerrah&#8217;ın yaptığı işlerde arkasında iz bırakacağını sanmam.. Bekleyelim ne olacak&#8230;</p>
<p>=====</p>
<p>13 Eylül 2009 &#8211; 21 Eylül 2009 gazete tirajlarına baktım. 38 gazete arasında birinciliği 616.021 tirajla<a href="http://zaman.com.tr" target="_blank"> Zaman Gazetesi</a> sırtlıyor. İkinci gazete 542.289 tirajla <a href="http://www.posta-gazetesi.net/" target="_blank">Posta</a> ve 485.474 tirajla <a href="http://www.hurriyet.com.tr/" target="_blank">Hürriyet Gazetesi</a> takip ediyor. Yazının sonunda tirajları gösteren tabloyu verdim.</p>
<p>Gündemi belirleyen bir gazete olarak Taraf Gazetesi&#8217;nin <a href="http://www.sozcu.com.tr/" target="_blank">Sözcü</a>, <a href="http://www.gunes.com/" target="_blank">Güneş</a>, <a href="http://www.yenicaggazetesi.com.tr/" target="_blank">Yeniçağ</a> ve <a href="http://www.gazetesok.com/" target="_blank">Şok</a> gibi gazetelerden daha az tirajda olması beni hem şaşırttı hem üzdü&#8230;</p>
<p>Yıllardır da bir Zaman okuru olarak en büyük rakibimizin Posta olması da beni üzüyor. Daha seviyeli ve ciddi bir rakip istiyor okur ister istemez&#8230; Ama yurdum insanı renkli, magazin dolu, arka sayfa güzeli olan ve cinselliğin açık açık yazıldığı gazetelere merakı ilgisi olunca bu durum pek de şaşırtıcı gelmiyor&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">TİRAJLAR;</p>
<p></span><img src="http://img228.imageshack.us/img228/9715/18457507.jpg" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://img147.imageshack.us/img147/1628/92448964.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>KAYNAK: <a href="http://www.medyatava.net/tiraj.asp" target="_blank">MedyaTava.Net</a></p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
21.09.2009</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html&amp;t=Cem+Garipo%C4%9Flu+%26%23038%3B+Gazete+Tirajlar%C4%B1" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Cem+Garipo%C4%9Flu+%26%23038%3B+Gazete+Tirajlar%C4%B1+-+http://www.talhadereci.com/962" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.htmltitle=Cem+Garipo%C4%9Flu+%26%23038%3B+Gazete+Tirajlar%C4%B1" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html&amp;title=Cem+Garipo%C4%9Flu+%26%23038%3B+Gazete+Tirajlar%C4%B1" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Cem%20Garipo%C4%9Flu%20%26%23038%3B%20Gazete%20Tirajlar%C4%B1&amp;body=Arefe%20g%C3%BCn%C3%BC%20Tekirda%C4%9F%20%C5%9Eark%C3%B6y%27e%20gitmek%20amac%C4%B1yla%20babam%20ile%20yola%20%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1k.%20Uzun%20yolculuklar%20m%C3%BCziksiz%20%C3%A7ekilmiyor%20o%20kesin.%20Araba%20i%C3%A7in%20CD%20yapsam%20da%20MP3%20format%C4%B1nda%20m%C3%BCzikler%20%C3%A7alm%C4%B1yor.%20Fabrika%20%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1nda%20orijinal%20oldu%C4%9Funda%20Track%20formatl%C4%B1%20m%C3%BCzikler%20%C3%A7almas%C4%B1%20ve%20%C3%A7ekme%20CD%27lerde%20kaliteyi%20d%C3%BC%C5%9F - http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/cem-garipoglu-gazete-tirajlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitaplı Hayaller Vadisi Üzerine</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 May 2009 16:36:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplı hayaller vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Abartmamalıyım belki ama Trabzon için son yıllarda yapılan en iyi organizasyon ve bir bakıma yatırım sayılabilecek bir şeydi bu yıl ilki düzenlenen kitap fuarı. “Kitaplı Hayaller Vadisi” sloganıyla Trabzon Zağnos Vadisi’nde 52 yazar ve şair okuyucularıyla buluştu. Kitaplar imzalandı, fotoğraflar çekildi, söyleşiler yapıldı. Amaç okuyan bir Trabzon oluşturmaktı. Ve bu amaç doğrultusunda atılan büyük bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abartmamalıyım belki ama Trabzon için son yıllarda yapılan en iyi organizasyon ve bir bakıma yatırım sayılabilecek bir şeydi bu yıl ilki düzenlenen kitap fuarı. “Kitaplı Hayaller Vadisi” sloganıyla Trabzon Zağnos Vadisi’nde 52 yazar ve şair okuyucularıyla buluştu. Kitaplar imzalandı, fotoğraflar çekildi, söyleşiler yapıldı. Amaç okuyan bir Trabzon oluşturmaktı. Ve bu amaç doğrultusunda atılan büyük bir adımdı bu bence bu organizasyon. Devamı geldikçe Trabzon ve geleceği için büyük bir yatırım olduğu anlaşılacaktır.<span id="more-562"></span></p>
<p>Gazetedeki yazılarını severek okuduğum ve sabırsızlıkla beklediğim Ahmet Turan Alkan ile yüz yüze konuşabilmenin ve muhabbet edebilmenin verdiği mutlulukla başladı fuar günlerim. Şu bir gerçek ki;  Ahmet Turan Alkan okuyucusu belli bir yazardır. Herkese hitap eden bir yazar olabilir ama okuyucuları – ki bunlar bir nevi hayranlarıdır – belli bir yazardır. Ve bu durum bir bakıma okuyucu için iyidir. Herkesin konuşmak istediği herkesin kalbinde olan, herkesin sevdiği bir yazarı sevmek ile “sadece senin yazarınmış” gibi sevmenin verdiği farktan oluşan bir mutluluk vardır artık sende. Sözcükler ile çok iyi oynayabilen, hiciv sanatının günümüzdeki nadir yazarlarından diyebilirim. Onu anlatabilmek benim kalemimim hakkı değildir. Bizzat okuyarak yaşamanız tavsiyemdir. Arkadaşlar çoğu zaman “eleştirilerin çok ağır ve çok iğneleme yapıyorsun” diyorlar. Bunda Ahmet Abi’nin etkisi çoktur. Zamanla onun kadar profesyonel iğneleme sanatını becerebiliriz inşallah.</p>
<p>Kitaplı Hayaller Vadisi’nin onur konuğu Hilmi Yavuz’du. Yıllara sığdırabilmeyi başarmış birçok anısıyla dimdik karşımızda duran bir çınar. Olabildiğine entelektüel, mütevazı, etkileyici ve sözü geçen bir adam… Fotoğraf sergisindeki pozlardan bahsediyor yazar ve akademisyen Nazan Bekiroğlu’na. İsmet Paşa zamanında Vatan Gazetesindeki yıllarını… Londra anılarını… Çok rahat bir şekilde etrafına insanları alıp senli benli şakalaşarak konuşarak üslubunu koruyarak konuşan ve karşındakine “bizden biri” hissi verebilen bir insan… Canım ne var ki bunda demeyin! Yurdum insanı BBG evinde 2–3 günde meşhur olan birini dışarıda görünce kendini yırtıp onunla fotoğraf çektirmeye çalışır. Bize severek okuduğumuz bir yazar ile karşılıklı çay içerek sohbet imkânı nasip olmuş daha ne olsun…</p>
<p>Laf döndü dolaştı Necip Fazıl’a geldi. Trabzon Lisesi’nden bir edebiyat öğretmeni Necip Fazıl’ın enaniyetli duruşuna dikkat çekip Hilmi Yavuz’dan laf almaya çalışıyor. Ama Hilmi Hoca güzel bir tespitte bulunuyor; “ Necip Fazıl hidayete erdikten sonra –bu hidayete erme lafı edebiyat öğretmenine aittir- üslubunda büyük bir değişiklik yaptı ve yazılarında emir kipi kullanmaya başladı. Kalk! Eğil! Övün! Bunun sebebi ise ilginçtir. Emir kipi 2 yerde kullanılır; askerlik ve din. Türk milleti asker bir millettir ve bu konuda çok hassastır. Ve Türk insanı tam anlamıyla yaşamasa da dine önem verir. Onu hep ayrı bir kefede tutar. Bu sebeple Necip Fazıl Türk insanının can alıcı noktasını yakalamıştır ve ona göre bir şair olmuştur. Bu yönü ve daha birçok dikkate değer,  etkileyici ve harika anlatımları onu “üstat” yapmıştır.” Bu güzel tespiti okul kitaplarında kimse bulamaz. Bunu birinci ağızdan dinleyen şanslı insanlardanım…</p>
<p>Bir sürü kitap standı. Çimenlerde top oynayan koşan bir sürü çocuk. Tam bir şenlik havası… Akşamları çeşitli aktiviteler, canlı müzikler, oyunlar vs vs. ( oyunun hangi oyun olduğunu söylememe gerek yok zaten! ) Fuarın orta yerinde bir yere poşetle dergi konulmuş. Ücretsiz alınabilir yazısı da üzerine yapıştırılmış. Dikkatli bakıldığında fuar alanındaki herkeste o dergiden vardı. Aldım baktım. Derginin ismi; İyi Kitap. Aylık okul öncesi çocuk ve gençlik kitapları gazetesi… Mayıs 2009 eki. Güzel, sade ve hoş bir tasarımı var. Sayfaları değiştirdikçe bir konu başlığı dikkatimi çekti; “Anne ben maymundan gelmedim senden geldim!”. Altta şu meşhur evrim teorisinin resmi… Sürüngen bir hayvandan elinde sopa olan bir hayvan sonra maymun ve insan bedeni… Bu dönüşümün (!) resmi… Yazının sahibi; Şiirsel Taç. Yazıyı okumaya başladım. Hemen başlangıçta “genç arkadaşıma kısacık bir not” başlığıyla şu satırlar yazılmış; “Bu yazının geri kalan bölümü sana belki de sıkıcı ya da biraz karmaşık gelecektir (belki de gelmeyecektir). Yazının tamamını okumasan bile, adı geçen kitapları bulup bir göz atar mısın? Kitaplar evrimle ilgili. Bu sözcüğün anlamını belki biliyorsun belki bilmiyorsun. Bunun bir önemi yok. Sadece merak etmen bile yeterli! Ve sorman… Ve sana verilen her yanıta karşılık başka bir soru sorma alışkanlığından asla vazgeçmemen.” Güzel bir kısa not! Yazıda çocukların kafasına evrim denilen şey sokulmaya çalışılıyor. Kitaplar öneriliyor ailelere bu konuda baskı yapılması isteniyor… Bu yazıdan sonraki gelen konu başlığı da bir başka âlem… Başlık; “ Evrim öğretilmeden biyoloji öğrenilmez!”. Dergi yazarlarından Ceylan Uslu Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sema Ergezen ile bir röportaj yapmış. Ergezen evrimin ne kadar önemli (!) olduğunu ve mutlaka ilkokuldan başlayarak öğrencilere öğretilmesi gerektiğini söylüyor. Ve sonuna eklemeden de edemiyor; “ Gelecek için umutluyum. Genç nüfusumuzla birlikte Atatürk’ün izinde akıl ve bilim yolunda yürümeye devam edeceğiz…” Bu düpedüz beyin yıkamadır. İnsanın bir sürüngen hayvandan geldiğini söyleyebilmek ne kadar akla uygun bir durumdur? Gençlere evrimi anlatmanın ve evrimi aşılamanın mantığı nedir? Ya da soru şu; evrimin mantığı nedir? Göz var nizam var. İstediğiniz kadar dayanaklarınız olsun. Bir insan ana babasına atasına nasıl maymun diyebilir. Nasıl hayvandan geldiğini söyleyebilir? Bir nevi kendisine de hayvan demektedir… Hayvana insan gibi davranıp buraya yazmak bile fazla…</p>
<p>Yıllar önce yâre bir kitap hediye edildi. İlk kitap hediyesi… Kitabın ismi “Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu”. Senai Demirci’ye ait bir kitap. Pembe hayaller ile yaşayan iki gencin ilerideki rehberleri olacak bir yazardı. Ve yıllar sonra tekrardan görebilmenin sevinci vardı. Saçlarını uzatmış, bıyık bırakmış. Bu kadar uzun değildi. Türkiye’nin Montaigne’i desek yeridir. Kelimeleri dize getirebilmesi… Kitabından herhangi bir sayfayı açıp orada önemli gördüğü cümleyi etrafındakilere açıklıyor. Nelere önem verilmesi gerektiğini söylüyor. Sorulan soruları cevaplıyor. Uzun bir süre soru-cevap ve ders şeklinde geçti. Bayan okurlarından bize sıra geldiğinde “Nihayet bir erkek okur görebildik” dedi. Hak vermemek elde değil. 3 sıra hâlinde oluşmuş bayan okurlardan sıra bana zor gelmişti. Canan Tan ile sohbeti de dinlemeye değerdi. Ayaküstü birkaç konuşma ve fotoğraftan sonra uçağına yetişmek üzere ayrıldı fuardan…</p>
<p>Birbirini tanımayan yazarlar burada tanıştılar. Kitaplarını aldılar, sohbet ettiler. Trabzon sohbete, muhabbete, edebiyata, kültüre doydu 1 hafta boyunca. Eğlendi, düşündü, sorguladı, okudu… Aslında uzun zamandır bunları yapmadığının da farkına vardı. Kitaplı Hayaller Vadisi iyi bir başlangıçtı. Ve devamı geldikçe daha da iyi olacağa benziyor. Bu organizasyonda emeği geçen herkese samimi bir teşekkürler…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
30.05.2009</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html&amp;t=Kitapl%C4%B1+Hayaller+Vadisi+%C3%9Czerine" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Kitapl%C4%B1+Hayaller+Vadisi+%C3%9Czerine+-+http://www.talhadereci.com/562" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.htmltitle=Kitapl%C4%B1+Hayaller+Vadisi+%C3%9Czerine" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html&amp;title=Kitapl%C4%B1+Hayaller+Vadisi+%C3%9Czerine" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Kitapl%C4%B1%20Hayaller%20Vadisi%20%C3%9Czerine&amp;body=Abartmamal%C4%B1y%C4%B1m%20belki%20ama%20Trabzon%20i%C3%A7in%20son%20y%C4%B1llarda%20yap%C4%B1lan%20en%20iyi%20organizasyon%20ve%20bir%20bak%C4%B1ma%20yat%C4%B1r%C4%B1m%20say%C4%B1labilecek%20bir%20%C5%9Feydi%20bu%20y%C4%B1l%20ilki%20d%C3%BCzenlenen%20kitap%20fuar%C4%B1.%20%E2%80%9CKitapl%C4%B1%20Hayaller%20Vadisi%E2%80%9D%20slogan%C4%B1yla%20Trabzon%20Za%C4%9Fnos%20Vadisi%E2%80%99nde%2052%20yazar%20ve%20%C5%9Fair%20okuyucular%C4%B1yla%20bulu%C5%9Ftu.%20Kitaplar%20i - http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/kitapli-hayaller-vadisi-uzerine.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alın İsmimi Verin Bana Çocukluğumu!</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2009 14:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Alın İsmimi Verin Bana Çocukluğumu!]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[“İlk defa seni bu kadar neşeli ve mutlu görüyorum” dedi sevdiğim bir dostum çocukluğumu anlatırken. Anlattıkça gülüyorum, dört beş cümlede bir “Vay be!” diyorum, çayımı yudumladıkça bir yandan da efkârlanıyorum. Özlediğimi fark ediyorum o yılları. Her daim geçmişiyle mutlu olan ve yeri geldiğinde de övünen biri olarak o yılları özlemem normal elbette ama o günlere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“İlk defa seni bu kadar neşeli ve mutlu görüyorum” dedi sevdiğim bir dostum çocukluğumu anlatırken. Anlattıkça gülüyorum, dört beş cümlede bir “Vay be!” diyorum, çayımı yudumladıkça bir yandan da efkârlanıyorum. Özlediğimi fark ediyorum o yılları. Her daim geçmişiyle mutlu olan ve yeri geldiğinde de övünen biri olarak o yılları özlemem normal elbette ama o günlere dönmek isteği fazlaca kurcalıyor kafamı son zamanlarda… <span id="more-477"></span></p>
<p>“Bizim zamanımızda” diye başlayan cümleler kurabilmek için henüz erken. Evet, gençliğimin baharında olabilirim. Ama şimdiki zamanım ömrümün son anları da olabilir. Bunlar son anlarım ise; eminim en iyi anlarım; sayfalarca yazılar yazdığım, uğruna gözyaşları akıttığım, hayaller kurduğum sevgili ile olan anlarım değil, çocukluk yıllarımdır. Masum, günahsız halim yani. Birilerini seven değil, karşılıksız herkes tarafından sevilen halim. Sanırım küçükler ile büyükler arasındaki en bilinmedik ama can alıcı nokta burasıdır. Çocuklar birilerini sevmeyebilir ailelerini bile… Belki de hayatlarındaki tek sevdiği şey uzaktan kumandalı arabasıdır. Fakat büyükler birilerini mutlaka severler. Belki sevmek zorunda hissederler. “Artık sevmenin zamanı geldi” diyenleri bile görmüşümdür. Bir insanı sevmek büyümeyi gerektirirmiş onu anladım zamanla…</p>
<p>Fotoğraf albümlerinin o nahoş kokusunda eskilere dalmak, çocukluğu bir daha yaşamak o kadar güzel ki… Dijital fotoğraf makinesinin yokluğu belki ilk defa bu kadar zevk veriyordur. Harika bir çocukluk geçirdim desem yalan olmaz. Bunda ailemin payı elbette çok büyük… Ankara Sincan’da yaşadım ilk 7 yaşımı. Site sakinlerindeniz… 10-12 katlı bir binanın 2.katı. İlk balkon bize ait. Ön balkondan elma ve erik ağacına yetişebiliyorsun. Arkadaki mutfak balkonundan iğde ve kiraz yiyorsun. Babam ve annem sabah erkenden işe gidiyor bende uykulu halde bakıcım “Ayşel Teyzeme” gidiyorum. Aysel teyzemde mutluyum. Günümün çoğu orada geçiyor. Geri kalan zamanı da ailemle geçiriyorum. Mutluyum ama ara sırada mızmızlanıyormuşum. Mızmızlandığımı yıllar sonra babamın bana yazdığı “Haklısın Yavrum” şiirinden anlıyorum…</p>
<p>“Ey canımın içi, ey ciğer parem,<br />
Dün seni, bana şikâyet etti annen.<br />
Gitmiyormuşsun bakıcı ablana,<br />
Bakılmak için.<br />
Bu yaşta inatlaşman!<br />
Büyüktür suçun.<br />
Fakat sen, bakılmaya değil,<br />
Bakmaya muhtaçsın anaya, babaya,<br />
Saatlerce kana, kana.<br />
Evet, sen haklısın, gitmemekle, inadına…</p>
<p>Baban kaç saat gelir, gün boyunca yanına?<br />
Haftada kaç gün doydun, kana, kana uykuna?<br />
Daha gün ışımadan, henüz mama yemeden,<br />
Terk edip gitmemizdir seni perişan eden<br />
Bunlar acı gerçekler, sevgili yavrucuğum.<br />
Her şey faturalandı, her şeyin bedeli var,<br />
Telefon, elektrik, su&#8230;<br />
Kira maaş yarısı, yakıt yaktı doğrusu…</p>
<p>Bu çektiğin çileler, anladın mı niçindir?<br />
Sana güzel gelecek hazırlamak içindir…”</p>
<p>Ne demeli ki bu şiir için… Ne anlatmalı. Kelimeler kifayetsiz kalır ya… Hani düğümlenir bir bir boğazına… Çok seviyorum onları…</p>
<p>Suat Abim vardı Aysel teyzenin oğlu. Onunla beraber teypte ses kayıtları yapıyorduk. Sehpaya vurarak çanak çömlekten sesler çıkararak müzikler yapıyor bende şarkı söylüyordum. KRAL TV’nin yeni yayın hayatına girdiği yıllar. Hep aynı şarkıları söyleyince Suat abi ikaz ediyor; “Oğlum bak KRAL TV çıktı. Onu izle, repertuarını genişlet…”. Evdeki tüm kasetlerin aralarında benim ses kayıtlarım çıkıyor. Üzerlerinde büyük harflerle “TALHA DERECİ’NİN ŞARKILARI” yazıyor…</p>
<p>Babam bir akşam elinde mikrofon ile geliyor eve. Kablosunu teybe bağlıyor ve elime veriyor. “Konuş” diyor, “şarkı söyle” diyor… Boynuma da oyuncak gitarımı takıyor. Şarkıcı olmamı istemediğini biliyorum. Yine zaman sonra anlıyorum ki; toplum önünde rahat konuşabilmem, mikrofonda iyi konuşabilmem için o yaştan alıştırıyormuş beni…</p>
<p>Sabahları beyaz yakalı, ütülü kırmızı önlüğümü giyip annemle beraber okula gidiyorum. Annem sınıfına çıkıyor bende anasınıfına gidiyorum. “Öğretmen çocuğu” muhabbetleri daha o zamandan başlıyor. Bir elinde suluk diğer elinde beslenme çantası… İnci gibi beyaz dişler, tatlı, yaşıtlarına göre az biraz yakışıklı, ne çok yaramaz ne çok uslu henüz altısında bir çocuk… Annesi “Talha!” diye seslendiğinde balkondan, parktan koşa koşa eve giden ve yolda “Efendim anneciğim!” diye siteyi inleten bir çocuk. Site bekçisi “Yamazan Amca” ile hergün sohbet eden bir çocuk… Pantolon kemerinin değil omuza bağlanan askılı kemerler takan, kadife pantolon giyen bir çocuk. Anaokulunda Nasrettin Hoca, Karagöz kılığına giren, her gün “Müfettiş Gadget, Ten Ten’in Maceraları, Heidi, Şirinler” izleyen ve bunları çok seven, öğretmenin yeğeni ile 23 Nisan’da damat-gelin kıyafetleriyle dans eden ve bunun kendisine “ayrı bir hava kattığını” düşünen bir çocuk…</p>
<p>Kırmızı bir bisikletim vardı. Sanırım markası Pinokyo idi. Her akşam site içinde dolaşırdım. Dengede kalması için arka tekere bağlı iki ufak tekerleği daha vardı. Zamanla onlar önce yukarı doğru eğildi sonra komple söküldü. Çocukluk arkadaşım Emre ile dünyayı baştan yaratır o günün akşamı geri yıkardık. Misket oynar, salıncakta sallanır, kaydıraktan kayardık, cips yer içinden çıkan hediyeleri almak için can atardık. Emre ile toprağı kazıp oyuncak arabalarımıza garaj yapardık. “Kirlenmek Güzeldir!” sloganı ortaya çıkmadan yıllar önce biz onu yaşardık. Doyasıya dut yer, kırmızı olanları yiyebilmek için ağabeylerimizden yardım isterdik. Hiçbir zaman “hayır” cevabını almazdık… Sabahları Atatürk Orman Çiftliği’nin kırmızı beyaz cam şişesindeki sütlerden içerdim. O zamanlar içecekler cam şişedeydi. Aroma’nın meyve suyu şişesi buzdolabında soğuk su niyetine kullanılırdı. Sitenin garajında top oynardık. Kaldırıma çıkıp yolda geçen körüklü, kırmızı MAN marka otobüslerin şoförlerine selam verirdik Emre ile… Ve selamımıza karşılık her daim korna çalınırdı. O zamanlar herkes birbirine değer verirdi. Aysel Teyzemin kocası Fuat Amca’nın kırmızı Ford pikap arabasının kasasında oynamayı çok severdim.</p>
<p>Oyuncaklarım vardı bir sürü… At, tüfek, gitar, asker, araba, asker, kukla, lego vs vs… Salonda tüm oyuncaklarımla çekilmiş bir fotoğrafı hatırlıyorum. Harflerden oluşan kelime yapmaya yarayan oyuncağım da vardı. Onlardan “TALHA DERECİ VE OYUNCAKLARI” yazmışım ve oyuncaklarımın hepsiyle beraber salona geçmiş ve önüme o yazıyı koymuşum… Dayımın oğlu Melih Abi var. Onla büyüyorum bir yandan. Balığımız var, bir arada güvercinimiz olmuştu. Fakat açıkçası onları pek hatırlayamıyorum. Hatırladığım bir akşam ansızın babamın eve iki tane civciv ile gelmesiydi. Biri beyaz biri siyahtı. Onları sevmiştim. Yaz akşamıydı. TV izliyorum balkon kapısı açık. Civcivlerin bulunduğu kutu da balkon kapısına yakın. Nasıl geldiyse oraya birden siyah bir kedi kapı arasından siyah civcivi kapıp kaçıyor… Baktım baktım ve ağlamaya başladım. Diğer civcivde olaydan sonra çok yaşamadı zaten…</p>
<p>Anlatılacak o kadar çok şey var ki… Ailecek yapılan hafta sonu piknikleri, doğum günleri, bayramlar, kutlamalar… Bir elin annende bir elin babanda arabayla değil yürüyerek gezmeler… Hayat o zaman anlamlıydı. O zamanlar mutluydum. Derdim yoktu. Zor değildi hiçbir şey. Zor olsa da, şimdiki gibi etrafta “daha çok zorlaştıranlar” değil destek olanlar, kolaylaştıranlar vardı. Hani diyor ya “Hey Gidi Günler” diye… Aynen ondan… Dank ediyor kafama efkârlanıp “Hey Gidi Günler” diyorum. Yılların üzerine yıllar katmışım anneme “anneciğim” demeyeli, babamla öylesine yolda yürümeyeli, doğum günü kutlamayalı, oyuncaklarla oynamayalı, ailelerle pikniğe gitmeyeli… O zamanlar fotoğraflarda hep gülerken çıkmışım. Pozlarımda hep gülerek poz vermişim. Son 5-6 yıldır hangi fotoğrafımda gülmüşüm veya tebessüm etmişim birileri bana göstersin… Ey zaman bu kadar acımasız mı olmalısın? Söyle ey hayat neden bu kadar zalimsin? …</p>
<p>Bir sihirli değnek değse de geri dönsem o yıllara. Alsınlar benden her şeyimi diyeceğim de neyim var ki kendime ait… Bu vücut bana emanet… Kendime ait bir şeyim var o da ismim; Talha Dereci. Kasetlerde kaydı olan, oyuncaklarının sahibi, omuza bağlanan askılı kemerler takan, kadife pantolon takan Talha Dereci. Ve Militan Kelimeler Yazarı Talha Dereci… İstemiyorum ne militan kelimeleri ne de yazarlığı… Alın ismimi verin bana çocukluğumu! Razıyım geleceğimden vazgeçmeye, ismimden geçmeye çocukluğumu geri almak için… Alın ismimi verin bana çocukluğumu… Verin… Verin çocukluğumu… Çocukluğumu…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
11.04.2009<br />
Trabzon</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html&amp;t=Al%C4%B1n+%C4%B0smimi+Verin+Bana+%C3%87ocuklu%C4%9Fumu%21" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Al%C4%B1n+%C4%B0smimi+Verin+Bana+%C3%87ocuklu%C4%9Fumu%21+-+http://www.talhadereci.com/477" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.htmltitle=Al%C4%B1n+%C4%B0smimi+Verin+Bana+%C3%87ocuklu%C4%9Fumu%21" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html&amp;title=Al%C4%B1n+%C4%B0smimi+Verin+Bana+%C3%87ocuklu%C4%9Fumu%21" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Al%C4%B1n%20%C4%B0smimi%20Verin%20Bana%20%C3%87ocuklu%C4%9Fumu%21&amp;body=%E2%80%9C%C4%B0lk%20defa%20seni%20bu%20kadar%20ne%C5%9Feli%20ve%20mutlu%20g%C3%B6r%C3%BCyorum%E2%80%9D%20dedi%20sevdi%C4%9Fim%20bir%20dostum%20%C3%A7ocuklu%C4%9Fumu%20anlat%C4%B1rken.%20Anlatt%C4%B1k%C3%A7a%20g%C3%BCl%C3%BCyorum%2C%20d%C3%B6rt%20be%C5%9F%20c%C3%BCmlede%20bir%20%E2%80%9CVay%20be%21%E2%80%9D%20diyorum%2C%20%C3%A7ay%C4%B1m%C4%B1%20yudumlad%C4%B1k%C3%A7a%20bir%20yandan%20da%20efk%C3%A2rlan%C4%B1yorum.%20%C3%96zledi%C4%9Fimi%20fark%20ediyorum%20o%20y%C4%B1llar%C4%B1.%20Her%20daim%20ge%C3%A7mi%C5%9Fi - http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/alin-ismimi-verin-bana-cocuklugumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gitmesen Be Muhsin Abi !</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 13:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[alperen]]></category>
		<category><![CDATA[bbp]]></category>
		<category><![CDATA[helikopter kazası]]></category>
		<category><![CDATA[maraş]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sivas]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[ülkü ocağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan çekildi, havada sallanarak boşlukta kaldım. O şekildeyken elektrik verdiler. İşkenceden ziyade soyundurulmuş olmaktan etkilendiğim anlaşıldığı için, sonraki sorgulara soyundurularak alındım. Bir ara omzuma bir ot yastık konuldu. Çok rahatladım. Herhalde birisi bana iyilik yaptı dedim. Ama bir müddet sonra yastık ağırlaştı&#8230; Dedim ki; &#8220;Şu yastığı öbür tarafa kor musunuz?&#8221; &#8220;Yasak lan!&#8221; dedi. Anladım ki yastık da işkencenin bir parçası. Yemek yok. Su içmek yasak… Bir psikolojik baskı gerekçesi olarak… Bir de cereyana verildiğimiz için, vücut susuz kalıyor, ani bir su içme halinde iç kanamadan ölümler meydana geliyormuş…” <span id="more-448"></span></p>
<p>Henüz 22’sinde bir gencin yaşadıkları bunlar. Ahmet Turan Ustanın; “Bizim kuşağın en genci, en yakışıklı delikanlısı&#8230;” dediği bir genç bu. Ömrünü davasına adamış, okullara sığmayan, mahallelere sığmayan, şehirlere sığmayan, gönüllere sığmayan, Türkiye&#8217;ye sığmayan ama iki buçuk metrekarelik hücrelere sığmak zorunda bırakılan bir kişilik. Doğru bildiğinin ve davasının arkasından sonuna kadar giden hakiki bir başkan; Muhsin Yazıcıoğlu…</p>
<p>Bilirim lanet dünyada hiçbir zaman kötülere bir şey olmaz. İyiler bir bir gider arkasında milyonlarca ağlayanı bırakarak. Zor gelir inanması ama yapacak hiçbir şey yoktur. O’ndan gelen O’na gider… Ansızın ve ihtiyaç varken gitmesidir sitemim. Ve bu olaylar karşısında “aciz” kalan yetkilileredir bu sitemim. Sis olsun, kar olsun, fırtına olsun… Gümbür gümbür Türkiye mükemmele gidiyor, Türkiye şöyle çok iyi, Türkiye böyle çok iyi, dünyanın lider ülkelerinden birisiyiz, başbakanımız “dünya lideri” vs vs hepsi yalan… Bir enkazı 48 saat bulamayacak kadar acizse bu hükümet ve yetkililer yazıklar olsun bu düzene… Yazıklar olsun ki, hepinize bin basacak böyle bir lideri bu kadar süre bulamadınız. Gemicikleriniz ile son model uçaklarınızla, arabalarınızla günden güne oturduğunuz koltuğa yapışan ve bu heves ile etrafınızdaki olanları görmeyen sizler son derece iyi şartlarda görevinizi yaparken (!) kendi cebinden kiraladığı eski bir helikopterle kendi deyimiyle ölüme giden Muhsin Abi’nin bakalım nasıl hakkını vereceksiniz. Bu ülkeyi sizden çok seven, dinine, geleneğine bağlı, Atasına ve bayrağına sahip çıkan bu adam gibi adamın bakalım nasıl hakkını vereceksiniz… Bakalım nasıl hakkını vereceğiz…</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır<br />
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum<br />
Gözlerim parke parke taş duvarlarda</p>
<p>Açılıyor hayal pencerelerim<br />
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum<br />
Kekik kokulu koyaklardan aşarak<br />
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor<br />
Bir çeşme başı arıyorum</p>
<p>Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp<br />
Mis gibi nane kokuları arasında<br />
Ruhumu dinlemek istiyorum<br />
Zikre dalmış her şey</p>
<p>Güne gülümserken papatyalar<br />
Dualar gibi yükselir ümitlerim<br />
Güneşle kol kola kırlarda koşarak<br />
Siz peygamber çiçekleri toplarken<br />
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum</p>
<p>Huzur dolu içimde<br />
Ben sonsuzluğu düşünüyorum<br />
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum<br />
Durun kapanmayın pencerelerim<br />
Güneşimi kapatmayın<br />
Beton çok soğuk, üşüyorum…”</p>
<p>Yıllar önce Mamak Cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı “Üşüyorum” şiiri… Kaç kez suikasta uğrayan, her daim zorluklara dayanan başkan bu defa dayanamadı. Belki bu defa dayanmak istemedi. Belki de dediği gibi sonsuzluğu düşünüyordu, O’na ulaşmak istiyordu. Şu an mutludur belki de…</p>
<p>Ama gitmemeliydin be Muhsin Abi… Allah diyen, din diyen, iman diyen trilyonları çatır çatır yerken, Atatürk diyen, laiklik diyen aynı şeyleri zırvalamaktan utanmayanlar kara çarşaflılara rozet takarken, Amerika’nın emrine amade olanlar varken, milliyetçilik diye boğazını yırtan ama uygulamada bir şey yapamayanlar varken, ülkeyi içerden çökertmeye çalışanlar varken, ülkenin askerine güven kalmazken, “Kürdistan” diyen cumhurbaşkanı varken senin bu ansızın gidişin hiç olmadı be Muhsin Abi… Senin dürüstlüğüne, gücüne, imanına, kişiliğine, sevecenliğine, ahlakına, hırsına, milliyetçiliğine, kardeşliğine bu ülkenin belki de hiç olmadığı kadar ihtiyacı varken gittin. Yiğit ve aksiyon içerisinde olan kahraman bir duruşun vardı Muhsin Abi… Hiçbir zaman diğerleri gibi makam hırsın olmadı Muhsin Abi… Türkiye siyasi tarihinde kaç tane senin gibisi var? Kaçı senin gibi her şeyi millet için yaptı? “İşi hizmet gücü millet” olanlar mı? …<br />
Cümleler bir bir düğümlenip kalıyor boğazımda. Bir şey söyleyemiyor, gittiğine inanamıyorum. Bu ülke her defasında bu şeyi yaşıyor. Her daim iyilerin değeri ölünce biliniyor. Ve hiçbir zaman bu olanlardan ders çıkarılmıyor. Çıkarılmadı çıkarılmayacak da…</p>
<p>Nazım Hikmet’in de dediği gibi “En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı”. Çok değil bir ay sonra gündemden düşeceksin. 3-5 yıl sonra ölüm yıl dönümünde mezarının başında dua edecekler azalacak ama her daim gönüllerde kalacaksın Muhsin Abi… Kızma, darılma… Yapabileceğimiz en büyük şey bu… Arkada bıraktığın Alperenler yolunda devam edecek… Ruhun şad olsun Muhsin Abi…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
28.03.2009<br />
Trabzon</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html&amp;t=Gitmesen+Be+Muhsin+Abi+%21" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Gitmesen+Be+Muhsin+Abi+%21+-+http://www.talhadereci.com/448" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.htmltitle=Gitmesen+Be+Muhsin+Abi+%21" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html&amp;title=Gitmesen+Be+Muhsin+Abi+%21" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Gitmesen%20Be%20Muhsin%20Abi%20%21&amp;body=%E2%80%9CArkadan%20enseme%20vuruldu%2C%20kafam%20bir%20yere%20%C3%A7arpt%C4%B1%20ve%20aln%C4%B1mdan%20a%C5%9Fa%C4%9F%C4%B1ya%20do%C4%9Fru%20%C4%B1l%C4%B1k%20%C4%B1l%C4%B1k%20kan%20akt%C4%B1.%20Hakaret%20ede%20ede%2C%20vura%20vura%20g%C3%B6t%C3%BCrd%C3%BCler%2C%20ayakkab%C4%B1lar%C4%B1m%C4%B1%2C%20%C3%A7orab%C4%B1m%C4%B1%20%C3%A7%C4%B1kartt%C4%B1lar.%20Bir%20kalas%C4%B1n%20%C3%BCzerine%20s%C4%B1rt%C3%BCst%C3%BC%20yat%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1m%20ve%20iple%20ba%C4%9Fland%C4%B1m.%20Kollar%C4%B1m%20a%C3%A7%C4%B1k%20olarak%2C%20%C3%BCzerime%20o - http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendime Dair ( Özeleştiri )</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 13:44:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin özeleştirisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[* Sade ve sadece kendime&#8230;
Biliyorum ne umudum kesilmeli bu hayata karşı ne de boş vermeliyim… İnceldiği yerden kopan bu dünya zaten başlı başına bir dert iken, küçük şeylerden büyük sorunlar yaratmamalıyım. Her şeyi kafaya takmamalı, günlerce düşünmemeliyim. Filmlere ağlamak için gitmemeliyim… Hep slow müzik dinlememeli, şarkılarda derinlere dalmamalıyım. Sahile gidip saatlerce düşünce dalgaları arasında yürümemeliyim… [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>* Sade ve sadece kendime&#8230;</p>
<p>Biliyorum ne umudum kesilmeli bu hayata karşı ne de boş vermeliyim… İnceldiği yerden kopan bu dünya zaten başlı başına bir dert iken, küçük şeylerden büyük sorunlar yaratmamalıyım. Her şeyi kafaya takmamalı, günlerce düşünmemeliyim. Filmlere ağlamak için gitmemeliyim… Hep slow müzik dinlememeli, şarkılarda derinlere dalmamalıyım. Sahile gidip saatlerce düşünce dalgaları arasında yürümemeliyim… Şemsiye varken yağmurda ıslanmamalıyım ağlaya ağlaya…<span id="more-442"></span></p>
<p>Evet, zordur alışkanlıklardan vazgeçmek fakat devam etmeliyim hayatıma alışkanlıklarımla, hırslarımla, zevklerimle… Her zaman olduğu gibi yine herkese değer vermeliyim. Dostlarıma, arkadaşlarıma, aileme… Biliyorum insan değer verdiğini kırmamalı ama hayat bu ya hatalarından ders aldığın müddetçe sorun yoktur. Orhan Baba’nın dediği gibi; hatasız kul olmaz. Onları önemsediğimi göstermeliyim. “ Her zaman hak edene hak ettiğini veririm.” desem de, hak etmeyene de iyisini hak etmiş gibi davranmalıyım. İnsan gibi muamele etmeli, empati kurmalı, kusurlarını kimi zaman görmezden gelmeli, kimi zaman ağırlığını koymalı, gerekirse ağır konuşmalıyım. Hep bir şans daha vermeliyim ki son bir şans istemeye yüzüm olsun. </p>
<p>Aşkı aramalı mıyım yoksa beklemeli miyim bilmiyorum ama tek bildiğim artık bu kavramı çok sık anmamalı ve gereğinden fazla abartmamalıyım. Bir yerlerde beni bekleyen “kaderim” diyebileceğim birileri olmalı diyorum. Ne zaman çıkar karşıma bilmiyorum ama bir an önce çıkmasını istiyorum. Kim bilir belki de hiçbir zaman olmayacak. Bu tozpembe hayallerin gerçeğin ta kendisi ölüm karşıma çıkarsa karşıma; çaresizliğimin ve acizliğimin ne derece önemli olduğunu anlamalıyım. Sevmeliyim eskiden olduğu gibi her şeyi göze alarak. Mesafeler dinlemeden… Fedakârlıklar yaparak… Biliyorum hiç kimse beni annem gibi babam gibi sevmeyecek, sevemeyecek… Ama yine de beklemeliyim… Birileri beni sevecek ve Rabbim karşıma çıkaracak diye. Aşkın gururu olmaz bunu bilmeliyim. Bu demek değil ki gurur önemli değil. Hakiki aşkı bulduğunda gururumu yok saymayı bilmeliyim. Ama gururun her zaman asil kimliğimin göstergesi olduğunu ve onu iyi kullanmam gerektiğini iyi bilmeliyim. Bu dediklerim acizlikten başka bir şey değil elbette ama başta da dedim ya umudumu kesmemeliyim. Bir düşünürün de dediği gibi; umut, genç tutkuların dadısıdır.</p>
<p>Ne fazlasıyla övünmeli, ne de kendimi ezdirmeliyim. Bilirim arkadaşların deyimiyle “ağzım iyi laf yapar”. Bunu kötü emeller için kullanmamalıyım. İnsanların boşluklarından yararlanmamalı, duygularıyla oynamamalıyım. Bunları yaptım veya yapmadım ama yapmamalıyım…</p>
<p>Yüksekten bakmamalıyım ne hayata ne başkalarına ne kendime… Bilmeliyim ki, yüksekten bakıldığında bir noktadan ibaretimdir. Bir nokta kadar değer ve boyutum varken, sıralarca üç nokta koymak ne haddime…</p>
<p>Bana değer verenleri hiçbir zaman görmemezlikten gelmemeliyim. Onlara ilgi göstermek veya onları sevmek zorunda değilim biliyorum. Ama bu onlara “soğuk” davranmamı gerektirmez.</p>
<p>Risk almasını bilmeliyim. Hayat çoğu zaman bunu gerektiriyor. Tercihlerimizin toplamı hayatımıza eşittir. Ve her tercih bir risk almadır. O sebepten risk almasını bilmeliyim. Ama tedbir almayı da unutmamalıyım.</p>
<p>Haddimden fazla hayal kurmamalıyım. Gerçekleşmeyince her nesne her varlık o hayalleri aklıma getirir. Ve daha çok üzülürüm. Hayaller hep hayal olarak kalır bilirim…</p>
<p>Geçmişi düşünürken bugünü kaybetmemeliyim. “Gelecek” denilen şeyin de geleceği kesin değil. O sebeple “an”ı yaşamaya bakmalıyım. Şimdiki zamanın keyfini çıkarmalıyım. Mevlana’nın dediği gibi, “Dünle beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni bir şeyler söylemek gerek.”</p>
<p>Yaşamak için herhangi bir sebebim veya amacım olmalı. Çünkü bu hayat yaşamaya değer dediğim amaçlar bulunduğu sürece yaşanılır ve o süre zarfınca ayakta kalırım. Her daim hayatın zorluklarına karşı savunmada olmalıyım ama gerektiğinde taarruza da geçmeliyim. Ne zalimliğe varacak kadar saldırgan olmalıyım ne de yumuşak başlı olmalıyım. Tıpkı Mehmet Akif Üstadın dediği gibi; “Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum…”</p>
<p>Ve belki de en önemlisi; gidenin değil bırakmayanın ardından ağlamalıyım. Bir insana ağlıyorsam o değer verdiğim biridir. Giden kişi beni yalnız bırakan kişidir. Beni yalnızlık ile baş başa bırakan kişi değer verilecek kişi değildir. O sebepten yanımda olan, beni bırakmayan kişiye dökülmeli gözyaşlarım. Çünkü o bunu hak ediyordur. Bu bir sevgili de olabilir bir dostta… Fark etmez…</p>
<p>Her ne olursa olsun koy vermemeliyim. Yaşam her an derininden taksa da çelmesini, dimdik ayakta durmalı ve önüme bakmalıyım. Çünkü hayat her şeye rağmen yaşamaya değer…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
24.03.2009<br />
TİTİA – Borçlar Hukuku Dersi</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html&amp;t=Kendime+Dair+%28+%C3%96zele%C5%9Ftiri+%29" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Kendime+Dair+%28+%C3%96zele%C5%9Ftiri+%29+-+http://www.talhadereci.com/442" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.htmltitle=Kendime+Dair+%28+%C3%96zele%C5%9Ftiri+%29" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html&amp;title=Kendime+Dair+%28+%C3%96zele%C5%9Ftiri+%29" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Kendime%20Dair%20%28%20%C3%96zele%C5%9Ftiri%20%29&amp;body=%2A%20Sade%20ve%20sadece%20kendime...%0D%0A%0D%0ABiliyorum%20ne%20umudum%20kesilmeli%20bu%20hayata%20kar%C5%9F%C4%B1%20ne%20de%20bo%C5%9F%20vermeliyim%E2%80%A6%20%C4%B0nceldi%C4%9Fi%20yerden%20kopan%20bu%20d%C3%BCnya%20zaten%20ba%C5%9Fl%C4%B1%20ba%C5%9F%C4%B1na%20bir%20dert%20iken%2C%20k%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20%C5%9Feylerden%20b%C3%BCy%C3%BCk%20sorunlar%20yaratmamal%C4%B1y%C4%B1m.%20Her%20%C5%9Feyi%20kafaya%20takmamal%C4%B1%2C%20g%C3%BCnlerce%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnmemeliyim.%20Filmlere%20a - http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/kendime-dair-ozelestiri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Takvimler Yenilenirken</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 12:21:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[takvimler yenilenirken]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Beyaz simli boyalarla dükkân camlarına hoş geldin yeni yıl yazısını okumaya alıştığımız yılın son günlerinden birindeyiz yine… Kalıplaşmış her yılbaşında olduğu gibi yine aynı muhabbetler, aynı süslemeler, aynı planlar, eğlenceler vesaire…
Yazılarında bir türlü “mutluluğu” anlatamayan veya yaşayamadığı için bu kelimeyi bir türlü kâğıda dökemeyen ben; her yılbaşında aynı şeyi söylerim; “Bak sevdiceğim hasretine bir yıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz simli boyalarla dükkân camlarına hoş geldin yeni yıl yazısını okumaya alıştığımız yılın son günlerinden birindeyiz yine… Kalıplaşmış her yılbaşında olduğu gibi yine aynı muhabbetler, aynı süslemeler, aynı planlar, eğlenceler vesaire…</p>
<p>Yazılarında bir türlü “mutluluğu” anlatamayan veya yaşayamadığı için bu kelimeyi bir türlü kâğıda dökemeyen ben; her yılbaşında aynı şeyi söylerim; “Bak sevdiceğim hasretine bir yıl daha ekledim…”</p>
<p>Sürekli hasretlik yaşayan ve hayattan tek beklentisi “vuslat” olan benim gibi birinin yeni bir yıla girerken aklına getirdiği şey hep bu olmuştur.<span id="more-81"></span></p>
<p>Gariptir yılbaşları. Yaşlanmak insanlara iki durumda zevk verir veya eğlendirir. Biri doğum günleridir diğeri yılbaşları. Nitekim her gün biraz daha yaşlanmaktadır insan ama yeni bir yıla girmek sanki daha başkadır. Yakıp yırttığımız takvim nihayet bitmiştir. Ara vermeden yeni takvime geçmişizdir. İş yerinde rütbemiz yükselmiştir. Maaşlara zam yapılmıştır. Günden güne “Amerikanlaşmışız”dır. “Chiristmis’ı Hıristiyanlar kutlar, otur da şükür namazı kıl” diyenlere her zaman tek bildiğimiz şey olan; “Christmist yılbaşından 5 gün önce kutlanır” sözünü söyleriz. Hep bu tartışma açılmıştır. Muhabbet arasında “Bu gece hindi mi yapsak?” diye alaya alanlar da her zaman olmuştur. Kendimden biliyorum…</p>
<p>Dolu dolu bir 2008 yaşadığımızı düşünüyorum. Hatta bazen fazla dolu olduğundan taştığı anlar da oldu. Ülke olarak bakmak gerekirse bir yılı ardımızda bırakırken hakikaten çok şey yaşamışız. Hem ülkemiz olarak hem dünya gözüyle…</p>
<p>21 Şubat’ta askerlerimiz Kuzey Irak’a girmişti. Girsin mi girmesin mi tartışmasının günlerce sürdüğü sıralarda askerlerimiz çoktan vatan diyerek Irak topraklarına girmişti bile. Soğuktan karın altına giren Mehmetçiğin beyazlar içindeki fotoğrafları medyada günlerce yerini almıştı. 8 gün süren operasyonlar sonucu 240 terörist etkisiz hâle getirilirken 27 şehit vermiştik.</p>
<p>Sürekli bir “sınavı kaldıracağız” havasında olan Milli Eğitim Bakanlığı OKS’yi kaldırıp yerine SBS’yi getirdi. Gelen gideni aratmıyor. Daha fazla sınava girileceği kesin. ÖSS’de zamanında kalkacaktı. Bakınız 4 Ağustos 1963 Son Havadis gazetesi…</p>
<p>Kamu dairlerinde ve her türlü eğitim, sağlık, ticaret ve sosyal alanlarda sigara içme yasağı getirildi. Buz gibi havada memurların dairelerin kapı önlerinde ellerinde bir bardak çay ve sigara ile gördük. Sigaranın ne kadar alışkanlık yaptığının açık göstergesiydi. 2008 de geçen yıla oranla sigara satışlarında 1 milyon azalma olduğu söylendi. Büyük başarıdır.</p>
<p>Son dakika haberleriyle sarsılmıştı bültenler. Amerika’nın İstanbul’daki başkonsolosluğuna saldırılmıştı. Henüz 2-3 haftalık polis olan 3 güvenlik görevlisi şehit olmuştu. Türkiye kimler tarafından nereye çekilmek isteniyordu. Zaten o kadar yoğun gündem varken bu nereden çıkmıştı. O koca kaleye girilemeyeceğini bile bile hangi körelmiş zihniyet oraya saldırmıştı? Amerika ile ilişkilerde bir sıkıntı olur mu diye düşünmeden edememiştir bazıları! 2 hafta sonra da İstanbul Güngören’de kısa süre arayla 2 patlama gerçekleşmişti. Daha konsolosluk meselesi konuşulurken bu da nereden çıkmıştı? Bir çöp kutusuna bırakılan bomba 17 ölü ve 154 yaralıya sebep olmuştu.</p>
<p>Güngören olayından 4 gün sonra Türkiye cayır cayır yanıyordu. Hiçbir el hiçbir güç bu yangına dur diyemiyordu. Manavgat’ta başlayan yangın civar köyleri yerle bir etmişti. 2008 yılı içinde toplam 10 bin hektar verimli alanın yok olduğu söylendi.</p>
<p>15 gün içinde 3 feci olay… Düşündükçe hep aynı şeyi düşünüyorum; “Neden ve kimler tarafından engelleniyorduk?”. Yetmedi yangın olaylarından hemen sonra 1 Ağustos’ta Konya’daki bir kız Kur’an kursunun binası doğalgaz patlaması ile yıkıldı. 18 ölü 27 yaralı… Tartışmalar neden yıkıldı diye değil, “Kur’an kursu kaçak mı çalışıyordu” üzerineydi&#8230;</p>
<p>O tartışmalar konuşuladursun 2 gün sonra yani 3 Ağustos’ta ülke 27 bebeğin ölmesiyle sarsıldı. Ankara’daki Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Merkezi’nde 15 gün içinde 27 bebek enfeksiyondan ölmüştü. Nedense başka hastanelerde bir şey olmuyordu. Ama aynı hastanede kısa sürede 27 yeni hayat başlamadan bitiyordu. Gariptir bakanlık hastanenin suçu olmadığını söyledi…</p>
<p>Temmuz ve Ağustos ayında çok çekmişiz millet olarak. Bebek olayından iki gün sonra Tuzla faciası ile yüreklere tuz basmaya devam ettik. Hangi aklın ürünüdür bilemem, tersanedeki filika testinde ağırlık olarak kullanılan işçilerden 3’ü öldü 13’ü yaralandı. Bu Tuzla kaç işçiye mezar oldu… Devlet neden bunlara bir türlü “dur” diyemiyor… Bu işçilerin durumu ne olacak?</p>
<p>Şu koca Ergenekon operasyonunu da unutmamak gerekir. 2007 Haziran ayında başlayan olaylar serisini 2008’in gündemini çok işgal etti desem yeridir. Zaten büyük bir olay bir de medya bire bin katınca olaylar abartıldı da abartıldı. Olayı olduğundan büyük göstermekte kimse bizi geçemez zaten. Kimler ne yapmış dava nasıl olmuş bir yerden sonra takip etmeyi bıraktım. İlk gün mahkeme salonuna sığmayan kişiler dert oldu sonra düzeldi durum. Bu konu hakkında söyleyeceğim tek şey; zaman denilen şey Ergenekon’u da unutturdu günden güne. Manşet manşet olan saatlerce tartışılan Ergenekon artık gazetelerin 2.sayfalarında küçük başlıklarda kalarak gündemde yer edinmeye çalıştı. O kadar ahım şahım olaylar oldu ama bu operasyondan pek bir şey çıkacağını da sanmıyorum. Hükümet daha o kadar gelişmedi!</p>
<p>Yıla damgasına vuran diğer önemli şey ise şüphesiz Anayasa Mahkemesi’dir. 411 oyla kabul edilen önergeyi elinin tersiyle iten Anayasa Mahkemesi birçok aydın kesimin ve halkın gözünde düştü.  Eğitime büyük çelme takan Anayasa Mahkemesi’nin fikrimce bir değişikliğe gitmesi gerekir. Anayasa anayasa diye yırtınan Mahkeme üyeleri ve saz arkadaşları CHP grubu önce ezip geçtikleri anayasa maddelerini iyi okusunlar…</p>
<p>Göğsünü gere gere AKP’ye dava açan Başsavcı’nın hayallerinin suya düşmesini izledik millet olarak. Para cezası alan AKP hükümeti laikliğe karşı tehtid oluşturan bir parti olarak davadan çıktı…</p>
<p>Baykal tüm samimiyetiyle (!) çarşaflı bayanlara rozet taktı. TCK’nın 301. Maddesi değiştirildi. Yeni üniversiteler kuruldu ve ülkede üniversitesiz il kalmadı. Elektronik ortamda oy verme işlemi başladı. Gül bütün tartışmalara rağmen bence doğru olanı yaptı ve Ermenistan’a maça giderek aradaki buzları çözmede önemli adım attı. Telefonlarda 3G ihalesi yapıldı. Telsim maziye karıştı yerine Vodafone geldi. Belediye seçimleri için hararetli kavgalar oldu. Türk sineması kendini aştı.</p>
<p>Aramızdan büyük üstat Fazıl Hüsnü Dağlarca ayrıldı. Osman Yağmurdereli’nin filmlerini ve dizilerini izleyemeyeceğiz artık. Aysel Gürel bir daha söz yazamayacak. Şampiyon güreşçimiz Gazanfer Bilge’yi kaybettik. 80’lerin Banker Kastelli’si intihar etti. Türk tiyatrosunun duayenlerinde Suna Pekuysal aramızdan göçtü. İlhan Berk bir daha şiir yazamayacak. Karadeniz bir yiğidini daha yitirdi; Erkan Ocaklı…</p>
<p>Amerika tarihinde bir ilk gerçekleşerek siyahî biri Beyaz Saraya seçildi. Bush ailesinden ve Clinton ailesinden sıkılan halk “değişim”i seçti. Obama Ocak ayının sonlarına doğru koltuğuna oturdu. Bush’a ayakkabı fırlatan Irak’lı gazeteci çığır açtı. Özgürlük için ve milletini temsilen yaptığı bu hareket karşısında zindanda işkence çekiyor.</p>
<p>Rüya ülke, ekonominin merkezi Amerika ekonomik kriz ile başı derde girdi. Giderayak ülkeyi krize sokan Bush her gün bir pişmanlığını dile getirdi. Ecevit’in deyimiyle Obama enkaz devraldı.</p>
<p>Rusya Gürcistan’da bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya’ya karşı savaş başlattı. Tanklar şehri bir bir yıktı. Yunanistan’da bir genci öldüren polis tüm halkın isyanına sebep oldu. Boşnaklara karşı soykırımdan aranan Karadziç saç sakal birbirine karışık hâlde yakalandı. Çin’de meydana gelen depremde 70 bin insan öldü. Ve hala gündemde olan İsrail’in Gazze’ye saldırıları…</p>
<p>İçimizi kararttın be Talha diyenleri duyar gibiyim. Hiç mi iyi bir şey olmadı koca yılda. İllaki olmuştur. Varın onu da siz okuyun. Kötüleri yazalım ki ders çıkarması gerekenler dersini alsın.</p>
<p>Evet, bir yıl daha geçti… Takvim yaprakları bir bir koparıldı koca ömürden. Talha itekleye itekleye yaşama tutunmaya devam etti. Artık “vuslat”ı beklemiyor. Yeni bir aşkı da… Hayat birçok şeyi götürdüğü gibi yenilerini de getiriyor. Yeni bir yıl neler getirir bilinmez ama 2008 hem ülkemden hem benden çok şey götürdü. 2009’dan beklentim veya hayattan beklentim götürdüklerinin yerini dolduracak şeyler getirmesidir.</p>
<p>Yeni yılın herkese beklentilerini getirmesi dileğiyle…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
31.12.2008<br />
Trabzon</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html&amp;t=Takvimler+Yenilenirken" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Takvimler+Yenilenirken+-+http://www.talhadereci.com/81" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.htmltitle=Takvimler+Yenilenirken" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html&amp;title=Takvimler+Yenilenirken" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Takvimler%20Yenilenirken&amp;body=Beyaz%20simli%20boyalarla%20d%C3%BCkk%C3%A2n%20camlar%C4%B1na%20ho%C5%9F%20geldin%20yeni%20y%C4%B1l%20yaz%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1%20okumaya%20al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20y%C4%B1l%C4%B1n%20son%20g%C3%BCnlerinden%20birindeyiz%20yine%E2%80%A6%20Kal%C4%B1pla%C5%9Fm%C4%B1%C5%9F%20her%20y%C4%B1lba%C5%9F%C4%B1nda%20oldu%C4%9Fu%20gibi%20yine%20ayn%C4%B1%20muhabbetler%2C%20ayn%C4%B1%20s%C3%BCslemeler%2C%20ayn%C4%B1%20planlar%2C%20e%C4%9Flenceler%20vesaire%E2%80%A6%0D%0A%0D%0AYaz%C4%B1lar%C4%B1nda%20bir%20t%C3%BCrl - http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/takvimler-yenilenirken.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AROG ve Argo</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 12:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[arog]]></category>
		<category><![CDATA[arog ve argo]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[cem yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[gora]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Türk sinemasının son yıllarda haddinden fazla gelişip seyir zevki verdiği şu zamanlarda beklenilen film diye adlanan Cem Yılmaz’ın AROG filmi 5 Aralık’ta seyircisiyle buluştu.
GORA filmini hatırlayacak olursak; turistik bir Anadolu kentinde tüccarlık yapan Arif, uzaylılar tarafından kaçırılıyordu. Farklı bir gezegende hapsolan kahramanımız, buradan kaçıp dünyaya dönmeye çalışıyordu. Gezegenin hakimiyetini ele geçirmeye çalışan ve dünyalılardan nefret [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türk sinemasının son yıllarda haddinden fazla gelişip seyir zevki verdiği şu zamanlarda beklenilen film diye adlanan Cem Yılmaz’ın AROG filmi 5 Aralık’ta seyircisiyle buluştu.</p>
<p>GORA filmini hatırlayacak olursak; turistik bir Anadolu kentinde tüccarlık yapan Arif, uzaylılar tarafından kaçırılıyordu. Farklı bir gezegende hapsolan kahramanımız, buradan kaçıp dünyaya dönmeye çalışıyordu. Gezegenin hakimiyetini ele geçirmeye çalışan ve dünyalılardan nefret eden uzaylı komutana karşı yorucu bir mücadele içine girmesi gerekmekteydi&#8230;<span id="more-79"></span></p>
<p>İlk filmde “çok küfür var” diye eleştiri alan Cem Yılmaz bu filmin tam tersi olan AROG’u çıkardı. Komutan Logar tarafından 1 milyon yıl öncesine gönderilen Arif’in hikayesi anlatılıyor bu filmde. Eleştirileri dikkate alan Cem Yılmaz film boyunca küfür etmemek için kendini kasmış desem yerinde olur. Çok açıkça belliydi. Hatta bazı küfür sahnelerini “ilkel dilde” anlatmaya çalıştı. Eleştirmenler ne der bilmem ama bir seyirci olarak Cem Yılmaz’ı “çok küfürlü” değil yerinde ve zamanında yaptığı cümleye tam oturan ufak küfür ve argo kelimeleriyle tanıdık. Ve bu Cem Yılmaz seyirciyi daha çok güldürüyor. Bu aşikâr. Nabza göre şerbet meselesi bu duruma iyi örnek. “Küfür etmeden güldürmek lazım vatandaşı!” diyenlere hak vermekle birlikte Türkiye’de bu şekilde güldürebilen kişinin bir elin parmak sayısını geçmeyeceğini de hatırlatırım.</p>
<p>Zaten Türkiye’de komedyen denilince akla gelen isimleri yazsak çok kişinin çıkmayacağı belli. Mesela Ata Demirer’i ele alsak; hakîkaten iyi bir ses ve taklitçi. Kilosuyla barışık ve bunu avantaja çevirmiş biri. Ama bir talk show programı yapamaz. Ancak dizide oynayabilir. Bir sinema filminde başarılı olacağını sanmıyorum. Osmanlı Cumhuriyeti filmi bir komedi filmi değil hatırlatmak isterim. Ama “Tek Kişilik Dev Kadro” adlı stand up gösterisi çok iyiydi.</p>
<p>Aynı şekilde Beyazıt Öztürk de bir dizi veya filmde oynayamaz. Ama belirli bir seyirci kitlesi var ve her hafta talk showunu iyi bir iş çıkararak yapıyor. Ağzından küfür duyamazsınız. Sinema filmi yapsa ne kadar başarılı olur bilemem ama biz veya ben “Beyaz Show” ile yetinenlerdenim. Ve bu hâli iyi.</p>
<p>Okan Bayülgen’i ise açıkçası bir komedyen veya talk showcu olarak görmüyorum. Kendisini bilgili ve kültürlü biri olarak görüyorum ama bir komedyen değil. Şahsi fikrim… İyi bir fotoğraf sanatçısı…</p>
<p>Belki perdeye ve sahneye alışık biri olarak Yılmaz Erdoğan bu işi iyi yapanlardan. Nitekim yıllarca televizyon karşısında “Bir Demet Tiyatro”yu izledik. Cem Yılmaz ile yapılan Vizontele filmi de bence güzeldi. O sebepten Yılmaz Erdoğan’ın komedyenlik kişiliğinin olduğunu düşünüyorum. 2009 ortalarında bir film çıkaracağını ve başarıyla yürüttüğü BKM Mutfağı’nın da bir film çıkartacağını dün katıldığı bir programda öğrendim. Bu işi iyi yapan kişilerden.</p>
<p>Diğer türlü bir çok tiplemeler karakterler kişiler kendilerini komedyen olarak gösteriyorlar. Bakınız Avrupa Yakası’ndaki tiplemeler… Yavuz Seçkin ve Tolga Çevik’in de benim için ayrı bir yeri var.</p>
<p>Güldüren kişi veya tiplemelerin komedyen varsayıldığı bu ülkede Cem Yılmaz bence yine “hâkiki bir komedyen” olduğunu gösterdi. Küfür veya değil Cem Yılmaz güldürüyor. Ve Türk milleti de küfürlere gülüyor. Ama abartı olanı değil Cem Yılmaz gibi yerinde ve zamanında yapılan küfürlere. Bence sinema sektöründe ve komedyenlikte daha iyi yerlere geleceğini düşünüyorum Cem Yılmaz’ın. Türk sinemasına günden güne artı kattığını biliyorum…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
10.12.2008<br />
Trabzon</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html&amp;t=AROG+ve+Argo" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+AROG+ve+Argo+-+http://www.talhadereci.com/79" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.htmltitle=AROG+ve+Argo" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html&amp;title=AROG+ve+Argo" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=AROG%20ve%20Argo&amp;body=T%C3%BCrk%20sinemas%C4%B1n%C4%B1n%20son%20y%C4%B1llarda%20haddinden%20fazla%20geli%C5%9Fip%20seyir%20zevki%20verdi%C4%9Fi%20%C5%9Fu%20zamanlarda%20beklenilen%20film%20diye%20adlanan%20Cem%20Y%C4%B1lmaz%E2%80%99%C4%B1n%20AROG%20filmi%205%20Aral%C4%B1k%E2%80%99ta%20seyircisiyle%20bulu%C5%9Ftu.%0D%0A%0D%0AGORA%20filmini%20hat%C4%B1rlayacak%20olursak%3B%20turistik%20bir%20Anadolu%20kentinde%20t%C3%BCccarl%C4%B1k%20yapan%20Arif%2C%20uzayl%C4%B1lar%20taraf - http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/arog-ve-argo.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zatstadbug</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 12:18:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayata Dair]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[Zatstadbug]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/2009/02/zatstadbug/</guid>
		<description><![CDATA[Ortaokuldan liseye geçince büyüdüğünü hissediyor her genç. En azından benim gibi düşünler vardır… Hayata daha farklı bakmaya başlayan, arkadaşlıkların daha samimi, daha “harbi” olduğu anlar başlıyor lisede. Ergenlik aşklarının veya ilk aşkların başlangıcı olan, okul takımının maçlarında sınıf arkadaşlarının büyük desteğini aldığın, yasakları çiğnemenin zevk verdiği anları yaşıyorsun lisede… İstediğin kişiyle gelecekte benim için ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ortaokuldan liseye geçince büyüdüğünü hissediyor her genç. En azından benim gibi düşünler vardır… Hayata daha farklı bakmaya başlayan, arkadaşlıkların daha samimi, daha “harbi” olduğu anlar başlıyor lisede. Ergenlik aşklarının veya ilk aşkların başlangıcı olan, okul takımının maçlarında sınıf arkadaşlarının büyük desteğini aldığın, yasakları çiğnemenin zevk verdiği anları yaşıyorsun lisede… İstediğin kişiyle gelecekte benim için ne düşünür düşüncesine kapılmadan konuşabildiğin anlar… Dedim ya yasakları çiğnemenin ayrı bir zevki vardı o zamanlar… Tıpkı samimi dostlukların kurulduğu o günlerdeki ufak ama etkisi büyük zevkler gibi… <span id="more-78"></span></p>
<p>Bir üniversite öğrencisi olarak lise anılarımı hatırlıyor ve yâd ediyorum. Hüzün ve sitemkâr yaklaşıyorum kimi zaman… Sitemim ne kendime ne etrafıma… Böyle gelmiş böyle giden ve hiç değişmeyecek olan “üniversite geleneğine”…</p>
<p>İnsan tuhaf oluyor üniversiteyi kazandığında. Hayallerinde tasarladığı gibi veya meşhur Amerikan gençlik filmlerindeki gibi bir ortam, bir muhabbet ve dostluk havası bekliyor. Bu bekleyiş maalesef istisnalar dışında hep olumsuz sonuçlar doğuruyor…</p>
<p>Bu yazımın asıl temasını aslında 5-6 ay önce yazmama rağmen yaşadığım bir gün sebebiyle bazı değişiklikler yaparak yeniden kaleme alıyorum.</p>
<p>Kime sorsam, kimle konuşsam dönüp dolaşıp üniversitedeki arkadaşlıklarda ortaya çıkan soğukluğa, samimiyetsizliğe, çıkarcılığa ve yapmacıklığa geliyor konu. Herkesin muzdarip olduğu bir konuda nedense bir şeylerin yapılmaması beni tedirgin etmiyor değil. Yani sorunu söyleyip bir kenara çekilmek o kadar kolaydır ki; bir çözüm üretme yolu düşünmek herkese ağır gelir.</p>
<p>Birçok mesele var elbette hangi birini anlatsam fayda etmez ama ortak sorun “gruplaşma” meselesinde başlıyor sanırım. İnsanın hayatının her döneminde arkasını yaslayabileceği, sırlarını paylaşabileceği hakiki bir dostunun veya birkaç arkadaşının olması, bir etkinlik olduğunda topluca olmasa ile samimi arkadaşlarıyla kendi anlaştığı grubuyla beraber hareket etmesi kadar doğal bir şey yoktur. Ki bu şey olmalıdır. Lisede bu tür gruplaşmalar olsa bile yasakları çiğnemenin verdiği zevk ve üniversiteye nazaran daha küçük bir ortamın olması bu tip sorunları ortaya çıkarmıyor. Gel gör ki biz çok büyüdük ya (!) üniversiteliyiz ve görüşlerimize veya muhabbetimize uymayan kişilerle ister konuşabiliriz istersek onu dışlayabiliriz! Hiç sorun değil çünkü biz üniversite genciyiz. Dediğimiz dedik, sadece doğru bildiğimizi uygularız. Ve sadece benim fikrimde olanlarla beraber olabiliriz!</p>
<p>Bu kadar teorik şeyden sonra can alıcı olan noktalara, yani bu sözlerin hayata yansımış örneklerine geçmek isterim. En iyi örnekleri kendimden ve yakın çevremden vermek isterim. 1.5 yılı az çok beraber geçiren bir sınıf topluluğu olarak daha bir kez “merhaba” diyemediğim insanın var olması ne kadar vahim bir durum… Veya bir arkadaş ortamında otururken bir diğer arkadaşın yanınıza gelmesi sizin arkadaşınıza selam vermesi ve sizi es geçmesi ya da herkesin elini sıkarken sadece sizinkini sıkmaması ve elinizin havada kalması ne kadar vahim bir durum… Hadi onu geçtim yolda yürürken yanından geçerken bir selam bile vermemesi üstüne üstlük sizden kaçması ne kadar üzücü bir durum. Birbirinin ismini bilmemesini geçiyorum. İnsan ister istemez soruyor ben buna ne yaptım diye… Allah’tan bu sorun bir tek bende değil diğer arkadaşlarda da varmış. Kimseye zorla gel seninle arkadaş olalım, bir yerlere gidelim, çay içelim demiyoruz. Ama iki medeni insan gibi birbirimize selam bile vermezsek emin olun sosyalliğin hat safhada olması gereken üniversite yıllarında asosyal olmaya mahkûm oluruz. Hani daha kaba tabirle “ot geldik ot gidiyoruz…”</p>
<p>Üniversitede çok vakit geçirmedik ama öğrendiğim birçok şey var. Ki bunları öğrenmek için de yılların geçmesine gerek yoktur. İnsanlar bazen o kadar nankör olabiliyor ki şaşmamak elde değil. Şeytan görevini o kadar iyi yapıyor ki. Hepimizin o “nankör” anları olmuştur bunda emin olun. Bunu yazan kişi olarak da her defasında özeleştiri yapmışımdır ve “nankör” anlarımı görmüşümdür. Nankörlük kelimesini söylerken “çıkar” kelimesini söylemeden edemem. İnsanları çok çabuk tanıyamazsınız ama bu mucizevî kelime size bu konuda o kadar yardım eder ki… Bakıyorsunuz “dostum” diye bildiğin insana, en zor anında bir sevgiliden, bir anne babadan daha yakın ve güçlü davranarak onun yanında oluyorsunuz, ona değer veriyorsunuz ama gelin görün ki sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi ertesi günü bir “naber” demeyi bile esirgeyen “dost”unuzla karşılaşıyorsunuz. Sanki onca emek sanki onca içten muhabbet boşunaymış. Bir dostluk kurulamazmış… Amacı sadece senin o andaki yardımseverliğinden ve iyiliğinden yararlanmakmış. Bir çıkar ilişkisiymiş. Alacağını aldığında arkasına bile bakmadan çekip gitmekmiş. Bunu anlayabilmek için çok uzaklara gitmeye gerek yok bakınız vize haftası… Her ne hikmetse (!) vizelerden önce herkeste bir “kanka ayağı” var. Herkes birbiriyle iyi haşır neşir… Vize haftası bittiği an evli evine köylü köyüne evi olmayan cehennemin dibine!</p>
<p>Aslında kimseye kızmıyorum. Kızamam da&#8230; En başta dedim ya sitemim ne kendime ne etrafıma… Böyle gelmiş böyle giden ve hiç değişmeyecek olan “üniversite geleneğine”…</p>
<p>İnsan üniversiteden mezun olduğunda geriye baktığında hiç konuşmadığı arkadaşının olduğunu gördüğünde o zaman anlayacak ne kadar hata yaptığını… Yıllar sonra KTÜ falan yılı mezunlarının yemeğinde yalnız kaldığında anlayacak hatasını… Mezun olduğunda iş-eş sahibi olduğunda “bak bu üniversiteden sınıf arkadaşım” diye eşine tanıştıracağı biri olmadığında anlayacak hatasını… Özene bezene saklanan bir fotoğraf albümünü ortaya çıkardığında bak şu benim üniversiteden en yakın dostum, şu bizim sınıfın en şen şakrak çocuğu, şu bizim sınıfın en çalışkanı, şu sınıfımızın gururu diyebileceği bir fotoğraf olmadığında anlayacak hatasını… Su gibi akıp geçen zamanda torunlarına anlatacağı birkaç anısı olamayacağını anladığında pişman olacak…</p>
<p>Ama gel gör ki ne demişler; son pişmanlık fayda etmez… Keşke bunlar olmasa… Keşke birileri çıkıp dese ki; “Talha böyle bir şey yok, biz bir sınıfız ve biz hakikaten bir aileyiz…” diyebilse… Ve bunu gösterebilse… O zaman yazdıklarımı yırtar herkesten tek tek özür dilerim… Ama nerde…</p>
<p>Çalışa çalışa, kimseyle muhabbet etmeden sadece kendi dünyasına çekilerek en fazla üniversitede lisans yapar hadi en fazla prof vs olursunuz… Ama emin olun asosyal, dışa kapalı bir hayat yaşayarak üstte saydığım hayatın zevklerini tadamazsınız. Bir zaman anlarsınız ki mutsuzluğa mahkûm olmuşsunuz…</p>
<p>“Zatstadbug” mu? Onu da bırakın o zevkleri yaşamak isteyenler bilsin…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
21.11.2008<br />
Trabzon</strong></p>
<div class="sexy-bookmarks sexy-bookmarks-expand sexy-bookmarks-center sexy-bookmarks-bg-sexy"><ul class="socials"><li class="sexy-facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html&amp;t=Zatstadbug" rel="external nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a></li><li class="sexy-twitter"><a href="http://www.twitter.com/home?status=RT+@talhadereci:+Zatstadbug+-+http://www.talhadereci.com/78" rel="external nofollow" title="Tweet This!">Tweet This!</a></li><li class="sexy-google"><a href="http://www.google.com/bookmarks/mark?op=add&amp;bkmk=http://www.talhadereci.com/zatstadbug.htmltitle=Zatstadbug" rel="external nofollow" title="Add this to Google Bookmarks">Add this to Google Bookmarks</a></li><li class="sexy-delicious"><a href="http://del.icio.us/post?url=http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html&amp;title=Zatstadbug" rel="external nofollow" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a></li><li class="sexy-technorati"><a href="http://technorati.com/faves?add=http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html" rel="external nofollow" title="Share this on Technorati">Share this on Technorati</a></li><li class="sexy-mail"><a href="mailto:?&amp;subject=Zatstadbug&amp;body=Ortaokuldan%20liseye%20ge%C3%A7ince%20b%C3%BCy%C3%BCd%C3%BC%C4%9F%C3%BCn%C3%BC%20hissediyor%20her%20gen%C3%A7.%20En%20az%C4%B1ndan%20benim%20gibi%20d%C3%BC%C5%9F%C3%BCnler%20vard%C4%B1r%E2%80%A6%20Hayata%20daha%20farkl%C4%B1%20bakmaya%20ba%C5%9Flayan%2C%20arkada%C5%9Fl%C4%B1klar%C4%B1n%20daha%20samimi%2C%20daha%20%E2%80%9Charbi%E2%80%9D%20oldu%C4%9Fu%20anlar%20ba%C5%9Fl%C4%B1yor%20lisede.%20Ergenlik%20a%C5%9Fklar%C4%B1n%C4%B1n%20veya%20ilk%20a%C5%9Fklar%C4%B1n%20ba%C5%9Flang%C4%B1c%C4%B1%20olan%2C%20oku - http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html" rel="external nofollow" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a></li></ul><div style="clear:both;"></div></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/zatstadbug.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
