// you're reading...

Siyaset

Kör Muhalefet veya Honduras İktidarı

Ülkemizin bir numaralı muhalefeti Deniz Baykal ve saz arkadaşlarıyla birlikte Ce-Haş-Pe’nin birkaç gün önce olağanüstü kongresini televizyon ekranlarında izledim… Bilindik Baykal tavırları ve zırvalıkları… Bu ülkede birçok sorun var; işsizlik, özelleştirme, terör, Kürt sorunu, başörtü sorunu, yargı sorunu vs… Bence bunların arasına “Baykal Sorunu”nu eklemekte epeyce geç kaldık!

İzlerken hayretler içerisinde kaldım Baykal’ı… Bu kadarına da pes artık dedim. Baykal konuşmasında hükümete; “Asker, toplumu rahatsız eden tavırlarda bulundu mu? Kardeşiniz Abdullah’ı cumhurbaşkanı seçmenize engel mi oldu?” diye soru yöneltti. Bu soruyu sorabilen bir parti liderinin bu ülkede veya bu dünyada yaşamadığını düşünmek anormal olmaz sanırım. Bu sorunun cevabını kendisi bilmiyor mu? 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı yapanlar kimdi? Ayışığı ve Sarıkız adlı darbe günlükleri ve darbe girişimlerini kim düzenlemişti? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk gününde e-muhtıra yayınlayan asker nasıl olup da Abdullah Gül’ü seçmeye engel olmadı. Meclise girmeyen de CHP idi. Her olayda Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalan da… Bir de kalkıp bu ülkede askerî vesayet yoktur der! Daha ne olması gerekiyor askerî vesayetin olduğunu kanıtlamak için? İlla ki Erdoğan’da asılmalı mı Menderes gibi? Belki o zaman mutlu olabilir Baykal. Belki o zaman iktidar olabilir Ce-Haş-Pe! Çok partili hayatta doğru dürüst iktidar yüzü göremeyen Ce-Haş-Pe belki bu tip antidemokratik bir şekilde iktidar yüzü görür.

***

Kendi çelişkileri içinde debelenen bir parti Ce-Haş-Pe… Ve günden güne halkın partisi olmaktan çıkan, sorunlara çözüm getirme çabasında olmayan ve durduk yere sorun çıkartan bir parti görünümünde. Çelişkiler içindedir dedim nitekim yine yaptığı adımlarla bunu gösterdi. Meclis’te destek verdiği iki maddelik yargı reformunun iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. Kardeşim madem karşı gelecektin neden destek verdin? 40 saat mi durabildin sözünün arkasında? Sonra çıkıp diyorlar ki; “Gece yarısı getirildi, gerekli bilgilendirme yapılmadı.” Saat 20.00’da başlayan görüşmeler gece 1’e kadar sürmüş. Görüşmeler sonrasında Ce-Haş-Pe’nin TBMM Başkan Vekili Hakkı Süha Okay reforma destek veriyor ama ne oluyorsa oluyor 40 saat sonra parti yanlış yaptığını düşünüyor ve Okay’da hükümeti eleştirmeye başlıyor… Bunların muhalefeti kör muhalefet başka bir şey değil…

***

Malumunuz yakın zamanda “Dumansız Hava Sahası” kapsamında tüm kapalı yerlerde sigara içimi yasaklanmış olacak. Şehrin billboardlarında, televizyon ekranlarında, gazete sayfalarında, radyolarda reklamı yapılmakta, ünlü simalar ekrana çıkıp bu yasaya onay vermekte. Yakın zamanda geçirmiş olduğumuz yerel seçimler zamanında bu konu ile ilgili şehrin billboardlarında bu yasaya destek veren siyasetçi kişilerin fotoğrafları vardı. Bu fotoğrafta yer alan kişiler; Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, MHP lideri Bahçeli, DTP lideri Ahmet Türk, DSP’nin eski genel başkanı Zeki Sezer, ÖDP’nin eski genel başkanı Ufuk Uras ve BBP’nin eski genel başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu idi. Bu kişiler dumansız hava sahası hareketini destekliyordu. Dün şehir içinde gezerken buna benzer bir reklam afişi gördüm. Bu sefer “Onlar %100 Dumansız Hava Sahasına %100 Destek Veriyorlar” diye yazılmış ve altındaki siyasetçilerden Ufuk Uras çıkartılmış ve Zeki Sezer yerine DSP’nin yeni başkanı Masum Türker’in fotoğrafı konulmuş. Bu iki afişin hazırlanması arasında 4 ay var. Neden bu iki afişte de Baykal yok? Hadi ilk afişte bir şekilde bulunmadın ikincisinde neden yoksun? Baykal Erdoğan ile aynı karede olmaktan rahatsız mı oluyor? Neden Ce-Haş-Pe veya lideri Baykal sorun çıkartmak yerine iyi şeylerin öncüsü olmuyor? Muhalefet yapalım da nasıl olursa olsun diye mi düşünüyor? Ben bunları düşünürken gün içinde nette dolaşırken Mustafa Ünal’ın gazetedeki köşesinde yazdığı yazıyı okudum. Başlık; “CHP sigara yasağını da mahkemeye götürecek mi?” Çok mantıklı bir başlık ve içerik. Okumayanların okumasını tavsiye ederim. Ünal “Uzmanlar sigaranın alkole giden yolun ilk basamağı olduğunu söylüyor. Aslında hükümet sigara ile mücadele ediyor maskesiyle içki düşmanlığı yapıyor olamaz mı? Bu da dolaylı olarak yaşam tarzına müdahale değil midir?” diyor ve Ce-Haş-Pe’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabileceğini söylüyor. Başka gerekçeler de var tabi. Mesela laiklik! “Sigara büyük bir ittifakla İslam dininde haram kabul ediliyor. Bu durumda kamuya açık yerlerdeki sigara yasağı için Anayasa’nın başlangıcındaki temel maddelere aykırılıktan söz edilebilir.” diyor. Ne güzel de yazmış. Tam Ce-Haş-Pe’nin ilkeleri ve uyguladıkları doğrultusunda bir söz. Türkiye’de sigara içenlerin oranı çok yüksek… Her ne kadar yasağın uygulaması halktan destek görse de böyle bir kanunu mahkemeye götürmenin CHP için siyasî kazancı olabilir. Farkına mı varamadılar? Yoksa yine saatler sonra mı uyanacaklar?

***

Ankara’da yaşayanlar veya Ankara’yı az çok bilenler bilir Akay Kavşağı’nı. Bu kavşak TBMM, Bakanlıklar ve Genelkurmay Başkanlığı gibi önemli kurum ve kuruluşların geçiş noktasında bulunur. 10 yıl önce yapılan ve Ankara’nın trafiğini rahatlatan kavşak, Ce-Haş-Pe’nin Çankaya Belediyesi’nin açtığı davanın sonucuna göre 1 Ağustos’ta yargı kararıyla kapatılacak. Sebep imar planına aykırılıkmış!

Halka hizmet için mi oradasınız yoksa eziyet vermek için mi? Orayı kapatarak ellerine ne geçecek Ce-Haş-Pe’nin çok merak ediyorum. Gökçek davayı geri çekin anlaşalım halk mağdur olmasın diyor Ce-Haş-Pe burnundan kıl aldırmıyor… Yazıklar olsun ne deyim…

Atatürk 1930’da İzmir halkıyla konuşurken şunları demişti; “Beyler, yaşamın felsefesi, tarihin tuhaf yansıması şudur ki her iyi, her güzel, her yararlı şey karşısında onu yok edecek bir güç belirir. Bizim dilimizde buna GERİCİLİK denir.” Ce-Haş-Pe’nin şu zamana kadar yaptıklarını düşündükçe; bu ülkedeki en iyi (!) gericinin bunlar olduğuna karar verdim… Ya bizim gibi bir ülkede KÖR MUHALEFET olursunuz ya da HONDURAS’TA İKTİDAR!

Talha Dereci
16 Temmuz 2009

Discussion

One Response to “Kör Muhalefet veya Honduras İktidarı”

  1. Keşke bunula sınırlı kalsa! İnsan garip bir yaratık derim gülerler bana..oysaki açık örnekleri günlük yaşantımız içerisinde serseri bir mayın gibi yüzümüze çarpıp duruyor.
    İnsanlar gözlerini ne zaman açmayı başaracak..ya da şöyle söyleyeyim..bakarken görmeyi! Deniz Baykal’ın ve onun gibi herkesin,karşı çıkmaya çalışırken zamanla unuttukları bir şey var! Neye karşı çıkıyoruz?
    Düz mantık.Karşı görüş. Düşman. Senin fikirlerin. Kazanmalı. O zaman! Ne olursa olsun KARŞI ÇIK!!

    Posted by Hüreyla Balcı | 19 Ağustos 2009, 20:06

Post a comment