Resmi Sevdaların Başkenti
Güneşin doğmasıyla sokaklara döktüğün,
Emekliliğini her defasında erteleyen
- işini sevdiği için değil;
emekli maaşıyla geçinemeyeceğini bildiğinden –
Otuz beş kırk yıllık memurların…
Metrosunda, otobüsünde, dolmuşunda
Farklı farklı duygular
Farklı farklı simalar taşıman…
Tanesi kırk kuruşa gelen simidin
Üç tanesine bir liraya satman…
Hep bir hareket içinde olan Kızılay’ın
Yeşil ışığı kırmızıdan fazla yanan trafik lambaların…
“06 … devam et…” diye anlaşılmayan sesler çıkaran trafik polislerin…
Yolu düzenlemek için;
EGO’nun uzun otobüslerini kavşaklara yerleştirmen…
Bir o yana bir bu yana;
Zabıtalardan kaçan seyyar satıcıların…
İnsanlara panzerleri, çevik kuvvetleri alıştırman…
Her binanda bir dershane, bir avukat, bir diş doktorun…
Olmayan denizinin yokluğunu;
Keçiören’deki yapmacık şelalelerle doldurmaya çalışman…
Her sabah Çankaya’dan esen siyasi rüzgarların…
Zararına satılan kitapların olduğu Olgunlar Sokak’ın…
Zafer Çarşısının önünde oturmaktan bıkmayan;
“Dilekçe yazılır” tabelasının önündeki
Yıllarca daktilosuyla oturan ihtiyar adamın…
Hey gidi Ankara hey…
Ülkenin sıcak gündemini oluşturman
Kocatepe’de kitap fuarın…
Bir de sabah namazın…
Fuarda sıcak bir salebin…
Kültür Merkezi’nde gelenekselleşen fuarın…
Anıtkabir’de Ata ziyaretin…
Varoşlarındaki sevdaların
Bir yanında;
Züğürdün çenesini yoran villaların,
Bir yanda;
Küçük ama gönlü bir o kadar da büyük
Gecekonduların…
Ankara…
Her masasında tavla bulunan cafelerin olduğu ;
Konur Sokak’ın…
Metropol’de bir sineman…
Orman çiftliğinde bir AOÇ dondurman…
Kokoreçin…
Hayvanat bahçen…
19 Mayıs Stadyumu’nda ;
Ankara derbilerin…
Bir de resmi sevdaların vardı Ankara…
Bu kadar fasa fisodan sonra;
Sevdaların vardı…
En ağırından…
En vurgunundan…
Önce sev sonra unut dedirtecek derecede…
Hep hüznü, hep ayrılığı anımsatan…
Terkedilişler, gözyaşları, isyanlar…
Bunları yaşattın bana Ankara…
Ankara…
Resmi sevdaların başkenti…
Ankara…
Ankara…
Talha Dereci
03.01.2008
Trabzon






İlk yorumu sen yazmak ister misin?