<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; doğan kitap</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/dogan-kitap/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Siz Kimi Kandırıyorsunuz! &#124; Soner Yalçın</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 21:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık ddergisi]]></category>
		<category><![CDATA[bay pipo]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz türkler]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[doğu perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[nakibendi]]></category>
		<category><![CDATA[odatv]]></category>
		<category><![CDATA[siz kimi kandırıyorsunuz]]></category>
		<category><![CDATA[soner yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[soyağacı]]></category>
		<category><![CDATA[türk che guevara]]></category>
		<category><![CDATA[ufuk güldemir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=832</guid>
		<description><![CDATA[Ulusalcı yazar kadrosunun önde gelen isimlerinden Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Kandırıyorsunuz!” kitabını büyük bir merakla aldım doğrusu. Yalçın’ın bir şeylere sitemi vardı belli. Ve haykırmak veya kusmak istiyordu içindeki bilgileri. “Yakın tarihin gayri resmi notlarında gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız” yazısını da görünce hiç beklemeden aldım ve okumaya başladım. Soner Yalçın’ı ilk okumaya başladığımda ya 6.sınıfta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ulusalcı yazar kadrosunun önde gelen isimlerinden Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Kandırıyorsunuz!” kitabını büyük bir merakla aldım doğrusu. Yalçın’ın bir şeylere sitemi vardı belli. Ve haykırmak veya kusmak istiyordu içindeki bilgileri. “Yakın tarihin gayri resmi notlarında gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız” yazısını da görünce hiç beklemeden aldım ve okumaya başladım.</p>
<p style="text-align: justify;">Soner Yalçın’ı ilk okumaya başladığımda ya 6.sınıfta ya da 7.sınıftaydım. Bay Pipo kitabıydı elimdeki. Kitap epey eskiydi. İlk basımı 1999 du. O zamanlar siyasete hiç mi hiç ilgisi olmayan ben ilk 15-20. Sayfadan sonra sıkıldım ve bıraktım. Şunu söyleyebilirim Soner Yalçın kitaplarını okumak büyük dikkat ve sabır gerektiriyor. Bu kitabı okuduktan sonra buna kesin karar verdim. Birçok inceleme-araştırma kitabı okudum ama Soner Yalçın’ı bu konuda sevemedim. Neden mi? <span id="more-832"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kitabı okurken sanırsınız ki yazar nüfus müdürü. Birkaç hareket ile herkesin soy ağacına ulaşabiliyor. Yazıda konuyla pek alakası olmayan bir kişinin dahi ismi geçsin hemen onun soy ağacını çıkarıp halası böyle amcası şöyle vs. Ve sonunda o kişinin akrabalarından biri mutlaka şeyh çıkıyor, cami imamı çıkıyor falan. Buradan hareketle bu adam ve soyu hareketleri ile laikliğe aykırı şeyler yapıyor veya yapmaya meyilli görüşünü çıkartabiliyor. Veya şu okuldan mezun olunca sabetaycı bu okuldan mezun olunca cemaatçi damgasını vuruyor hemen. Bir araştırmacı bu şekilde mi olmalıdır? Veya bir araştırmacı yazar önyargısız yazı yazması gerekmez mi? Taraf tutulabilir ve bu şekilde yazılabilir ama inceleme-araştırma türü kitaplarda bu konuda hassasiyet gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın içerisinde yok yok! AK Partili milletvekili eşlerinin türbanından, okul yıllarından, Nakşibendi tarikatından, İran’dan girip Türk Che Guevara’larından çıkmış. Çok samimi bir şekilde söyleyebilirim ki elde tutulur somut bir şey yok. Sade ve sadece şüphelerden yola çıkarak kendi tahminlerince “karşı mahalleyi” kirletmek adına yazılmış şeyler… Zaten her zaman yapılan şeyler de bu değil mi? Mesela Bülent Ecevit’in anneannesinin teyzesi Şeyh Ziyaüddin Efendi denilen bir adamla evlenmişte o adam da Gümüşhanevi Dergâhı’nın kurucusu Ahmet Ziyaüddin’in uzaktan akrabasıymış. Gümüşhanevi Dergâhı Nakşibendi tarikatının bir kolu. Buradan yola çıkarak Ecevit bir Nakşibendi tarikatı mensubu oluyor! Komik… Sen kimi kandırmaya çalışıyorsun Soner Efendi! İnanın bu kitaptaki her oldu bu şekilde cıcığının cıcığı çıkarılıp bir yerden tutturup damga yapıştırılıyor. Onun yaptığı gibi hemen bir şey söyleyeyim. Soner Yalçın’ın dedesi Beşiktaş Mevlevi Tekkesi’nden Zeynel Abidin adında birinin kızıyla evlenmişti. O zaman Soner Yalçın Mevlevi tarikatına mensup!</p>
<p style="text-align: justify;">Üslubundan olsa gerek sık sık “Neyse bunu geçelim!” lafını kullanıyor Soner Yalçın. En önemli noktalarda tam yaptığı onca araştırma ve tahmini fikirlerden sonra sıkıştığında veya cümlenin sonu gelmediğinde “Neyse bunu geçelim!” diyor ve devam ediyor. Okuyanlar bana hak verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafa karıştırmak da çok iyi Soner Yalçın… Bir yazar okuyucusunu elbette sorguya itmeli, soru sordurmalı, şüphe duydurmalı ama Yalçın’ın yaptığı düpedüz kafa karıştırmak. Soner Yalçın’ı kısa kısa kelimelerle ifade etmek gerekirse; kuşkuculuk, her işin altında olumsuzluk arama, herkesi düşman görme, sürekli bir tehtid algılaması, komplo teorileri… Kitap baştan aşağı bu şekilde… İnternette kitap satan bir sürü site var. Girin bir tanesine yorumları okuyun. Kitapyurdu.com idealdir çünkü farklı seslerden yüzlerce yorum vardır. Soner Yalçın’ı seven ve kitaplarını da severek okuyan çoğu kişi aynı ortak paydada buluşuyor; tarafsızlık ve sıkılma derecesindeki ayrıntı.</p>
<p style="text-align: justify;">Aydınlık dergisindeki Doğu Perinçek ile ilişkileri de çok karanlık ve şaşırtıcı. Bunların ayrıntısına girmeyelim. Aydınlık’ın, 1987 ile 1995 yılları arasındaki eski çalışanı Soner Yalçın hakkında bir general; Soner Yalçın, Aydınlık gazetesinden ayrıldıktan uzun bir zaman sonra şunları söylemişti: ‘Biz, Yüzbaşı Cem Ersever’i Aydınlık’a hayatını kurtarması için gönderdik. Ancak Aydınlık önemli bir hata yaparak, Yüzbaşı Cem Ersever’le görüşme işine Soner Yalçın’ı da kattı. Bu yanlış, Cem Ersever’in hayatına mal oldu.” Neyse geçelim…</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın hiç mi iyi yanı yok? Boyutu ve kapak tasarımı güzel. Doğan Kitap’ın vermiş olduğu entelektüel bir hava var. Orijinal alanlar için iyi (!) fiyatı var. Tanıtım için güzel sloganları var. Hrant Dink ve Ufuk Güldemir’e ithaf edilmiş olma özelliği var. Okuyanlar ve elinde bulunduranlara “adam ciddi şeyler okuyor” yorumunu söylettiren bir hava var. Daha ne olsun?!</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak… Tarihin gerçekleri mi, tarihçiyi bir yargıya ulaştırır yoksa tarihçi mi önyargılarına uygun bir tarih ortaya çıkarır? Cevabınız ikinci şık ise bu kitabı mutlaka okumalısınız!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;"><strong>Talha Dereci<br />
27.08.2009<br />
ANKARA</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not :</strong> Yazıda kısaca bahsettiğim Soner Yalçın &#8211; Perinçek ilişkileri ve Aydınlık Dergisi anıları hakkında elimde ilginç ve kapsamlı bir dosya var. Bu dosyayı incelemek için <a href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2009/08/Bilinmeyen-Yönleriyle-Soner-Yalçın.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk &#124; Elif Şafak</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 17:02:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak aşk kitabının analizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Aslında çok geç oldu bu kitabı okumak benim için. Bir kitap herkesin elinde varsa nedense o kitabı okumak istemiyorum. Anlamını yitirdi artık diyorum kendimce. Bir kitap meşhur olmaya görsün herkesin elinde dolaşır. Bu kitap çıktığı ilk zamanlar yukarıda bahsettiğim şeyden dolayı almadım. Ama okuyanları gördüm. Harika diyenlerde vardı, beğenmeyen sıkıcı diyenlerde… Bir akşam Trabzon’un meşhur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Aslında çok geç oldu bu kitabı okumak benim için. Bir kitap herkesin elinde varsa nedense o kitabı okumak istemiyorum. Anlamını yitirdi artık diyorum kendimce. Bir kitap meşhur olmaya görsün herkesin elinde dolaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kitap çıktığı ilk zamanlar yukarıda bahsettiğim şeyden dolayı almadım. Ama okuyanları gördüm. Harika diyenlerde vardı, beğenmeyen sıkıcı diyenlerde… Bir akşam Trabzon’un meşhur sokağı Uzun Sokak’ta yürürken dükkanını kapatmak üzere olan kitapçının dışarıya çıkarmış olduğu kitap rafına baktım. Pembe renk ile zaten kendini belli ediyordu. Adam “kesinlikle tavsiye ederim” dedikten sonra aldım. Ve o akşamı okumaya başladım… <span id="more-583"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Elif Şafak’ın daha önceden Med-Cezir Yazıları adlı deneme kitabını okumuştum. Araf kitabını okumaya başlamıştım ki sağolsun annem kitabın içeriğini ve sonunu anlattıktan sonra hevesim kalmadı. Kitabı aldığım tarih final zamanlarına denk gelmesine rağmen yine de aralıklarla okudum.</p>
<p style="text-align: justify;">Akıcı ve sade bir dili olduğu kesin Elif Şafak’ın. Zaten Zaman Gazetesi’ndeki yazılarını da sıklıkla olmasa da takip ederdim. Başladım ve bir an önce bitirmek istedim. Kitaptaki 40 Kural’ın her birini merakla bekledim. Uzun zamandır roman okumuyordum. Önceleri roman okurken bir zaman sonra romanların bana bir faydası olmadığını anladığım anda bırakmıştım roman okumayı. Aynı şekilde kişisel gelişim kitapları da öyle… Bu yüzden de okumak geç oldu Aşk’ı. Sanırım okuduğum son roman 2 yıl önce Dan Brown’un Melekler ve Şeytanlar kitabıydı. Onunda yakın zamanda filmi çıktı. Haliyle Aşk’ı okuyunca insan daha bir merak ediyor Mevlana’yı… Bilmeyenler varsa söyleyeyim Mevlana’nın da hayatı film oluyor. Bakalım o filmde Aşk’ın satırlarını ne kadar göreceğiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçenlerde gazetede bu kitabı kül renginde gördüm. Neymiş efendim erkeklere pek yakışan bir renk değilmiş, kalabalık ortamlarda okurlarken tuhaf oluyorlarmış, herkes onlara bakıyorlarmış vs vs… Ve bu sebeplerden dolayı yeni basımlarda bu kitap pembe yerine kül renginde. Türkiye burası… Ne demeli ki…</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan biridir bence. Ve son olarak kitaptan altını çizdiğim satırlar…</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Başkalarının kirli işlerini yaparım. Benim gibilerine de lüzum var şu hayatta. Allahüteala bile mukaddes nizamını kurarken, can alma işinde Azrail’i kendine tayin etmemiş mi? Böylece insanlar her ne felaket gelirse başlarına Azrail’den bilmişler. Ecel meleği lanetlenmiş, ondan çekinmişler. Bu sayede O’nun ismine zeval gelmemiş. Diyebilirsiniz ki; adil midir, reva mıdır bu Azrail’e? Ama zaten bu dünya pek de öyle adaletli sayılmaz, öyle değil mi?</li>
<li>Üçüncü Kural: Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri mânâdır. Sonraki bâtınî mânâ. Üçüncü bâtınînin bâtınîsidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.</li>
<li>Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: “Bırak kendini, ko gitsin!”</li>
<li>Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!</li>
<li>Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.</li>
<li>Şeriat der ki; “Seninki senin, benimki benim.” Tarikat der ki; “Seninki senin, benimki de senin.” Marifet der ki; “Ne benimki var ne seninki.” Hakikat der ki; “Ne sen varsın, ne ben.”</li>
<li>Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, “ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin. Bunu anlatır Yirmi Dokuzunca Kural.</li>
<li>Aşk bir milâd demektir. Şayet “aşktan önce” ve “aşktan sonra” aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!</li>
<li>Aşık oldukları adamı sevgileri aracılığıyla değiştirebileceklerini zannetmek biz kadınlara özgü kadim bir gafletmiş meğer.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Talha Dereci<br />
14.07.2009</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

