RSS Feed
Mar 28

Gitmesen Be Muhsin Abi !

28 Mart Cumartesi 2009 | Hayata Dair

“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan çekildi, havada sallanarak boşlukta kaldım. O şekildeyken elektrik verdiler. İşkenceden ziyade soyundurulmuş olmaktan etkilendiğim anlaşıldığı için, sonraki sorgulara soyundurularak alındım. Bir ara omzuma bir ot yastık konuldu. Çok rahatladım. Herhalde birisi bana iyilik yaptı dedim. Ama bir müddet sonra yastık ağırlaştı… Dedim ki; “Şu yastığı öbür tarafa kor musunuz?” “Yasak lan!” dedi. Anladım ki yastık da işkencenin bir parçası. Yemek yok. Su içmek yasak… Bir psikolojik baskı gerekçesi olarak… Bir de cereyana verildiğimiz için, vücut susuz kalıyor, ani bir su içme halinde iç kanamadan ölümler meydana geliyormuş…”

Henüz 22’sinde bir gencin yaşadıkları bunlar. Ahmet Turan Ustanın; “Bizim kuşağın en genci, en yakışıklı delikanlısı…” dediği bir genç bu. Ömrünü davasına adamış, okullara sığmayan, mahallelere sığmayan, şehirlere sığmayan, gönüllere sığmayan, Türkiye’ye sığmayan ama iki buçuk metrekarelik hücrelere sığmak zorunda bırakılan bir kişilik. Doğru bildiğinin ve davasının arkasından sonuna kadar giden hakiki bir başkan; Muhsin Yazıcıoğlu…

Bilirim lanet dünyada hiçbir zaman kötülere bir şey olmaz. İyiler bir bir gider arkasında milyonlarca ağlayanı bırakarak. Zor gelir inanması ama yapacak hiçbir şey yoktur. O’ndan gelen O’na gider… Ansızın ve ihtiyaç varken gitmesidir sitemim. Ve bu olaylar karşısında “aciz” kalan yetkilileredir bu sitemim. Sis olsun, kar olsun, fırtına olsun… Gümbür gümbür Türkiye mükemmele gidiyor, Türkiye şöyle çok iyi, Türkiye böyle çok iyi, dünyanın lider ülkelerinden birisiyiz, başbakanımız “dünya lideri” vs vs hepsi yalan… Bir enkazı 48 saat bulamayacak kadar acizse bu hükümet ve yetkililer yazıklar olsun bu düzene… Yazıklar olsun ki, hepinize bin basacak böyle bir lideri bu kadar süre bulamadınız. Gemicikleriniz ile son model uçaklarınızla, arabalarınızla günden güne oturduğunuz koltuğa yapışan ve bu heves ile etrafınızdaki olanları görmeyen sizler son derece iyi şartlarda görevinizi yaparken (!) kendi cebinden kiraladığı eski bir helikopterle kendi deyimiyle ölüme giden Muhsin Abi’nin bakalım nasıl hakkını vereceksiniz. Bu ülkeyi sizden çok seven, dinine, geleneğine bağlı, Atasına ve bayrağına sahip çıkan bu adam gibi adamın bakalım nasıl hakkını vereceksiniz… Bakalım nasıl hakkını vereceğiz…

———–

“Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda

Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum

Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey

Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum

Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum…”

Yıllar önce Mamak Cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı “Üşüyorum” şiiri… Kaç kez suikasta uğrayan, her daim zorluklara dayanan başkan bu defa dayanamadı. Belki bu defa dayanmak istemedi. Belki de dediği gibi sonsuzluğu düşünüyordu, O’na ulaşmak istiyordu. Şu an mutludur belki de…

Ama gitmemeliydin be Muhsin Abi… Allah diyen, din diyen, iman diyen trilyonları çatır çatır yerken, Atatürk diyen, laiklik diyen aynı şeyleri zırvalamaktan utanmayanlar kara çarşaflılara rozet takarken, Amerika’nın emrine amade olanlar varken, milliyetçilik diye boğazını yırtan ama uygulamada bir şey yapamayanlar varken, ülkeyi içerden çökertmeye çalışanlar varken, ülkenin askerine güven kalmazken, “Kürdistan” diyen cumhurbaşkanı varken senin bu ansızın gidişin hiç olmadı be Muhsin Abi… Senin dürüstlüğüne, gücüne, imanına, kişiliğine, sevecenliğine, ahlakına, hırsına, milliyetçiliğine, kardeşliğine bu ülkenin belki de hiç olmadığı kadar ihtiyacı varken gittin. Yiğit ve aksiyon içerisinde olan kahraman bir duruşun vardı Muhsin Abi… Hiçbir zaman diğerleri gibi makam hırsın olmadı Muhsin Abi… Türkiye siyasi tarihinde kaç tane senin gibisi var? Kaçı senin gibi her şeyi millet için yaptı? “İşi hizmet gücü millet” olanlar mı? …
Cümleler bir bir düğümlenip kalıyor boğazımda. Bir şey söyleyemiyor, gittiğine inanamıyorum. Bu ülke her defasında bu şeyi yaşıyor. Her daim iyilerin değeri ölünce biliniyor. Ve hiçbir zaman bu olanlardan ders çıkarılmıyor. Çıkarılmadı çıkarılmayacak da…

Nazım Hikmet’in de dediği gibi “En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı”. Çok değil bir ay sonra gündemden düşeceksin. 3-5 yıl sonra ölüm yıl dönümünde mezarının başında dua edecekler azalacak ama her daim gönüllerde kalacaksın Muhsin Abi… Kızma, darılma… Yapabileceğimiz en büyük şey bu… Arkada bıraktığın Alperenler yolunda devam edecek… Ruhun şad olsun Muhsin Abi…

Talha Dereci
28.03.2009
Trabzon

Bu yazıya yapılan yorumlar;

  1. Hakan diyor ki:

    Merhaba,

    3 gündür takip ediyorum sanal alemden ve TV den olayları.
    Sen işin ” bulunamama ” kısmına takıldın; ben olaya öyle bakmıyorum. TV den izlediğimiz kadarıyla, çok çetin bir bölge. kendimize ait uydularımız olmadığı da doğru; ben sadece şuana kadar iki şeye takılı kaldım:

    1- kaza olduğu saatlerde, incirlik üssünden batı yönüne ( ki bu normalde ilginçtir ) bir ABD helikopteri kalkmıştır.

    2- iha muhabiri, telefondayken ” ya bu arkadaş kim? ” diye söylenmesi… Diğerlerini ( örneğin, Erhan ağabeyi ) tanımasına rağmen neden böyle dedi?.

    Benim kafamı karıştıran şeyler bunlar, onun dışında hükümetin bir kusuru varmı; bence %100 yok. Çünkü bir sivil savunmacılık kurumumuz var, onun dışında bölge ve iklim şartları var. Bunlar tabii olayın diğer yönleri.

    Muhsin ağabeyimize gelince… gerçekten kendi ile oturup eski hatıralarını dinlemeyi isterdim… Şuanki ülkücü gençliğin örnek alması gereken yegane kişi odur diye düşünüyorum. Keşke bu olay olmasaydı diyeceğim ama kader bu… Allah rahmet eylesin.

    Ve buradan, tekrar kriz yönetimi konusunda ne kadar aciz olduğumuzu öğrendim: yasalar olmasına rağmen… Ve medyamız yine başarısız bir sonuç verdi. Birkaç saat içinde bir hepsi öldü, bir yaşattılar kazazedeleri..

    Gerçekten çıkarılması gereken derslerde çok..

  2. Anonim diyor ki:

    güzel bir yazı olmuş yazılması her ne kadar acı olsa da… dediğin şeyleri canı gönülden destekliyorum.ülkemizde refah ve huzur dileğiyle…

  3. hgdyaop diyor ki:

    mekanı cennet olsun.. çok üzüldük hepimiz ve hala inanamıyorum o helikopterin düştüğüne ve donarak,parçalanarak ölmelerine..inanmak istemiyorum belki de.. siyasi görüş falan değil benim derdim..az çok bilen bilir zaten görüşümü.. üzüldüğüm 5 kişinin ölmesi ve durum karşısındaki acizlik.. içinden gelerek çok güzel yazmışın.. ellerine sağlık..başımız sağ olsun..

  4. salvador71 diyor ki:

    üşüyorum… demiş yıllar önce ve üşüyerek üşüterek gitti…tengri dağına ucmaga gitti… cennete uçtu o mekanı cennet olsun

Bu Konudaki Fikirlerini Paylaş