Aylar öncesinde “size yeni gazete gerek” mesajını veren reklâmlar, televizyon ekranlarında ve yoldaki reklâm tabelalarında yerini almıştı. Tahmin ettiğim gibi bu hazırlık, Ciner Grubun çıkaracağı yeni gazete olan Haber Türk’ün habercisiydi.
“Türkiye’nin en değişik gazetesi” adıyla açılan web sitesindeki bir dakikalık tanıtım videosu hakikaten de orijinaldi. Türkiye’de geçmişte ve yakın tarihimizde yaşanılan olayları bir bir gösteren videoda Radikal, Cumhuriyet, Milliyet, Zaman gibi gazetelere de isimlerini söyleyerek göndermeler yapmıştı.
1 Mart 2009 günü yayın hayatına giren gazete Ciner Grubun sahibi Turgay Ciner’e de doğum günü hediyesiydi.
Gazeteyi aldım ve incelemeye başladım. Günde 5 gazete ile okuyucuyla buluşacak Haber Türk. Ekonomi, spor, magazin, kent ve Haber Türk… Kent adlı ek gazete İzmir, Ankara ve İstanbul’da olacak.
Gazetede dikkati çeken ilk şey kuşe kağıda basılmış olmasıydı. İlk ve son sayfalar kuşe kağıt. Ara sayfalarda kuşe kağıda basılmış fakat ilk ve son sayfa kadar kaliteli değil. Ekonomi ekinin kuşe kağıda basılmamış olması önemli bir nokta.
Ve boyutları… Washington Post, New York Times gibi gazetelerin boyutlarına yakın bir ölçüde yapılmış. Türkiye’deki gazetelerin arasında yurtdışındaki gazetelere ölçü konusunda en yakın gazete Zaman gazetesiydi. Zaman ile karşılaştırdığımda Haber Türk’ün Zaman’dan daha küçük olduğunu gördüm. Bence artı haneye eklenilmesi gereken bir durum…
Fiyat konusuna gelince… Tanıtım amaçlı olarak 1 hafta boyunca tüm yurtta gazetelerin fiyatı 50 kuruş. Tanıtımdan sonra yani 9 Marttan itibaren gazete İstanbul, Ankara ve İzmir’de 75 kuruş olacak. Diğer illerde 50 kuruş olarak devam edecek. Hafta sonlarında gazetede 25 kuruşluk bir artış olacak. 3 ildeki fiyat fazlalılığının sebebi; fazladan “kent” ekinin çıkacak olması.
Önemli olan konu ise elbette içerik ve yazar kadrosu. Açıkçası Fatih Altaylı’nın cumartesi günü Zaman’a verdiği röportajı okumasaydım şaşırırdım. Altaylı yazar ağırlıklı bir kadro olamayacağını, muhabir ağırlıklı bir kadro olacağını söylemişti. Yani haber ağırlıklı bir gazete, yorum ağırlıklı değil. Bu kimileri için avantaj kimileri için dezavantaj. Benim için dezavantaj. Gazeteler yorum içindir. Fatih Altaylı’nın amacı muhabirlerin yıldızını yükseltmekse veya kendi deyimiyle “tanrı yazarı” yapmak ise ne kadar başarılı olacağını 1 ay içinde görürüz.
Beni şaşırtan bir olay Zaman gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca’nın Haber Türk’e geçmesiydi. Normal bir olay tabi ki ama şaşırdım işte. Zaman’ın kültür-sanat bölümünde ve Kitap Zamanı ekinde editörlük görevi de bu olaydan sonra devam edecek mi merak ediyorum.
Normal bir olay olduğunu tekrar söylemek gerekir. Fatih Altaylı “bu gazetede benden başka tanrı yazarı yok” demişti. Bekir Coşkun ve Emin Çölaşan’da bu gazetede yer alacaktı fakat Emin Çölaşan’ın doğru bir tercih olmadığını düşünmüş sonradan Altaylı. Bekir Coşkun konusunda anlaşılmasına rağmen Coşkun gelememiş. Veya gelmemiş… Onlar bu gazetede olsaydı “tanrı yazar” denilen sıfat 3’e bölünebilirdi.
Tanınmış simalardan Yaşar Nuri Öztürk var gazetenin köşe yazarlarından. Yaşar Hoca iyi yer bulmuş. Merak ediyorum onun yazılarını da. Özellikle gündeme dair siyasi yorumlarını… Kitabını okumayanlar da bu köşeyi takip ederek kitabından istifade etmiş olacaklar. “Allah İle Aldatmak” adlı kitabını yazı dizisi şeklinde bu köşede yayınlayacakmış. Kitabın reklamı da aradan çıkmış oldu…
Bir diğer kişi Murat Bardakçı… Kendisini son günlerde Haber Türk televizyon kanalında Pelin Batu ile yaptığı tarih programından, Fatih Altaylı ile Tek Tek programında yer almasından ve Sabah gazetesinin eski köşe yazarlarından olarak tanıyoruz. Gazetede “Tarihin Arka Odaları” köşesiyle karşımıza çıkıyor. İsabetli bir tercih… Diğer gazetelerde tarih kategorisine gereken önemin verilmediğini düşünüyorum. Zaman’da bu görevi Mustafa Armağan üstlenmişti.
Gazetenin 3.sayfasında hemen karşımıza Pakize Suda çıkıyor. Gururluymuş ve kendisini artık hakiki bir köşe yazarı olarak görüyormuş. Hakiki köşe yazarı olunca işsizlikten ve gündemden birkaç kelime yazmış. Gazeteleri karşılaştırırken “işsiz kalan kişin üzüntüsünü anlatan hiçbir gazete yok” diye yakınıyor Pakize Hanım. Ve ekliyor; “Oysa aldatılan yahut boşanan kadının halleri gazetelerde boy boy anlatılıyor.” Sorarım Pakize Hanım’a; “Şu ana kadar her daim köşesinde kadın erkek ilişkilerini yazmadı mı?”
Ekonomi gazetesi 1 numara olmuş desem yeridir. Türkiye’de çıkan ekonomi ve iş gazetelerinden Referans ve Dünya gazetesi niteliğinde ve kalitesinde bir ek olmuş. Bu konuda tebrik etmek gerekir.
Son olarak Fatih Altaylı hakkında bir şey söylemek isterim. Biz şöule olacağız, bunu yapacağız, bunu yapmayacağız, herkesi kucaklayacağız, biz böyleyiz gibi şeyleri herkes söyler yeni bir yayın organı çıkarırken. Kendiside bunları söyledi. Röportajında “20 yıl önce ben neysem yine öyleyim. Beni farklı şekilde göremezsiniz” demişti. Fatih Bey Aydın Doğan ile kol kola dolaştığınız, Erdoğan’ın deyimiyle “paralı kalemşörlük” yaptığınız zamanlarla şimdiki zamanı bir karşılaştırın isterseniz… Bu sektörde 20 yıl önceki haliyle şimdiki hali bir olan kaç kişi var Allah aşkına?
Gazetenin köşe yazarlarından Yavuz Semerci “her toplum layık olan medyayı bulur” demiş ilk yazısında. Umarım Haber Türk gazetesi iddia ettiği gibi gücünü özgürlüğünden alır, onun bunun gazetesi olmaz, Türkiye’nin en değişik gazetesi olur ve layık olduğu topluma kendisini okutturur.
Talha Dereci
01.03.2009
Trabzon
Discussion
No comments yet.