Ergenekon Partisi ve Türkiye’de Siyasi Parti Olabilmek
Acaba her ülkede Türkiye’deki gibi bu kadar sık gündem değişir mi diye düşündüm bir an. Cevap veremesem de kendime, bu durumun bizim ülke için bir “kader” olduğu kanısına vardım. Ve bu kaderi değiştirmenin çok zor olduğu kanısına bir kez daha varmış oldum. O kadar çok şey olup bitiyor ki ülkede bir gecelik uykumuzda nelere uyanıyoruz… Ve öyle bir hâl almış ki yaşantımız, birkaç deli ortaya bir şey atıyor, tabir-i caizse 70 milyon bunu konuşuyor. Sürüye uyma psikolojisini o kadar iyi yansıtıyoruz ki aynı şeyleri aynı zamanda konuşuyor, aynı tartışmalara onlarca kanalda tartışıp yüzlerce yere yazıyoruz. Ve bu tartışmalar ile bir yere varamayınca veya kafa dank(!) edince ortaya konu atanlar yeni bir gündem oluşturuyor ve kaldığın yerden devam et… Vatanı kurtarmaya devam! (daha fazla…)
Kör Muhalefet veya Honduras İktidarı
Ülkemizin bir numaralı muhalefeti Deniz Baykal ve saz arkadaşlarıyla birlikte Ce-Haş-Pe’nin birkaç gün önce olağanüstü kongresini televizyon ekranlarında izledim… Bilindik Baykal tavırları ve zırvalıkları… Bu ülkede birçok sorun var; işsizlik, özelleştirme, terör, Kürt sorunu, başörtü sorunu, yargı sorunu vs… Bence bunların arasına “Baykal Sorunu”nu eklemekte epeyce geç kaldık!
İzlerken hayretler içerisinde kaldım Baykal’ı… Bu kadarına da pes artık dedim. Baykal konuşmasında hükümete; “Asker, toplumu rahatsız eden tavırlarda bulundu mu? Kardeşiniz Abdullah’ı cumhurbaşkanı seçmenize engel mi oldu?” diye soru yöneltti. Bu soruyu sorabilen bir parti liderinin bu ülkede veya bu dünyada yaşamadığını düşünmek anormal olmaz sanırım. Bu sorunun cevabını kendisi bilmiyor mu? 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı yapanlar kimdi? Ayışığı ve Sarıkız adlı darbe günlükleri ve darbe girişimlerini kim düzenlemişti? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk gününde e-muhtıra yayınlayan asker nasıl olup da Abdullah Gül’ü seçmeye engel olmadı. Meclise girmeyen de CHP idi. Her olayda Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalan da… Bir de kalkıp bu ülkede askerî vesayet yoktur der! Daha ne olması gerekiyor askerî vesayetin olduğunu kanıtlamak için? İlla ki Erdoğan’da asılmalı mı Menderes gibi? Belki o zaman mutlu olabilir Baykal. Belki o zaman iktidar olabilir Ce-Haş-Pe! Çok partili hayatta doğru dürüst iktidar yüzü göremeyen Ce-Haş-Pe belki bu tip antidemokratik bir şekilde iktidar yüzü görür. (daha fazla…)
Yerel Seçimlere Doğru
Yerel seçimlere genel seçimler gibi hazırlanıldığı şu sıralarda AKP ve CHP’nin her zamanki “didişmelerini” izliyoruz ekranlardan. Genel seçimler gibi diyorum çünkü CHP aynı tas aynı hamam AKP de öyle.
Belediye seçimlerinde üzerinde durulması gereken nokta zannımca adayın “belediyecilik” görevini daha önce yerine getirmiş mi ya da bu görevi üstlenebilecek bir kişi mi olup olmamasına bakılmasıdır.
Ankara’ya bakıyorum. Yaşadığım şehirde “tahtından” 15 yıldır inmeyen veya indirilemeyen bir başkan var; Melih Gökçek. AKP’nin adayı… CHP’den ise daha önce başkentte emeği geçen ve bir dönem belediye başkanlığı yapan Murat Karayalçın var. SHP başkanlığından istifa ederek bu yarışa girdi. Ve Mansur Yavaş… MHP’den aday. Beypazarı ilçesinini müthiş bir şekilde geliştirerek uluslar arası platformda adını duyurmayı başardı. (daha fazla…)
“Aziz Türk Milleti,
Günden güne can sıkmaya başlayan, kimi zaman milliyetçilik duygularımı faşizanlığa çevirircesine sinirlerimi bozan, gündemi sürekli meşgul eden meşhur kürt açılımı veya hükümetin deyimiyle demokratik açılım…




