RSS Feed
Şub 26

Şarkılar ve Çelişkiler

26 Şubat Perşembe 2009 | Denemelerim

“Sevmek birçok şeyi göze almaktır… ”

Şarkıların insana yazdırdığı anlardan birisindeyim. Eskilerden Yeni Türkü çalıyor. Olmasa mektubun… Her an moda girmeye hazır ben yine kopup gidiyorum uzaklara… Sadece bu cümleye takılarak ben şimdi sevmedim mi gibisinden sordum kendime. Evet, birçok şeyi göze almıştım. Saymakla bitmez bu fedakârlıklar göze alınanlar ama nihayetinde şu an göze almadığım veya alamadığım şeyler yüzünden aşk denen oyunda yalnızları oynayan bir kovboyum. Demek ki her şeyi göze alamamışım. Demek ki hakikaten sevmemişim…

Nereden nereye derken iyi ki şarkı değişti. Biraz daha devam etseydi bu şarkı kendi kendimi suçlamaya başlayacaktım neden tam olarak sevgini ortaya koyamadın diye. Yine ayrılık muhabbeti açacaktım kendi kendime. Yine efkâr… Yine bilindik gececi Talha…

Rabbim sanki kendimi sorgulamamam için göndermeler yapıyordu. Radyoda Üç Hürel çalmaya başlamıştı. Bir sevmek bin defa ölmek imiş… Sevmek buysa sapına kadar sevdim diyorum kendimi teselli edercesine. Nasıl ki şairin dediği gibi insanın ağlaması için gözünden yaş gelmesi gerekmese de, insanın ölmesi için de nefesinin kesilmesi gerekmez… Öyle ya nefes almak yaşamaksa herkes yaşıyor demektir… Zaten her insan ilişkisi ve sevgisi için ölebilir (!) ama her şeyi göze alamaz. Sanırım bu sebepten dolayı şimdikilerde üç beş gün süren kısa vadeli ilişkiler…

Çok küçük şeylerde gereğinden büyük şeyler düşünen ve sürekli ayrıntılara takılan ben ard arda çalan şu iki şarkıda en güzel yıllarımı acaba bir hiç uğruna mı verdiğimi düşünmeye başladım…

Bu soruları sorarken kendime Rabbim yardım çağrımı duymuş olacak ki radyoda çıkan şarkıyla ben tekrardan koptum. Ve işte ben seni böyle yaşadım. Kim ne derse desin ne halde olursam olayım ben seni bu halde sevdim dedim. Radyoda bir İlhan İrem klasiği çalmaya başlamıştı… Anlasana…

“Her sevincin her kederin en ölümsüz sevgilerin sonsuz denen göklerin her şeyin bir sonu varsa ayrılıkların da sonu var bir gün çıkıp geleceksin içimde bir ümit var yeniden seveceksin…”

Nasıl ki her şeyin bir sonu varsa bu ayrılığın, bu mesafelerin de bir sonu elbet vardır elbet olacaktır diyerek sevmiştim ben seni. Her sabah fotoğrafına bakarak sevmiştim seni. Dizilerdeki mutlu çiftlerin yerine koyarak, en güzel aşk şarkılarını hep sana ithaf ederek sevmiştim seni… Evet sevmiştim. Bazen sebebi olmadan bazen sırf beni anlayan ve beni dinleyen biri olarak sevmiştim seni. Bazen beni benden çok düşündüğün için sevmiştim seni. Kimi zaman anlaşamasak da sevmiştim seni. Öyle ya Teoman’ın da dediği gibi; sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir… Anla işte kısa ve öz… Sevmiştim…

Şarkıların insana yazdırdığı anlardan birisindeyim. Radyodan cızırtı sesleri gelmeye başlıyor ve saatlerdir bana zor dayanan şarj “batarya zayıf” diye sürekli uyarı verirken ben sadece radyodaki son şarkının nakarat bölümünün bir kısmını dinleyebildim.

“Ben sevmek, sevmek isterdim nerden bilirdim…….”

Ve “batarya boş” lafıyla gerçek hayata döndüm…

Talha Dereci
05.06.2008

Bu yazıya yapılan yorumlar;

  1. GüLiRaNa diyor ki:

    Hayat durmadan akarken gözlerimiz aynı yerde hep neden aynı bakışlara odaklanmış kalıyor???

    Ve neden sevmenin sonu hüsrana varıyor…

    Ayrılıklar dahilmidir sevdalara Talha…

    Kalemine sağlık…

Bu Konudaki Fikirlerini Paylaş