// you're reading...

Siyaset

Ergenekon ve Diğerleri

Uzun süredir takip ediyorum herkes gibi şu operasyonu. Nereden nereye diyorum. Ve bu konu hakkında birçok kez kalemi elime alsam da yazmadım. Belki de yazamadım.

O kadar yoğun bir tempo var ki ülkede hangi birisine yetişeceksin hangi biri ile konuşacaksın belli değil.

Ergenekon, kapatma davası, ABD konsolosluğuna saldırı derken sürekli son dakika haberleriyle uyanan bir millet haline geldik.

13 ay önce gündeme çıktı bu Ergenekon operasyonu. İlk başta devlet tarafından her zamanki çetelerden biri gibi sanıldı. Nerden bilecekler ki bu işin bu kadar süreceğini.

Ümraniye’de bir evde bulunan bombalarla başladı. Daha sonrasında kimler geldi kimler geçti. ATO Başkanı, emekli orgeneraller, iş adamları, parti başkanı, gazeteciler… Toplumun saygın insanları ve belli bir yere gelmiş rütbesi ve mevkisi olan insanlar bir bir gözaltına alındı. Kimisi tutuklandı kimisi serbest bırakıldı.

Sadece bu tutuklanan kişilere bakılarak bu operasyonun Türkiye tarihinde ne kadar önemli bir yere sahip olduğu gözlenebilir. Nitekim Türkiye birçok darbe ve darbeye zemin hazırlayan ortamlardan geçmiştir. Daha önceki darbelerde bilindiği gibi kolluk görevlileri tarafından yapılmış veya bunlar tarafından düşünülmüştü. Ergenekon’un farkı neydi? Halka mal edilecek bir darbe, halkı ayaklandırmaya yönelik bir girişim. Hatırlayalım iki emekli orgeneral Hurşit Tolon ve Şener Eruygur ile Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay “Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik etmek” ve “Ergenekon terör örgütüne üye olmak” ile suçlanıyorlardı. Hurşit Tolon “Ben bu yapılanmanın içinde okyanusta bir damlayım” diyerek bu operasyonun ne kadar köklü olduğunu gösterdi.

Çelişkiler içinde aklıma sorular gelmiyor değil. Misal yıllarını Türk Silahlı Kuvvetlerine vermiş yıllarca dağlarda ağır şartlar altında teröristlerle savaşan iki orgeneral nasıl olurda terör örgütüne üye olmak suçuyla tutuklanır? Yargının kararına saygı duymak elbette her vatandaşın görevi ama bu durumu da anlamak zor. Eğer hakikaten bu karar doğruysa ve orgeneraller bu suçu işlediyse vay benim memleketimin haline…

Böyle büyük bir operasyon sırasında akıllara şu soru da geliyor; bu işin altında AKP mi var? Neden diye soralım. Tutuklananlar olsun gözaltına alınanlar olsun büyük bir çoğunluk AKP muhalifi kesimler. AKP hükümetine ve medyasına karşı olan kesimler. Eee haliyle bu soruyu sormak çok doğal. AKP’ye karşı açılan kapatma davasının bir intikamı mı acaba? Ama burada şunu da unutmamalıyız; Ergenekon süreci kapatma davası sürecinden çok daha önce başlamıştı. He eğer hakikaten böyleyse yani AKP bir intikam amacındaysa ve bu operasyon boş çıkarsa AKP gelecekten ümidi kessin. Yok hakikaten bu operasyon doğru çıkarsa iktidar olma sevdalıları bir 5 yıl daha beklemek zorunda.

Tabi böyle bir operasyon sürecinde ister istemez herkes kendi safını belli etmeye başladı. Doğru veya yanlış ortada dile kolay 2455 sayfa ve 441 klasörlük bir operasyon dosyası var. Ve şimdi saflar AKP hükümetinden yana olanlar ve karşısında olanlar diye belirdi. Yani bu operasyonda siyasetin içine iktidar-muhalefet çatışmasının içine çekildi. Zaten bu ülkeden de bu beklenirdi (!) Bakınız Sayın Baykal’ın bu operasyon sonucunda gözaltına alınan ve tutuklananlara laf dahi ettirmemesi, sürekli onları savunması. Öyle ya kendisi bu davanın avukatıydı… Erdoğan’da savcısı… Bu da ayrı mevzu…

Cumhuriyet gazetesi yazarı Mustafa Balbay gözaltı sırasında ATO Başkanı Sinan Aygün’ün “beni zorla başbakan seçecekler” diye mırıldandığını söyledi. Cumhurbaşkanı da AKP’den ayrılan ve kendi partisini kuran Abdüllatif Şener olacaktı güya. Bunun olması ne kadar mümkündür bilinmez ama bunun gerçekleşmesi için askerin darbe yapması gerekir.

Sinan Aygün 2 haftalık gözaltından sonra avukatlarının itirazları sonucunda serbest bırakıldı. Devletim beni 2 hafta misafir etti onlara borçluyum diyerek zannımca ortamı yumuşatmaya çalıştı.

Dalga dalga gelen operasyonun şu anda 7.dalgasını yaşıyoruz. Ankara, İstanbul, Malatya, Konya, Trabzon ve bir sürü şehirde aynı zamanlı birçok baskınlar gerçekleştiriliyor.

Bir de şu meşhur “darbe günlükleri” var. Nokta dergisinin, geçen yıl “Darbe günlükleri” başlığıyla yayınladığı haber bomba etkisi yaratmıştı. Bu yayından sonra dergi binası askeri savcılık emriyle basılarak arama yapılmıştı. Kısa süre içinde derginin kapanmasına neden olan sürecin sonunda, derginin Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş hakkında da dava açılmıştı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, “Günlükler bana ait değil” diyerek iftira davası açmış, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt da “Arşivde araştırma yaptırdığını, böyle bir şey bulunamadığını” söylemişti. Yayınlanan bölümlerde emekli Oramiral Örnek, 24 Nisan 2004’te Kıbrıs’ta yapılan referandum öncesi, dört kuvvet komutanının, dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’e rağmen, darbe yapma planını anlatıyor. Örnek ile dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve bugün Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olan, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur tarafından hazırlanan “Sarıkız” kod adlı darbe planının, Özkök’ün karşı tutumu, diğer bazı üst rütbeli subayların isteksizliği ve ABD’nin tavrı nedeniyle vazgeçildiği; Eruygur’un bunun üzerine tek başına “Ayışığı” kod adlı bir darbe planı yaptığı iddia ediliyordu.

Hakikaten bir darbe planı var mıydı? Ülkeyi darbeden kurtaran dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök müydü? Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in günlükleri nasıl medyaya sızabiliyordu? Bu olay bu kadar kolay mıydı? Ayrıca bilgisayar ortamında yazılan bir yazıydı. Ona ait olduğu nasıl ispatlandı. Ergenekon operasyonuna ait 441 klasörün arasında bu darbe günlükleri neden yer almıyordu?

Soru sordukça sorarsın. Cevaplar nerde? Vatandaşa gerekli olan sorular değil cevaplardır. Evet bekliyoruz bakalım. Millet olarak tarihi aşamalardan geçtiğimiz aşikar. Bir yandan kapatma davasının sonucunu bekliyoruz bir yandan bu operasyonun nereye varacağını…

Umarım alınan her karar bu milletin ve Türkiye’nin yararına olur…

Talha Dereci
24.08.2008

Discussion

No comments yet.

Post a comment