<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; aşk yazıları</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/ask-yazilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Sen Olduğun İçin</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/sen-oldugun-icin.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/sen-oldugun-icin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:47:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[sen olduğun için]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[Sebepsiz sevgiler yaşadı bu gönül. Neden ve niye sevdi? Seveni oldu mu? Ama en önemlisi kimi sevdi? Yarım kalmış sevda kırıklarını temizlemeye çalışır bu gönlüm. Bir sonbahar yaprağı gibidir bu deli yürek. Çamurlar, karlar, yağmurlar vız gelse de dalından düştükten sonra mutlaka üstüne basıp geçen olur&#8230; İşte bundandır ki gururumu ve benliğimi ayaklar altına alıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sebepsiz sevgiler yaşadı bu gönül. Neden ve niye sevdi? Seveni oldu mu? Ama en önemlisi kimi sevdi?</p>
<p>Yarım kalmış sevda kırıklarını temizlemeye çalışır bu gönlüm. Bir sonbahar yaprağı gibidir bu deli yürek. Çamurlar, karlar, yağmurlar vız gelse de dalından düştükten sonra mutlaka üstüne basıp geçen olur&#8230;<br />
İşte bundandır ki gururumu ve benliğimi ayaklar altına alıp sevdim seni ben&#8230; <span id="more-37"></span></p>
<p>Sen benim ilk göz ağrımsın. Seviyorum seni sırf sen olduğun için. Son nefesinde bile elini tutacağım. Bil ki seni bir ömür seveceğim.</p>
<p>Biliyor musun yüreğimdeki sevgiyi bileğime verdiğimde bendeki bu sevgi ikimize de bir asır yeter. Bu sevgi ancak mezarda biter. Zaten bizi ayıran ölüm değilse yazık bize&#8230;</p>
<p>Biz öyle bir çift olmalıyız ki herkes bizi konuşmalı. Saniyeler bizim için geçmeli, dünya bizim için dönmeli. Leyla ile Mecnun gibi olmalı bizim aşkımız. Yani destanlaşmalı. Dedim ya herkes bizi konuşmalı&#8230;<br />
Seni kazandım diye zenginliğime sevinmem seni kaybederim diye de yoksulluğuma üzülmem. Beni tek teselli eden sana olan aşkımdır. Aşkın ile avunurum&#8230; Aşkın ile avuturum bu gönlümü&#8230;</p>
<p>Sonsuz bir aşk olmalı bizimki. Her nefesimiz bir olmalı. Yediğimiz içtiğimiz bir olmalı. Örnek bir çift olmalıyız. Ama bu iki kişi sevgilerini birleştirerek tek bir varlık olmalı. Yani tek bilek, tek yürek, tek kişi&#8230;</p>
<p>Hani Ferhat Şirine, gündüz geceye, Allah ’da kula lazım ya sen bana lazımsın. Sensiz hayat; bir mum gibi. Kendini ısıtmaktan bile aciz. Ve bir zaman sonra sönmekte&#8230;<br />
Bize ait olan bir şey olmalı. Yani ikimizin canından kopup gelen bir mücevher. Bize benzemeli. Gözleri senin gibi güzel, masum ve derinden olmalı. Masumluk bakımından da bana çekmeli. Dünyanın en güzel cevheri olmalı bu. Çünkü bu senin canından kopup gelen bir elmastır. Çünkü sen varsındır. Senin varlığın vardır. Birde benim sana olan sevgim&#8230;</p>
<p><strong>Talha Dereci</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/sen-oldugun-icin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen Gittin Gideli</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/sen-gittin-gideli.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/sen-gittin-gideli.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[sen gittin gideli]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[Bak sevdiceğim hasretine 1 yıl daha ekledim. Sensiz bir yıl daha geçirdim. Acıma yine acı kattım. Dermanı olmayan dertlerime daha nicelerini ekledim. Bir takvimi daha attım evimin bir köşesine… Bilir misin sen gittin gideli karda yağmaz oldu yılbaşlarında. Artık eskisi gibi tadı çıkmıyor yılbaşı partilerinin. Sigaram eskisi gibi tat vermiyor. Bir çekişte bitiriyorum artık. Acı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bak sevdiceğim hasretine 1 yıl daha ekledim. Sensiz bir yıl daha geçirdim. Acıma yine acı kattım. Dermanı olmayan dertlerime daha nicelerini ekledim. Bir takvimi daha attım evimin bir köşesine…</p>
<p>Bilir misin sen gittin gideli karda yağmaz oldu yılbaşlarında. Artık eskisi gibi tadı çıkmıyor yılbaşı partilerinin. Sigaram eskisi gibi tat vermiyor. Bir çekişte bitiriyorum artık. Acı koyuyor ama hiç takmıyorum… <span id="more-34"></span></p>
<p>Sen gittin gideli çiçekler de küstü bana. Tüm suçu üstüme yüklediler. Ne verdiğim suyu içiyorlar, ne de yapraklarını açıyorlar. Ne de güneşle konuşuyorlar. Güneşe de küstüler yani. Güneş de bana küstü sen gittin gideli penceremin perdesini açmıyorum diye…</p>
<p>Sen gittiğinden beri Ankara’ya hep yağmur yağdı. Yani gidişine bulutlar dahi ağladı. Belki dönersin diye nice umutlar beslemiştim. Ama o da bulutun gözyaşlarıyla ihanet çamurlarında kayboldu. Hasretinden günlerce ağladım. Ama hıçkırıklarımı duyan olmadı…</p>
<p>Yokluğun şarkıları bile etkilemiş. Dinlediğimiz aşk şarkıları piyasadan kaldırılmış. İbrahim Sadri şiir yazmayı bırakmış. Ağlayarak dinlediğimiz plakların hepsi kırılmış. Sadri Alışık filmleri artık yayınlanmaz olmuş televizyonda. Yokluğuna Sadri Abi’de isyan etmiş…</p>
<p>Çocukluğumuzdaki gazozuna oynadığımız mahalle maçları da olmuyor artık. Senin desteğin olmadıkça topa vurasım bile gelmiyor. Bakkal veresiyeyi kesti. Çok sevdiğimiz elma şekeri satan dede artık uğramıyor fakirhanemize. Senin yokluğuna elma şekeri dahi üzüldü…</p>
<p>Ne elma şekeri, ne yağmur, ne güneş, ne de Sadri Abi… Hepsi bahane… Sen gittin gideli kalbimin bir yarısı eksik, ruhum perişan…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
01.01.2006 </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/sen-gittin-gideli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen Benim Güneşimdin Elbet Bir Gün Batacaktın</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/sen-benim-gunesimdin-elbet-bir-gun-batacaktin.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/sen-benim-gunesimdin-elbet-bir-gun-batacaktin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:43:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Benim Güneşimdin Elbet Bir Gün Batacaktın]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Duydum ki evleniyormuşsun. Hem de parasına aşık olduğun zengin birisine. Zengin villalarda kalacakmışsın. Emrinde onlarca uşağın olacakmış. Her gün sosyete ile poker oynayacakmışsın. Para, gözünü kör edip, gerçek mutluluğu göremeyeceksin. Bundan dolayı sana acıyorum&#8230; Halbuki, söz vermiştik birbirimize. Zenginler gibi parmağımızda yüzük olmasa da, değeri biçilmeyen kolyelerimiz vardı boynumuzda. Hizmetinde uşaklar olmayacaktı ama senin hizmetinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Duydum ki evleniyormuşsun. Hem de parasına aşık olduğun zengin birisine. Zengin villalarda kalacakmışsın. Emrinde onlarca uşağın olacakmış. Her gün sosyete ile poker oynayacakmışsın. Para, gözünü kör edip, gerçek mutluluğu göremeyeceksin. Bundan dolayı sana acıyorum&#8230;</p>
<p>Halbuki, söz vermiştik birbirimize. Zenginler gibi parmağımızda yüzük olmasa da, değeri biçilmeyen kolyelerimiz vardı boynumuzda. Hizmetinde uşaklar olmayacaktı ama senin hizmetinde olan seni seven deli bir gönül olacaktı. Biz balık tutacaktık boğazda. Sonra abonesi olduğumuz kahveye gidip demlisinden iki çay içecektik dostlarımızla, dost bildiklerimizle&#8230; Ardından küçük ama sıcak evimize gidecektik. Hayatımız bu şekilde zenginleşecekti. Gönül zengini olacaktık biz. Para, gözümüzü köreltmeyecekti&#8230; <span id="more-31"></span></p>
<p>Biz saate baktıkça hayatı yaşamaya devam edecektik. Nisan yağmurlarında dolaşmak bize zevk verecekti. Bir damla yağmur yetecekti günahlarımızdan temizlenmemize. Sen gül bende dikenin olacaktım. Tüm benliğimi vererek koruyacaktım seni. Sen benim batmayan güneşim olacaktın. Her sabah senin güzelliğinle uyanacaktım hayata. Gece bile engellemeyecekti seni doğman için&#8230;</p>
<p>Sebebi olmayan bir sevda olacaktı bizimkisi. Rakibimiz bile olmayacaktı. Gözyaşımız akmayacaktı. Söz vermiştik birbirimize. Aramızda yollar olsa dahi kalplerimiz hep bir olacaktı. Birbirimize sorduğumuz kelepçeli soruların anahtarı yine biz olacaktık. En mutlu biz, en fedakar biz, en sevimli biz olacaktık&#8230;</p>
<p>Hatırlar mısın evimizin döşemelerine birlikte kara verip beraber döşeyecektik. Hani o çok istediğimiz bebeğimizin odası ayrı olacaktı. Hatta erkek olursa mavi, kız olursa pembeye boyayacaktık duvarları&#8230;</p>
<p>Şimdi bütün bunları düşünüyorum da bu hayaller sadece hayal olarak kaldı. Sen bana gitmek için gelmişsin. Sen uzaklara gittin. Yarınlarım umutsuz. Dedim ya sen benim güneşimdin elbet bir gün batacaktın&#8230;</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
05.01.2006 </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/sen-benim-gunesimdin-elbet-bir-gun-batacaktin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Posta Kutusunda Sararan Mektup</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/posta-kutusunda-sararan-mektup.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/posta-kutusunda-sararan-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:42:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[posta kutusunda sararn mektup]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Biliyorum bu mektubuma da cevap gelmeyecek. Sensizliğin bilmem kaçıncı ayı… Yokluğuna alışamam dedikçe bir gün daha geçiyor. Zaman yine ilerliyor. Güneş yine doğudan doğup batıdan batıyor. İnsanlar yine sabahları işe yetişmeye çalışıyor. Simitçi çocuk yine avazı çıktığı kadar bağırıyor. Barlar yine sabaha kadar açık. İçerdeki sesler hala kalıcı ses bozukluğuna yol açıyor. Deniz yine dalgalı… [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorum bu mektubuma da cevap gelmeyecek. Sensizliğin bilmem kaçıncı ayı…</p>
<p>Yokluğuna alışamam dedikçe bir gün daha geçiyor. Zaman yine ilerliyor. Güneş yine doğudan doğup batıdan batıyor. İnsanlar yine sabahları işe yetişmeye çalışıyor. Simitçi çocuk yine avazı çıktığı kadar bağırıyor. Barlar yine sabaha kadar açık. İçerdeki sesler hala kalıcı ses bozukluğuna yol açıyor. Deniz yine dalgalı… Yine sessiz ve yine seni anımsatıyor… İstanbul bildiğin gibi… <span id="more-29"></span></p>
<p>Oysa böyle olmamalıydı. Bu ayrılık bir şeyleri değiştirmeliydi. Ne bileyim belki gidişine herkes ağlamalıydı. Bir değişiklik mutlaka olmalıydı. Her şeye karşı gelen hayat buna da bir şey bulmalıydı. Kolay olmamalıydı. Belki mevsim bir anda değişmeliydi. Haziranda kışı yaşamalıydık belki. Ya da ırmaklar tersine akmalıydı. Güneş belki hiç doğmamalıydı. Ya da hep gündüz olmalıydı. Geceler olmamalıydı. Biliyorum saçmalıyorum… Ama yediremiyorum kendime… Ne aşkıma ne gururuma…</p>
<p>Belki arkana dönüp bir el sallamalıydın bana. Ya da yine o bakışını atmalıydın bana. Ama yanakların bu sefer kızarmamalıydı. Bana son kez “Seni Seviyorum” demeliydin… İnan buna çok ihtiyacım vardı…</p>
<p>Şimdi kim bilir nerde nasıl ve kiminlesin. Belki hayatında başka biri… Belki ellerin başka elde… Belki de gözlerin başkasını hapsetmekte… Belki… Belki…</p>
<p>Ama şunu bil… Her nerede ne durumda olursan ol! Ben bıraktığın yerde bıraktığın gibi seni seviyor olacağım. Bir daha bu dünyaya gelsem yine seni seveceğim…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
16.08.2006</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/posta-kutusunda-sararan-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nisan ve Sen</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/nisan-ve-sen.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/nisan-ve-sen.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:41:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[nisan ve sen]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Bilir misin senle yaptığımız ortak 2 şey vardı. Birbirimizi delice sevmek ve birde nisan yağmurlarında el ele tutuşup boğazda dolaşmamızdı. Ne güzel de olurdu. Sabaha kaştı yeni doğan güneşe yüzümüzü çevirip bir yandan yağmurda ıslanmak bir yandan da martılara yem vermek. Benim için önemliydiniz. Bu yüzden nisanı da seni sevdiğim gibi severdim. Seninle tanıştıktan sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilir misin senle yaptığımız ortak 2 şey vardı. Birbirimizi delice sevmek ve birde nisan yağmurlarında el ele tutuşup boğazda dolaşmamızdı. Ne güzel de olurdu. Sabaha kaştı yeni doğan güneşe yüzümüzü çevirip bir yandan yağmurda ıslanmak bir yandan da martılara yem vermek. Benim için önemliydiniz. Bu yüzden nisanı da seni sevdiğim gibi severdim. Seninle tanıştıktan sonra daha iyi anladım nisanı. Anladım nisanın bir adının da yalnızlık olmadığını. Şahit oldum senle beraberken… <span id="more-26"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Sonra düşündüm sensiz bir nisan nasıl geçer diye. Ve yaşamaya karar verdim. 13 gün sonra sensiz ikinci nisanım. İnan nisan yağmurları yağmıyor eskisi gibi. Artık yakıyor içimi her damlasında. Hele martılar bakmıyor bile yüzüme. Deniz bile yokluğuna alıştı. Hasret kaldı kokuna. Köşedeki sokak lambası hala seni beklemekte&#8230; İstanbul’un dar sokakları yalnız kaldı.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Bunlara acımıyorsan bari bana acı. Bir damla gözyaşı kokan gönlüm seni bekliyor.</p>
<p class="MsoNormal">Evet seni bekliyorum. İsli nisan akşamlarında… Bir gün geleceksin ve hasret sona erecek. Ve nice nisanlar bizi mutluluğa götürecek…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Nisan sen ve ben…</p>
<p class="MsoNormal"><strong> </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Talha Dereci </strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong>17.03.05 -  Polatlı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/nisan-ve-sen.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mekanın Ne Önemi Var Yine Beraberiz</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/mekanin-ne-onemi-var-yine-beraberiz.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/mekanin-ne-onemi-var-yine-beraberiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:39:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Mekanın Ne Önemi Var Yine Beraberiz]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Yıllar sonra seni aynı otobüste görmek beni sevindirmedi diyemem… Tam unuttum derken bir an karşıma çıkman ve kanamaya yüz tutmuş yarama tuz basman… O an bana bir adımdan bile daha yakındın… Ellerim tutmak istese korkar değemez, sesim sesine çarpmak istese titrer… Gözlerini gözlerimden kaçırdıkça bende; nefesimden buğulanmış camdan dışarı bakmakla yetindim… Yol boyunca göz göze [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra seni aynı otobüste görmek beni sevindirmedi diyemem…</p>
<p class="MsoNormal">Tam unuttum derken bir an karşıma çıkman ve kanamaya yüz tutmuş yarama tuz basman… O an bana bir adımdan bile daha yakındın… Ellerim tutmak istese korkar değemez, sesim sesine çarpmak istese titrer… Gözlerini gözlerimden kaçırdıkça bende; nefesimden buğulanmış camdan dışarı bakmakla yetindim… Yol boyunca göz göze gelmemek için elinden geleni yaptın. Ayakta duranların sırasını bile bozdun. Hatta bilet parasını bile yolun yarısında ortam rahatlayınca verdin. Bu duruma ağlayım mı güleyim mi anlamadım…  <span id="more-23"></span></p>
<p class="MsoNormal">20 dakikalık yol sanki 20 asır gibi geçti…</p>
<p class="MsoNormal">Yaşadıklarımız aklıma geldi. Belki de yaşayamadıklarımızı düşünmeliydim. Çünkü o günlerin gelmeyeceğini ikimiz de biliyorduk. Türk filmlerinin vazgeçilmez sözü dönüp dolaşıp o an bizim için söylendi: “Biz ayrı dünyaların insanlarıyız…”</p>
<p class="MsoNormal">Sen ne düşünüyordun ya da beni takmayıp müziğini dinlemeye devam mı ediyordun? Hala benden nefret ediyor muydun? İçin titriyor muydu benim gibi? Acaba… acaba… ????</p>
<p class="MsoNormal">Bunun gibi cevabı olmayan sorular sorduğumda kendime otobüsün durduğunu ve ineceğimiz durağa geldiğimiz fark ettim. İlk defa otobüsten inmemeyi bu kadar çok istiyordum. Bitmemeliydi bu yolculuk. Ama her şeyin bir sonu olduğu gibi bu yolculuğunda bir sonu vardı. Belki bir umuttur bakar diye gözlerimi sana çevirdiğimde beni izlediğini fark ettim. Bir kaç saniye bakıştıktan sonra sen indin bende arkandan… Hızlı adımlarla uzaklaşıyordun duraktan, benden… Seni izlemeyi düşündüm ama ne işe yarar dedikten sonra yolumu değiştirdim. Yollarımızı değiştirdim…</p>
<p class="MsoNormal">Başka bir yolculukta görüşmek dileğiyle unutulmayan sevgili…</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Talha Dereci<br />
04.09.2006<br />
Yenimahalle-Kızılay Özel Halk Otobüsü &#8211; ANKARA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/mekanin-ne-onemi-var-yine-beraberiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadere Sesleniş-1</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/kadere-seslenis-1.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/kadere-seslenis-1.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:36:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadere Sesleniş]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[Niye böylesin kader niye? Seni tanımazdım önceleri. İnsanların dilinden düşmezdin. Şimdi ise dilimde değil yüreğimdesin. Hep bir parça acın var bende. Hep bir sızı var.Ağırlık çöker bedenime seni düşününce… Hep küçüklüğüme dönmek istiyorum. Çünkü hayat o zaman anlamlıydı. Deniz mavisiydi hayat. Fırından yeni çıkmış ekmek gibi taze ve sıcaktı. Çünkü o zaman dert yoktu. Sıkıntı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Niye böylesin kader niye? Seni tanımazdım önceleri. İnsanların dilinden düşmezdin. Şimdi ise dilimde değil yüreğimdesin. Hep bir parça acın var bende. Hep bir sızı var.Ağırlık çöker bedenime seni düşününce…</p>
<p class="MsoNormal">Hep küçüklüğüme dönmek istiyorum. Çünkü hayat o zaman anlamlıydı. Deniz mavisiydi hayat. Fırından yeni çıkmış ekmek gibi taze ve sıcaktı. Çünkü o zaman dert yoktu. Sıkıntı yoktu. Tozpembeydi hayat. Amaçsız uçan kuş misali özgürdün.Ne ağlamak vardı o zaman ne de loş karanlıklar.Hiç gecem olmazdı.Güneş benim için doğardı ve ben gözümü kapatmadıkça batmazdı.Okyanuslar hep benim için durgundu.Ben yaşama küsmedikçe hiddetlenmezdi.Ve o okyanusun hiçbir zaman hiddetlendiğini görmedim. <span id="more-19"></span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Hayat çok güzeldi. O zamanlar keyif veriyordu yaşamak. Kar bembeyazdı.Havada siyah renk adına hiçbir şey yoktu.Evlerden yükselen dumanlar dahi beyazdı.Etraftaki karlar gibi.Ormanlar yemyeşildi.Yeni filizlenen tohumlar ışık saçıyordu.Nisandaki yağmur bir başkaydı.Her ne kadar ıslansa da için her zaman sıcak kalırdı.Kaldırıma birikmiş sarı yapraklar hiç bir zaman fazlalık yapmazdı.Geceleri çöp arabaları gezmezdi dar sokaklarda.Çünkü insanların kötü kalpten başka çöpleri olmazdı.O zamanlar çöpleri hiçbir zaman dolu görmedim.O zaman insanların tek ihtiyacı sevgiydi.Ama hiçbir zaman sevgiye muhtaç insan görmedim.Çünkü insanın temeli sevgiyle örülüydü.İşte bu yüzden küçüklüğüme dönmek istiyorum…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">Şimdiki hayatıma bir baksana dostum.Şimdi dertsiz günüm olmuyor.Sıkıntı ortağım oldu.Amacım vardı bu sefer.Ama bir kanadım kırıktı,uçamıyordum…Özgür değildim.Şimdi ise sadece gecem belliydi.O da loş karanlıklarda oluşuyordu.Gözüm açık kaldıkça güneş doğmazdı.Güneş ise az ilerideki köşede duran sisli ve kirli sokak lambasıdır.Hep bu sakak lambası yansın diye gözlerimi kapatmazdım.Bu yüzden de gündüzüm olmazdı.Hayata küsmüş durumdayım.Bu yüzden okyanusun köpüklü dalgaları hep üzerime doğru gelirdi.Her gelişinde sensizlik uğrunda boğulurdum,hiddetli dalgalar içinde.Şimdi beyaz kar görmeye dahi hasretim.Kar rengi ise insanların kalbi kadar isli ve siyahtı.Bir de yollardaki çamurlar bunun üstüne eklenince durum daha da vahim olurdu.Evlerden yükselen duman ise hava kirletmekle yetinmeyip etrafına kötülük iksiri saçıyordu.Şimdikilerde 4-5 ağacın yan yana dikilmesi orman oluyordu.Eskiden yalnız kalan kurtlardan başka ağaç olmazdı.Ne filizlenmeye başlayacak ne de sen varsın şu an serüvenimde.Nisan yağmurlarının sokakları sel altında bırakması ve bereketli toprağı çamur yapmaktan başka hiçbir işi yoktu.Mevsim rüzgarlarıyla birlikte savrulan tohumlanmaya başlamış sarı yapraklar.Artık çöp arabaları rezervasyonlu misafirleri oldu dar sokakların.Artık dar sokaklarda birden fazla çöp arabası gezer.Kötü kalpleri temizlemek için.Şimdi ise sevgiden başka sevgililere ihtiyaç var.Hatta bu iş o kadar çok abartıldı ki “Sana Yine Muhtacım” diye şarkı bile var.İnsanların ağzında…Hem de gecelerce…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal">İşte kader bu ve kaderin sonucunda gelen hayatım,serüvenim.İçimdeki çocuğu yaşatmak istiyorum ama tek engeli var.</p>
<p class="MsoNormal">O da ; kader, kader, kader…</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Talha Dereci<br />
</strong><strong>2004 Polatlı</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/kadere-seslenis-1.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gitmelisin</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/gitmelisin.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/gitmelisin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:26:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gitmelisin]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Gitmelisin! Aşk denilen bu beraberliğimizin iyiliği için gitmelisin. Ne arkanda bıraktığın kırık kalbi düşünmelisin ne de önündeki kıracağın gönülleri. Her şeyi elinin tersiyle itip şu lanet olası hayatımdan çekip gitmelisin. Kapıyı çok sert kapamalısın ki kulaklarım bu gidişine üzülerek çınlamalı saatlerce. Hiç acımamalısın çocuksu yüreğime. Çocuğum diye üstüme de gelmemelisin. Dedim ya; sen hiçbir şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gitmelisin! Aşk denilen bu beraberliğimizin iyiliği için gitmelisin. Ne arkanda bıraktığın kırık kalbi düşünmelisin ne de önündeki kıracağın gönülleri. Her şeyi elinin tersiyle itip şu lanet olası hayatımdan çekip gitmelisin. Kapıyı çok sert kapamalısın ki kulaklarım bu gidişine üzülerek çınlamalı saatlerce. Hiç acımamalısın çocuksu yüreğime. Çocuğum diye üstüme de gelmemelisin. Dedim ya; sen hiçbir şey olmamış gibi çekip gitmelisin…  <span id="more-17"></span></p>
<p>Belki benim umutlarımı almalısın. Belki de sende olmayan sevgimi alıp gitmelisin. Kaldırım taşı kadar soğuk gönlüne hapsetmelisin bu umutlarımı. Veya bir zamanlar beraber beslediğimiz umutlarımızı. “Söz” deyip tutmadığın esir olmuş hayalleri bırakıp gitmelisin. Bırakıp gitmelisin ki; hayat bana bu kadar derinden derine çelme takmamalı. Sen bu hayat denilen şeyi oluruna bırakıp gitmelisin…</p>
<p>İçimdeki nefretime daha nicelerini katmadan bu sokaktan çıkıp gitmelisin. Arkana bile bakmamalısın. Nice caddelerden geçmelisin, nice şehirler atlatmalısın, dünyanın bir ucuna gitmelisin. Ama bu sokağa bir daha dönmemelisin…</p>
<p>Geleceğe dair yaptığın planlarda tüm işi bozan geçmişin olmalı. Geçmiş sana hep acı vermeli. Belki bir damla yaş belki biraz gurur incinmesi. Ama maziyi düşündükçe hep bir hançer saplanmalı sırtının en can alıcı yerine. Sen sonunda bu eziyetlere dayanamayıp gitmelisin…</p>
<p>…</p>
<p>Ve gittin. Tıpkı dediğim gibi yaptın. Hiç aldırış etmeden şu gönlümü bırakıp gittin. İhtimallere ve rastlantılara hiç tahmin hakkın vermeden beni bırakıp gittin. Oysa beni bırakmazsın sanırdım. İnan bunun yüzünden bu sözlerim. Beni terk etmezsin sanırdım. İnan bu yüzdendi şu yazdığım satırlar. Sen ayrılığı kulaklarımda çınlatarak kapıyı son gücünle vurup gittin. Erişilmez hırsların derinliklerinde kaybolup gittin. Beni yalnız bıraktın.</p>
<p>BENİ YİNE SENSİZLİĞE MAHKUM EDİP HAYATIMDAN ÇIKIP GİTTİN…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Talha Dereci           <br />
29.03.2006</strong> </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/gitmelisin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elveda Hayat Merhaba Ölüm</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/elveda-hayat-merhaba-olum.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/elveda-hayat-merhaba-olum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 11:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Elveda Hayat Merhaba Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin denemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Ölüm dediğin nedir ki? Dört harften öte bile değil. Hiç beklemediğin anda karşına çıkar. Ki o seni her zaman bekler. Tek amacı; seni bu diyarlardan zamansızca alıp göç ettirmektir… Ve arkanda varsa sevenini ağlatmaktır… Daha yaşamamışsındır hayatı, daha görülecek çok şey vardır. Üzülmek, ağlamak ve sızlanmak nafile&#8230; Bir kere çalmıştır kapını Azrail… İsyan edersin Allah’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ölüm dediğin nedir ki? Dört harften öte bile değil. Hiç beklemediğin anda karşına çıkar. Ki o seni her zaman bekler. Tek amacı; seni bu diyarlardan zamansızca alıp göç ettirmektir… Ve arkanda varsa sevenini ağlatmaktır…</p>
<p>Daha yaşamamışsındır hayatı, daha görülecek çok şey vardır. Üzülmek, ağlamak ve sızlanmak nafile&#8230; Bir kere çalmıştır kapını Azrail… <span id="more-15"></span></p>
<p>İsyan edersin Allah’a hiç yapmadığın bir şey olsa da. “Şimdi sırası mıydı?” diye sorarsın. Öyle ya! Sen on yedisinde genç biriydin. Yıllardır tadamadığın aşkı görünce kapını çaldı ölüm. Evet, isyan etmemek elde değil…</p>
<p>Oysa dönüp baktığında arkana, o kadar çok zaman geçmiştir ki! Hataların, kırgınlıkların, sevinçlerin, gözyaşların ve başarıların… Hepsi sana bakıyor. Hataların arkandan gülüyor. “Biz sana ceza değil, doğruyu bulma yoluyduk.” diyorlar. O an anlıyorsun hataların insana hayatı öğrettiğini, bir ayna gibi her şeyi açıkça gösterdiğini… Ama dedim ya ne işe yarar…</p>
<p>“Beni kıranları kırdım, mutluyum.” Deyip ilk hatanı yapıyorsun. “Onlarda beni kırmıştı.” Deyip kendini avutmaya çalışsan da, ilk yalanını söylemekten kaçamıyorsun. Bu yalanlar ve hatalar devamında da seni rahat bırakmıyor…</p>
<p>İntikam alma zamanı geldi. Ama kimden ve niye? Ailenden mi, dostundan mı, meçhul sevgilinden mi? Onların acı çekmesini istemek senin intikamınsa; boşa uğraşma sen intikamını çoktan almışsın onlara acı çektirerek…</p>
<p>Arkana dön ve bir bak! Başarı dediğin şey intikamdı! Pişman oldun. Ağlıyorsun şimdi. Utanıyorsun. Ama ne fayda… Kim duyar senin ağlamaklı feryatlarını. Kimler biliyor senin ağladığını senden başka. Belki sen bile duymuyorsundur hıçkırıklarını…</p>
<p>Öldükten sonra pişman olsan ne olmasan ne? Yaşarken kırdın onları bir kere. Gerçi yaşamak dediğin şey buysa… Böyle diyorsun ama onu bile hak etmiyorsun. Hep daha fazlasını daha iyisini istedin. Ama bir şeyi unutuyordun. Sen mutluluğu beceremiyordun. Yakışmıyordu sana mutluluk. Oysa en büyük hazlar en küçük zerrelerde saklıydı. Yanı başındaydı mutluluk.</p>
<p>Ama…</p>
<p>Göçüp gidiyorsun bu hayattan şimdi. Git! Ama arkana bakmadan git! Daha fazla üzülmeni istemem. Neden mi? Arkana baktığında senin için gözyaşı dökecek kimsen yok…</p>
<p>Oysa niceleri vardı seni seven. Ne oldu da bir anda değiştin. Sen ne kadar nefret etsen onlar seni o kadar sevdiler, ama… Bardağı taşırmıştın artık…</p>
<p>Şimdi bir zamanlar sana değer verenlerin omuzlarında son yolculuğuna uğurlanıyorsun. Her ne kadar zalim biri olsan da mutlaka seni sevenler olmasa; tabutunu kaldıran kimse olmazdı. Belki sahte gözyaşıdır onların ki. Ama yine de çok sevilmiştin zamanında…</p>
<p>Geri dönüşün yok artık. Bir selam yolla bakalım son kez hayata; “Elveda hayat merhaba ölüm…”</p>
<p>Talha Dereci</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/elveda-hayat-merhaba-olum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

