RSS Feed
Eki 24

Ergenekon Partisi ve Türkiye’de Siyasi Parti Olabilmek

24 Ekim 2009 Cumartesi | Siyasi Yazılarım

Ergenekon PartisiAcaba her ülkede Türkiye’deki gibi bu kadar sık gündem değişir mi diye düşündüm bir an. Cevap veremesem de kendime, bu durumun bizim ülke için bir “kader” olduğu kanısına vardım. Ve bu kaderi değiştirmenin çok zor olduğu kanısına bir kez daha varmış oldum. O kadar çok şey olup bitiyor ki ülkede bir gecelik uykumuzda nelere uyanıyoruz… Ve öyle bir hâl almış ki yaşantımız, birkaç deli ortaya bir şey atıyor, tabir-i caizse 70 milyon bunu konuşuyor. Sürüye uyma psikolojisini o kadar iyi yansıtıyoruz ki aynı şeyleri aynı zamanda konuşuyor, aynı tartışmalara onlarca kanalda tartışıp yüzlerce yere yazıyoruz. Ve bu tartışmalar ile bir yere varamayınca veya kafa dank(!) edince ortaya konu atanlar yeni bir gündem oluşturuyor ve kaldığın yerden devam et… Vatanı kurtarmaya devam! (daha fazla…)

Eyl 30

Derkenar : Oral Çalışlar – Liderler Hapishanesi/12 Eylül Günlükleri

30 Eylül 2009 Çarşamba | Derkenar

liderler-hapishanesi-12-eylul-gunlukleri“Aziz Türk Milleti,

İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye
Cumhuriyeti’ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri
içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.”

Bu sözleri söyleyerek ihtilalın başlangıcını yapmıştı Başbuğ Türkeş. Bu ortam derken kastettikleri şey Atatürkçülük yerine başka sapık ve irticai ideolojik fikirlerin üretilmesiydi güya. Bölünme tehlikesi ile karşı karşıyaydı Türkiye güya. Devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştü güya… Vesaire vesaire… 1980’de durum böyleydi darbeyi yapan kesime göre. Yıl 2009… Şimdiki hükümeti bu şekilde düşünen bazı gruplar var. Bunun içinde silahlı gücü bulunanlar da var siviller de… Değişen bir şey koca 30 yılda. (daha fazla…)

Eyl 5

Kürt Açılımına Dair Aforizmalar ve Kürtlerin Tavırları

5 Eylül 2009 Cumartesi | Siyasi Yazılarım

Kürt açılımıGünden güne can sıkmaya başlayan, kimi zaman milliyetçilik duygularımı faşizanlığa çevirircesine sinirlerimi bozan, gündemi sürekli meşgul eden meşhur kürt açılımı veya hükümetin deyimiyle demokratik açılım…

Yazıldı, çizildi her daim konuşuldu… Liderlerin birbirlerine bir küfür etmedikleri kaldı; yakın zamanda o da olur…

Nerden çıktı bu kürt açılımı? Neden çıktı? Hükümetin elindeki veriler ne? Yapılmak istenen şey ne? Yapılacak açılımı hak edenler kimler? Bunların hiçbirisinin belli bir cevabı yok. (daha fazla…)

Tem 16

Kör Muhalefet veya Honduras İktidarı

16 Temmuz 2009 Perşembe | Siyasi Yazılarım

Ülkemizin bir numaralı muhalefeti Deniz Baykal ve saz arkadaşlarıyla birlikte Ce-Haş-Pe’nin birkaç gün önce olağanüstü kongresini televizyon ekranlarında izledim… Bilindik Baykal tavırları ve zırvalıkları… Bu ülkede birçok sorun var; işsizlik, özelleştirme, terör, Kürt sorunu, başörtü sorunu, yargı sorunu vs… Bence bunların arasına “Baykal Sorunu”nu eklemekte epeyce geç kaldık!

İzlerken hayretler içerisinde kaldım Baykal’ı… Bu kadarına da pes artık dedim. Baykal konuşmasında hükümete; “Asker, toplumu rahatsız eden tavırlarda bulundu mu? Kardeşiniz Abdullah’ı cumhurbaşkanı seçmenize engel mi oldu?” diye soru yöneltti. Bu soruyu sorabilen bir parti liderinin bu ülkede veya bu dünyada yaşamadığını düşünmek anormal olmaz sanırım. Bu sorunun cevabını kendisi bilmiyor mu? 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 27 Nisan’ı yapanlar kimdi? Ayışığı ve Sarıkız adlı darbe günlükleri ve darbe girişimlerini kim düzenlemişti? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk gününde e-muhtıra yayınlayan asker nasıl olup da Abdullah Gül’ü seçmeye engel olmadı. Meclise girmeyen de CHP idi. Her olayda Anayasa Mahkemesi’nin kapısını çalan da… Bir de kalkıp bu ülkede askerî vesayet yoktur der! Daha ne olması gerekiyor askerî vesayetin olduğunu kanıtlamak için? İlla ki Erdoğan’da asılmalı mı Menderes gibi? Belki o zaman mutlu olabilir Baykal. Belki o zaman iktidar olabilir Ce-Haş-Pe! Çok partili hayatta doğru dürüst iktidar yüzü göremeyen Ce-Haş-Pe belki bu tip antidemokratik bir şekilde iktidar yüzü görür. (daha fazla…)

Şub 26

Yerel Seçimlere Doğru

26 Şubat 2009 Perşembe | Siyasi Yazılarım

Yerel seçimlere genel seçimler gibi hazırlanıldığı şu sıralarda AKP ve CHP’nin her zamanki “didişmelerini” izliyoruz ekranlardan. Genel seçimler gibi diyorum çünkü CHP aynı tas aynı hamam AKP de öyle.

Belediye seçimlerinde üzerinde durulması gereken nokta zannımca adayın “belediyecilik” görevini daha önce yerine getirmiş mi ya da bu görevi üstlenebilecek bir kişi mi olup olmamasına bakılmasıdır.

Ankara’ya bakıyorum. Yaşadığım şehirde “tahtından” 15 yıldır inmeyen veya indirilemeyen bir başkan var; Melih Gökçek. AKP’nin adayı… CHP’den ise daha önce başkentte emeği geçen ve bir dönem belediye başkanlığı yapan Murat Karayalçın var. SHP başkanlığından istifa ederek bu yarışa girdi. Ve Mansur Yavaş… MHP’den aday. Beypazarı ilçesinini müthiş bir şekilde geliştirerek uluslar arası platformda adını duyurmayı başardı. (daha fazla…)