// you're reading...

Edebiyat

Doğum Günü Hediyesi

Hayatımın anlamı, sebebim, mutluluğum, hayalim, erkeğim, şairim… Bilmem ki nasıl seslensem sana? Sene hangi kelimeyle anlatsam. Zor sığdırmak seni kelimelere, beyaz kağıtlarına, zarflara… Her zorluğu desteğinle, seni seven yüreğimle bir şekilde atlatan ben, bir zorlukla daha karşı karşıyayım. Ve senin en iyi yaptığın şeyi yapmaya karar verdim; yazmak. Buraya kadar yazmış olmam bile büyük başarı biliyorum. Sakın gülme! Şu koca hayatıma sığdıramadığım seni bu kağıda nasıl sığdıracağım bilemiyorum. Yüreğimden ne geçtiyse onu yazıyorum…

Hatırlıyor musun tanıştığımız günü? Nisan yağmurlarına gebe bir günde tanışmıştık; 29 Mart günü. Her sabah 08.15 arabasında karşılaşırdık. İkimizde aynı tarafa gidiyorduk. İlk durakta ben, üçüncü durakta sen binerdin. Seni ilk gördüğüm an; içimde o ana kadar yaşamadığım sıcak, heyecan verici, anlatılamayacak bir duygu kaplamıştı. Altında siyah bir kot, üzerinde siyah boğazlı kazağın, başında alaturka bir şapka… İlk görüşte aşk dedikleri buydu sanırım. O günden sonra hep sabah olsun da arabaya bineyim seni göreyim diye heyecanla bekler olmuştum otobüs saatlerini.

Yine bir sabah senin bineceğin durağa doğru yol alıyorduk. Takvimler 29 Martı gösteriyordu. Durağa geldik, bir bir yolcular otobüse bindi. Seni göremedim, yoktun. Araba kalkıyorken gözlerim hala seni arıyordu. Bir ses “kaptan gelen var!” dedi ve otobüse yetiştin. Saç baş dağınık kıyafetlerin tam anlamıyla kırışık… Evden acele ile çıktığın belliydi. Sempatik bir halin vardı. O anki halini hiç unutmuyorum. İşte o zaman “seviyorum” dedim kendime. Bir an ceplerini karıştırmaya başlamıştın. Bir şey arıyordun. Bir anda yüzün kızardı ne yapacağını bilemedin. Acele evden çıktığından cüzdanını unutmuşsun. Çıkarıp para uzattım al dercesine. İlk önce hayır desende yapacak başka bir şeyin yoktu. Teşekkür edip yanıma oturmuştun. İşte o gün tanışmıştık seninle, hayatımın erkeğiyle. Bunun karşılığında altta kalmayıp akşam evinde düzenlediğin doğum günü partisine çağırmıştın beni. Düşünmeden kabul etmiştim. Tanıştığımız gün doğum günündü…

Kaderde bu şekilde tanışmak varmış. Ve yazılanı yaşamışız. Aradan 1 hafta geçtikten sonra beraber olmaya başlamıştık. Sevgiliydik… her şey o kadar çabuk gelişmişti ki; rüyadaydım sanki. Sen gönlüme sevdanın adını yazmıştın…İyi ki diyorum iyi ki o gün cüzdanını unutmuşsun, iyi ki o gün doğum gününmüş ve beni partine davet etmişsin.

29 Mart… Aradan tam 4 yıl geçti. Bitanem, biricik sevdam, nefesim… Acı tatlı hatıralarla tam 4 yılı devirdik beraber. Seni her gün bir önceki günden daha çok sevdim. Hep seni düşündüm, seni andım, seni düşledim. Sen benim sevdiğim, sevgilimdin… Ve Allah’ın izniyle kocam olacaktın…

4 yıl sonra 29 Mart… Bebeğim bugün benim için hayatımdaki en önemli gün. Seninle tanıştığım ve canımdan çok sevdiğim adamın doğum günü. Bu sene sana geçmiş yıllardan farklı bir parti ve hediye vermeyi düşünüyordum. Ne yapabilirim diye düşünürken Rabbim bana öyle bir kapı açtı ki…

Son zamanlardaki mide bulantılarımı ve kusmalarımı hatırlıyorsun değil mi? Hani hep kızardın “bebeğim hep abur cubur yiyip mideni bozuyorsun” diye. Ben her ne kadar dikkat etsem de beslenmeme bulantılar artınca doktora gitmeye karar verdim. Aklımdan “acaba ne yedim de bu kadar etkiledi” diye düşünürken doktor geldi ve o cümleyi söyledi; “7 haftalık hamilesiniz tebrikler…”

O an bayılmışım. Gözlerimi açtığımda bir hemşire elinde kolonya ile beni ayıltmaya çalışıyordu. İnanamıyordum hamileydim. Ben anne olacaktım. Canımdan da öte sevdiğim adam baba olacaktı. Allah’ım o günün heyecanını hala içimde taşıyorum. İkimizden bir parça taşıyordum artık. Sen benim kocam olacaktın. Hep istediğim gibi, hep düşlediğim gibi…

Nefesim… Bu olay kağıtlara nasıl sığdırılır nasıl anlatılır bilmiyorum ama bildiğim tek şey mutlu ve hamile olduğum. Anne olacağım anı düşündükçe içim kıpır kıpır oluyor. Seni de kocam olarak hayal ettiğimde dünyalar benim oluyor.

29 Mart… Doğum günün kutlu olsun hayatımın anlamı, karnımdaki çocuğun babası… İyi ki seni tanımışım, iyi ki doğmuşsun. Yaşadığım her dakikanın mutluluğu için sana binlerce kez teşekkür ederim. Bana yaşattığın bunca mutluluktan sonra sana verebileceğim en iyi doğum günü hediyemi kabul et…

Seni bir ömür seveceğim şairim…

Çocuğunun Annesi

Dilberin

Talha Dereci

30.11.2008 – Ankara

*Çukurova Üniversitesi Sinema Kulübü’nün bir film projesi var. Veysi Bilici kardeşim ve arkadaşlarının çektiği ve oynadığı filmde kız erkek arkadaşına doğum gününü kutlamak amacıyla bir mektup yazar. Doğum günü hediyesi de karnında taşıdığı çocuktur. Filmde geçen mektubu yazma işini bana teklif etti Veysi dostum. Benimde kalemimden böyle bir mektup çıktı. Umarım filmde yazı da başarılı olur.

Discussion

2 Responses to “Doğum Günü Hediyesi”

  1. cidden çok güzel bir yazı olmuş,yüreğinize ve kalbinize sağlık.okurken “hala böyle hoş tesadüfler varmı?“ diye düşündüm kendi kendime.taki sondaki notunuzu görene dek…tekrar tebrik ederim

    Posted by hüzün | 02 Mart 2009, 12:25
  2. gercekten cok guzel olmus ellerınıze saglık mukemmel..

    Posted by seda | 04 Kasım 2009, 18:47

Post a comment