// you're reading...

Edebiyat

Nemli Bir Karadeniz Akşamı

Güneş artık yüzünü göstermiyor
Dalgalar ise ; plajdaki kuma inat
Hayata tokat atar gibi sertçe vurmakta kıyıya
Onlarca çeşit ağaçlar ise ;
Hafif esen rüzgarda inliyor…
Bir yanda armut ağacı
Yapraklarını batmakta olan güneşe çevirmiş
Ne kadar daha enerji alabilirim düşüncesiyle…
Diğer yanda ise bir çam ağacı
En azından bir 20 yılı geride bırakmıştır
Baksana o yemyeşil dikenlerine
Sanki kendini koruma amaçlı bir silah değil de ;
Bir gül yaprağı kadar masum ve içten…
Şurada da uzunca bir kavak
Denizi seyretmekte usulca
Ve hayaller kurmakta gelecek için…
Ve tepesinde de bir leylek yuvası
O da seyrediyor güzelim maviyi
Bir de ana leylek var yavrularıyla birlikte
Ufuktan baba leyleği bekliyorlar
Baksana hasret ve özlem acısı onları da vurmuş
Bulutlar ise ala rengiyle kendini belli ediyor
Hafif bir sarılık
Güneşten kalma bir renk…
Biraz da turuncu ile kırmızı karışımı
Bu da güneşin batışından olsa gerek…
Bir de deniz mavisi vardı
Nemli bir Karadeniz akşamı bu işte !
Bir yanda mavi
Bir yanda da yeşil
Mavi ile yeşilin dansı yani…
Doğa dedikleri bu herhalde
Hayat ise ; doğayla kendini tatmin etmekte…

Talha Dereci
28.07.2005
Düzce-Akçakoca

Discussion

No comments yet.

Post a comment