RSS Feed
Şub 26

Zatstadbug

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Ortaokuldan liseye geçince büyüdüğünü hissediyor her genç. En azından benim gibi düşünler vardır… Hayata daha farklı bakmaya başlayan, arkadaşlıkların daha samimi, daha “harbi” olduğu anlar başlıyor lisede. Ergenlik aşklarının veya ilk aşkların başlangıcı olan, okul takımının maçlarında sınıf arkadaşlarının büyük desteğini aldığın, yasakları çiğnemenin zevk verdiği anları yaşıyorsun lisede… İstediğin kişiyle gelecekte benim için ne düşünür düşüncesine kapılmadan konuşabildiğin anlar… Dedim ya yasakları çiğnemenin ayrı bir zevki vardı o zamanlar… Tıpkı samimi dostlukların kurulduğu o günlerdeki ufak ama etkisi büyük zevkler gibi… (daha fazla…)

Şub 26

Bir Banktan Hayata Bakabilmek

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Yine sebepsiz bir sıkıntı vardı içinde. Kulağında kulaklık, hafiften şarkı mırıldanıyor bir eli cebinde diğer elinde kalın bir kitap etrafa bakarak yürüyor. Trabzon’un işlek sokaklarından birinde… Sokağın uzunluğundan ve işlekliğinden olacak ki Uzun Sokak denmiş ismine…

Hayli yorulmuş olacak ki; 150 metre aralıklarla konulan banklardan ilk gördüğü boş yere oturdu. Kitabı yanına koydu. Bir yaşlı edasıyla “Ohh” dedi. İçini çekti derinden. Etrafa bakmaya başladı. (daha fazla…)

Şub 26

Başkentte İstanbul’u Yaşamak

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Edebiyata ilgisi olan kişiler bir nebze olsun dikkat ettilerse; hayatın her safhası İstanbul’da geçer. Bütün aşklar, bütün afetler, bütün hüzün kokulu dar sokaklar İstanbul’dadır. Sabaha karşı seher vaktinde boğazda gezmenin tek güzelliği İstanbul’dadır. En büyük ve en sıkıntılı trafik burada olsa bile arabada sevgilinle birlikte bu trafikte çaresiz kalınışın bile en zevkli yeri burasıdır. Veya ikişer lira verip dostunla Sadri Alışık izlerken içilen gazozların zevk verdiği yer İstanbul Yeşilçam’dır. Bütün şairler İstanbul’da doğup İstanbul’da ölmüşlerdir. Bir tek; caminin önünde yüzlerce güvercine yem vermek bu kadar insanı mutlu eder İstanbul’da. Her sene binlerce köylünün “taşı toprağı altın şehir”e bile gelişi burayı anlamlaştırır. Nice Ahmet Haşim, Orhan Veli görürsün bu koca şehirde. Ünlü minarelerinde “Allah” sesi düşmeyen İstanbul… Masmavi deniziyle tıpkı semayı andıran İstanbul… Âşıklar kenti İstanbul… (daha fazla…)

Şub 26

17 Yaşım

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

17 yaşındayım. Kanımın deli olduğu çağmış, yani, en azından herkes öyle diyor. Sorumluluk sahibi olacak yaştayım. Hiç olmazsa hayatın ne olduğunu bilmeliymişim. Babam öyle diyor. Ne zaman nerede ne yapacağımı bilmeliymişim. Ne zaman nerede ne yapacağımı bilmem için yeterince büyümeme gerek yok. Tam zamanıymış yaşım.

17 yaşındayım. Delikanlı olduğum çağmış. Kanım hırçın akar ya efendi olmamı isterler. Ne yapsam bu yaşta; ilerde öyle olurmuşum. Yani her annenin çocuğuna söylediği ve biz çocukların aldırmadığı laflar. 17 yaşım deli çağımmış. Deli çağımda bunları yapmalıymışım. (daha fazla…)

Şub 26

Olimpiyatlar ve Türkiye

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Muhteşem gösteriler ile başlayan ve 29.su düzenlenen 2008 Pekin Olimpiyatlarını fırsat oldukça takip etmeye çalışıyorum. Dikkat çeken kişiler elbette var. Misal her olimpiyatta 100 metre koşu ile yüzme hem benim hem de toplumun daha çok ilgisini çekmiştir.

Takip etmeyenler bile duymuştur ki; 8 altın madalya ile dünya ve olimpiyat rekoru kıran Michael Phelps ismini çoğu kişi duymuştur. 4 yarışını izleyebildim ve Amerika’nın yüzmenin her dalında ne kadar iddialı olduğunu gördüm. Birincilik ve rekor yetmiyormuş gibi ikinciliği ve üçüncülüğüde kaptırmıyordu Amerika. (daha fazla…)

Şub 26

Üç Nokta

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Yazılarında ve gündelik hayatında üç noktayı çok kullanıyorsun dediler bana. Anlamını sordular. Bu yazı onlara bir bakıma cevabımdır.

Bu üç nokta asker mektuplarında kullanılırmış eskiden. Asker baba ocağına bir mektup gönderir okuma bilen bir kişi seslice okurmuş. Ve mektup en son askerin eşine gidermiş. Mektup sesli okunduğundan asker her şeyi açık yazamazmış. O sebeple mektubun sonuna “üç nokta” koyarmış. Bu üç nokta sevgiliye söylenen en güzel sözlere ithafendir. Eşi mektubu eline aldığında direkt mektubun sonuna bakarmış… (daha fazla…)

Şub 26

Seç Beni ÖSS

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

Daha dün gibi hatırlıyorum o günü. Hocalarımıza göre koca bir yılın meyvesini alma zamanı gelmişti. Her zamanki gibi bir deneme sınavına giriyormuşuz gibi girecek sınava, bildiklerimizi yapıp çıkacakmışız. Yani bu kadar kolaydı şu ÖSS…

Kimisine göre olması gereken bir sistem, kimisine göre saçma bir sistem ama öğrencilere bakarsak ortak payda her zaman “Yedin bitirdin beni ÖSS” tabiri olmuştur. (daha fazla…)

Şub 26

Ölümü Öldürebilmek

26 Şubat 2009 Perşembe | Hayata Dair

“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz…” ( Enbiya/35 )

İnsanın yüzyıllardır en büyük arzularından biri mutlaka ölmemektir. Ya da ölümü öldürebilmek. Dünya hayatının verdiği zevk o kadar tatlıdır ki o toprağın altına girmek ve günahlarınca yanmak hangimize tatlı gelir ki…

2009 yılı için yeni bir yazı yazmıştım. Ve yazımı bitirirken; “Yeni bir yıl neler getirir bilinmez ama 2008 hem ülkemden hem benden çok şey götürdü. 2009’dan beklentim veya hayattan beklentim götürdüklerinin yerini dolduracak şeyler getirmesidir.” diye bitirmiştim. Hayat bana ve insanlığa ilk çelmesine atmıştı bile. Ve bu beklentileri “beklenti” olarak kalması gerektiğinin işaretini verdi. (daha fazla…)