<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; doğu perinçek</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/dogu-perincek/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Liderler Hapishanesi/12 Eylül Günlükleri &#124; Oral Çalışlar</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 13:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül 1980 darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül günlükleri]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık gazetesi genel yayın yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[başbuğ alparslan türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[bülent ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[doğu perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul günay]]></category>
		<category><![CDATA[kemal anadol]]></category>
		<category><![CDATA[kenan evren]]></category>
		<category><![CDATA[liderler hapishanesi]]></category>
		<category><![CDATA[msp]]></category>
		<category><![CDATA[necmettin erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[önder sav]]></category>
		<category><![CDATA[oral çalışlar]]></category>
		<category><![CDATA[radikal gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[talha derec]]></category>
		<category><![CDATA[tikp]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar okuyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[“Aziz Türk Milleti, İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.” Bu sözleri söyleyerek ihtilalın başlangıcını yapmıştı Başbuğ Türkeş. Bu ortam derken kastettikleri şey Atatürkçülük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Aziz Türk Milleti,</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sözleri söyleyerek ihtilalın başlangıcını yapmıştı Başbuğ Türkeş. Bu ortam derken kastettikleri şey Atatürkçülük yerine başka sapık ve irticai ideolojik fikirlerin üretilmesiydi güya. Bölünme tehlikesi ile karşı karşıyaydı Türkiye güya. Devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştü güya… Vesaire vesaire… 1980’de durum böyleydi darbeyi yapan kesime göre. Yıl 2009… Şimdiki hükümeti bu şekilde düşünen bazı gruplar var. Bunun içinde silahlı gücü bulunanlar da var siviller de… Değişen bir şey koca 30 yılda.<span id="more-1005"></span></p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül’e bir başka yönden bakan veya tam da içinden bakan bir gözün kitabını okudum. Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar’ın Liderler Hapishanesi/12 Eylül Günlükleri adlı kitabı. 12 Eylül sonrası bürokratlar, parti başkanları ve milletvekilleri ile parti üyesi kişiler Ankara Kirazlıdere’deki Dil Okulu’nda hapse mahkûm olurlar. Tanınmış simalar vardır. Şu anki Ergenekon tutuklusu İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek var. O zamanlar TİKP başkanı. Necmettin Erbakan var MSP genel başkanı olarak. Şimdiki Kültür ve Turizm bakanımız Ertuğrul Günay’da hapiste CHP saflarında. Günay’ın o zamanki avukatları CHP’nin kemikleşmiş vekilleri Kemal Anadol ve Önder Sav. Ayrıca bu kitaba Haziran 2008’de önsöz yazmış. MHP’den Yaşar Okuyan var asi bir kimliğinle. Ve sessiz, düşünceli tavırlarıyla Alparslan Türkeş… Ve merhum Bülent Ecevit. O günlerdeki anıları kâğıda tutan o günkü Aydınlık Gazetesi genel yayın yönetmeni Oral Çalışlar…Gazete olarak hapis süresince TİKP’den yana olduklarını çok net bir şekilde yazmış kitabında.</p>
<p style="text-align: justify;">İşin siyasi boyutunu bir tarafa bırakıp bu ağır top siyasilerin meclis çatısı altında birbirini yerken hapiste aynı çatı altında çaresizlik içinde neler yaptıklarını okuyunca iyiki de tutmuş günlükleri dedim Çalışlar için. İşin insani kısmını okumak siyasi kısmını okumaktan daha iyidir. Kitabı okunası yapan da bu insani durumu yansıtan anekdotlar… İşte birkaç örnek…</p>
<p style="text-align: justify;">Erbakan hapis sırasında günün büyük bir kısmını namaz kılar ve Kur’an okuyarak geçirirmiş. Kapıdan sağ adımını atmadan girmez, kapı boşluğundan geçerken elleriyle önünü ve arkasını kapatarak geçermiş. TİKP’liler bunu merak etmiş ve MSP’lilere sormuşlar bunun nedeni. Ve cevap vermişler; “Kapıda şeytan olabilir ve insanı günaha sokabilecek şeyler yapabilir. O yüzden hoca önlem alıyor.”</p>
<p style="text-align: justify;">Hapse sabahları gazeteler geliyormuş. MSP’lilerin gazetelerini eski İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk alıyormuş. Yalnız gazeteleri arkadaşlarına vermeden önce tek tek sayfaları karıştırıp tesettür kurallarına uymayan kadınların resimlerini yüzleri ve ayak bilekleri dışındaki tarafları karalayıp ondan sonra verirmiş. MSP’lilerde gönül rahatlığıyla (!) okurlarmış gazetelerini.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman geçtikçe kitaplarda hakikaten günden güne ilginç bilgiler çıkıyor. Şimdi bir şey söyleyeceğim ve birtakım Kemalistler rahatsız olacaklar. Bunların özelliklerini her daim tekrar ediyorum. Bunlar takım tutar gibi her alanda kayıtsız şartsız, körü körüne, sorgulamadan ve doğruları görmeden hayatına devam eden lügatlerinin ve ağızlarının bir numaralı kelimesi Laiklik olan insanlardır. Neyse fazla uzatmayayım. Yıllar önce duyduğum bir bilgiydi bu. Ve bu kitapta da geçmiş… Gençliğe Hitabe bilinenin aksine Atatürk tarafından değil İsmet İnönü tarafından yazılmış. Ecevit hapiste İnönü ile ilgili anılarını anlatırken bunu da es geçmiyor. Şimdi kalkıp birileri benim daha öncelerden de yaptığım gibi “bu söz aslında Atatürk’ün değil şu adamındır” desem beni Atatürk düşmanı ve irticacı yaparlar… Neyse…</p>
<p style="text-align: justify;">Son bir anekdot ile yazımı noktalıyım. CHP’li ve TİKP’liler 1 Mayıs günü üzerlerine en şık kıyafetlerini giyiyorlar ve Emek Bayramı’nı kutlamak için hazırlık yapıyorlar. Bu durumu gören MHP’li Yaşar Okuyan; “ İki gün sonra da bizim bayramımız -3Mayıs Türkçülük Günü- o zaman da böyle kıyafetlerinizi giyip bayramı kutlarız1 dedi. Bu söz üzerine Tuncay Mataracı şu cevabı verir; “Aslanım, 1 Mayıs adam bayramı. Sizinki köpek bayramı. Köpek bayramında giyinmeye ne gerek var?” Evet, ağır bir laftı. Yorumu bana düşmez… Okuyan da bir cevap verememiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Hapishanedeki nikâhta komik duruma düşen vekilleri, Ecevit’in her konu hakkındaki ilginç anılarını, hapisteki voleybol ve ping pong turnuvalarındaki liderlerin performanslarını ve kavgalarını… Kısacası 12 Eylül zamanındaki liderlerin ve ilgili şahısların hayatiakışındaki durumlarını bilmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. Son bölümlerde biraz sıkılma durumu olsa da kütüphane de bulunması faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Talha Dereci<br />
30 Eylül 2009</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siz Kimi Kandırıyorsunuz! &#124; Soner Yalçın</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2009 21:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık ddergisi]]></category>
		<category><![CDATA[bay pipo]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz türkler]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[doğu perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink]]></category>
		<category><![CDATA[hürriyet yazarı]]></category>
		<category><![CDATA[nakibendi]]></category>
		<category><![CDATA[odatv]]></category>
		<category><![CDATA[siz kimi kandırıyorsunuz]]></category>
		<category><![CDATA[soner yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[soyağacı]]></category>
		<category><![CDATA[türk che guevara]]></category>
		<category><![CDATA[ufuk güldemir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=832</guid>
		<description><![CDATA[Ulusalcı yazar kadrosunun önde gelen isimlerinden Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Kandırıyorsunuz!” kitabını büyük bir merakla aldım doğrusu. Yalçın’ın bir şeylere sitemi vardı belli. Ve haykırmak veya kusmak istiyordu içindeki bilgileri. “Yakın tarihin gayri resmi notlarında gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız” yazısını da görünce hiç beklemeden aldım ve okumaya başladım. Soner Yalçın’ı ilk okumaya başladığımda ya 6.sınıfta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ulusalcı yazar kadrosunun önde gelen isimlerinden Soner Yalçın’ın “Siz Kimi Kandırıyorsunuz!” kitabını büyük bir merakla aldım doğrusu. Yalçın’ın bir şeylere sitemi vardı belli. Ve haykırmak veya kusmak istiyordu içindeki bilgileri. “Yakın tarihin gayri resmi notlarında gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız” yazısını da görünce hiç beklemeden aldım ve okumaya başladım.</p>
<p style="text-align: justify;">Soner Yalçın’ı ilk okumaya başladığımda ya 6.sınıfta ya da 7.sınıftaydım. Bay Pipo kitabıydı elimdeki. Kitap epey eskiydi. İlk basımı 1999 du. O zamanlar siyasete hiç mi hiç ilgisi olmayan ben ilk 15-20. Sayfadan sonra sıkıldım ve bıraktım. Şunu söyleyebilirim Soner Yalçın kitaplarını okumak büyük dikkat ve sabır gerektiriyor. Bu kitabı okuduktan sonra buna kesin karar verdim. Birçok inceleme-araştırma kitabı okudum ama Soner Yalçın’ı bu konuda sevemedim. Neden mi? <span id="more-832"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kitabı okurken sanırsınız ki yazar nüfus müdürü. Birkaç hareket ile herkesin soy ağacına ulaşabiliyor. Yazıda konuyla pek alakası olmayan bir kişinin dahi ismi geçsin hemen onun soy ağacını çıkarıp halası böyle amcası şöyle vs. Ve sonunda o kişinin akrabalarından biri mutlaka şeyh çıkıyor, cami imamı çıkıyor falan. Buradan hareketle bu adam ve soyu hareketleri ile laikliğe aykırı şeyler yapıyor veya yapmaya meyilli görüşünü çıkartabiliyor. Veya şu okuldan mezun olunca sabetaycı bu okuldan mezun olunca cemaatçi damgasını vuruyor hemen. Bir araştırmacı bu şekilde mi olmalıdır? Veya bir araştırmacı yazar önyargısız yazı yazması gerekmez mi? Taraf tutulabilir ve bu şekilde yazılabilir ama inceleme-araştırma türü kitaplarda bu konuda hassasiyet gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın içerisinde yok yok! AK Partili milletvekili eşlerinin türbanından, okul yıllarından, Nakşibendi tarikatından, İran’dan girip Türk Che Guevara’larından çıkmış. Çok samimi bir şekilde söyleyebilirim ki elde tutulur somut bir şey yok. Sade ve sadece şüphelerden yola çıkarak kendi tahminlerince “karşı mahalleyi” kirletmek adına yazılmış şeyler… Zaten her zaman yapılan şeyler de bu değil mi? Mesela Bülent Ecevit’in anneannesinin teyzesi Şeyh Ziyaüddin Efendi denilen bir adamla evlenmişte o adam da Gümüşhanevi Dergâhı’nın kurucusu Ahmet Ziyaüddin’in uzaktan akrabasıymış. Gümüşhanevi Dergâhı Nakşibendi tarikatının bir kolu. Buradan yola çıkarak Ecevit bir Nakşibendi tarikatı mensubu oluyor! Komik… Sen kimi kandırmaya çalışıyorsun Soner Efendi! İnanın bu kitaptaki her oldu bu şekilde cıcığının cıcığı çıkarılıp bir yerden tutturup damga yapıştırılıyor. Onun yaptığı gibi hemen bir şey söyleyeyim. Soner Yalçın’ın dedesi Beşiktaş Mevlevi Tekkesi’nden Zeynel Abidin adında birinin kızıyla evlenmişti. O zaman Soner Yalçın Mevlevi tarikatına mensup!</p>
<p style="text-align: justify;">Üslubundan olsa gerek sık sık “Neyse bunu geçelim!” lafını kullanıyor Soner Yalçın. En önemli noktalarda tam yaptığı onca araştırma ve tahmini fikirlerden sonra sıkıştığında veya cümlenin sonu gelmediğinde “Neyse bunu geçelim!” diyor ve devam ediyor. Okuyanlar bana hak verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafa karıştırmak da çok iyi Soner Yalçın… Bir yazar okuyucusunu elbette sorguya itmeli, soru sordurmalı, şüphe duydurmalı ama Yalçın’ın yaptığı düpedüz kafa karıştırmak. Soner Yalçın’ı kısa kısa kelimelerle ifade etmek gerekirse; kuşkuculuk, her işin altında olumsuzluk arama, herkesi düşman görme, sürekli bir tehtid algılaması, komplo teorileri… Kitap baştan aşağı bu şekilde… İnternette kitap satan bir sürü site var. Girin bir tanesine yorumları okuyun. Kitapyurdu.com idealdir çünkü farklı seslerden yüzlerce yorum vardır. Soner Yalçın’ı seven ve kitaplarını da severek okuyan çoğu kişi aynı ortak paydada buluşuyor; tarafsızlık ve sıkılma derecesindeki ayrıntı.</p>
<p style="text-align: justify;">Aydınlık dergisindeki Doğu Perinçek ile ilişkileri de çok karanlık ve şaşırtıcı. Bunların ayrıntısına girmeyelim. Aydınlık’ın, 1987 ile 1995 yılları arasındaki eski çalışanı Soner Yalçın hakkında bir general; Soner Yalçın, Aydınlık gazetesinden ayrıldıktan uzun bir zaman sonra şunları söylemişti: ‘Biz, Yüzbaşı Cem Ersever’i Aydınlık’a hayatını kurtarması için gönderdik. Ancak Aydınlık önemli bir hata yaparak, Yüzbaşı Cem Ersever’le görüşme işine Soner Yalçın’ı da kattı. Bu yanlış, Cem Ersever’in hayatına mal oldu.” Neyse geçelim…</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın hiç mi iyi yanı yok? Boyutu ve kapak tasarımı güzel. Doğan Kitap’ın vermiş olduğu entelektüel bir hava var. Orijinal alanlar için iyi (!) fiyatı var. Tanıtım için güzel sloganları var. Hrant Dink ve Ufuk Güldemir’e ithaf edilmiş olma özelliği var. Okuyanlar ve elinde bulunduranlara “adam ciddi şeyler okuyor” yorumunu söylettiren bir hava var. Daha ne olsun?!</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak… Tarihin gerçekleri mi, tarihçiyi bir yargıya ulaştırır yoksa tarihçi mi önyargılarına uygun bir tarih ortaya çıkarır? Cevabınız ikinci şık ise bu kitabı mutlaka okumalısınız!</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #3366ff;"><strong>Talha Dereci<br />
27.08.2009<br />
ANKARA</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not :</strong> Yazıda kısaca bahsettiğim Soner Yalçın &#8211; Perinçek ilişkileri ve Aydınlık Dergisi anıları hakkında elimde ilginç ve kapsamlı bir dosya var. Bu dosyayı incelemek için <a href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2009/08/Bilinmeyen-Yönleriyle-Soner-Yalçın.pdf" target="_blank">tıklayınız</a>!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perinçek, Ulusalcılık ve Ergenekon</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/perincek-ulusalcilik-ve-ergenekon.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/perincek-ulusalcilik-ve-ergenekon.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 15:06:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet türk]]></category>
		<category><![CDATA[cemil bayık]]></category>
		<category><![CDATA[doğu perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[işçi partisi]]></category>
		<category><![CDATA[medi zana]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin siyasi yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[terör]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcılık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=280</guid>
		<description><![CDATA[Gözümle görmeden katiyen inanmam diyenlere “Al da gör!” dercesine bir fotoğraf yığını yayınlandı medyada. Ulusalcı, vatansever ve kendisini devlet yanlısı gibi gösteren İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ve kadim dostu terörist başı Abdullah Öcalan ile sarmaş dolaş olan fotoğrafları… Kadim dost diyorum çünkü hakikaten pozlar 40 yıllık dostluk görüntüsü veriyor. Kol kola girip kahkahalar atmak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gözümle görmeden katiyen inanmam diyenlere “Al da gör!” dercesine bir fotoğraf yığını yayınlandı medyada. Ulusalcı, vatansever ve kendisini devlet yanlısı gibi gösteren İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ve kadim dostu terörist başı Abdullah Öcalan ile sarmaş dolaş olan fotoğrafları… Kadim dost diyorum çünkü hakikaten pozlar 40 yıllık dostluk görüntüsü veriyor. Kol kola girip kahkahalar atmak, birbirine çiçek vermeler,aynı sofrayı paylaşmalar vs…</p>
<p>Perinçek Ergenekon kapsamı dahilinde tutuklanan kişiler içinde “ulusalcı” bir parti başkanı olarak elbette en büyük ilgiyi çekenlerden biriydi. İddianame yayınlandı. Neydi Perinçek ile ilgili olan kısım? İddianameye göre, 12 Aralık 1994 “gizli” bandrollü bir belge ele geçiriliyor terör örgütü üyelerinden. Bu belgede PKK’nın 27 Kasım 1978′de Diyarbakır’ın Lice ilçesi Ziyaret köyünde toplanan 25 kişi tarafından kurulduğu ve kurucuları arasında terörist başı Abdullah Öcalan ile birlikte, Doğu Perinçek, Ahmet Türk, Mehdi Zana ve Cemil Bayık’ın da olduğu anlatılıyor. Al bir de buradan yak…  <span id="more-280"></span></p>
<p>Ahmet Türk malumunuz bağımsız adaylar sayesinde doğuda kendi oyunu toplayıp mecliste partisini gösterdi. AKP kadar gündemde olmasa da onun da bir kapatma davası var. Dava yaklaştığından olacak ki; “kader arkadaşı” AKP’ye yakın bir ilgi, onun safına geçme ve muhalefete söylemler…</p>
<p>Neden bunu diyorum? Çünkü Perinçek de o mükemmel ulusalcı çizgisiyle memleketin vatan millet Sakarya edebiyatı yapan kişiler arasında yer almaktaydı. Ama gelin görün ki pek sürmedi bu durum. En azından somut belgelerle Perinçek’in böyle bir kişilik olmadığı gözlemlendi. Ayrıca 1998 yılında bir teröristin el yazısı ile yazdığı bir mektup da iddianamede yer alıyor. Mektup da terörist İşçi Partisi Doğu Perinçek’e teşekkür ediyordu. Artık teşekkürün sebebini varın siz anlayın…</p>
<p>Bir de küçük bir hatırlatma ile Mehdi Zana’ya değinmek isterim. Mehdi Zana şimdiki işçi partisinin kökü Türkiye İşçi Partisi ( TİP ) milletvekiliydi. 78 yılındaki seçimlerde Diyarbakır belediye başkanlığına bağımsız olarak seçildi. 16 yıl hapiste yattı. 8 yıl İsveç’te kaldı ve 2004’te Türkiye’ye geldi.</p>
<p>Kürtlerin yaşadıkları ülkelerde kimlik ve hak mücadelelerinde neden zorlandıklarına yönelik bir soruya, “Kürtler bence İslamiyeti kabul ettiklerinde kaybettiler” yanıtı veren Zana, DTP yöneticilerinin Abdullah Öcalan´dan “sayın” diye bahsetmelerini normal buldu. Bir röportaj sırasında da “Doğu ve Güneydoğu Kürdistan’dır.” diyerek dikkatleri üstüne çekti.</p>
<p>Perinçek bu operasyon dahilinde var da Zana neden yok anlamış değilim?</p>
<p>Başta da belirttiğim gibi DTP’nin de kapatılma ihtimali var. Sebebi ne? Terör örgütüne yandaşlık yapmak. DTP sorunları görmek, PKK ile bağlantısını kesmek ve en azından iddia ettikleri gibi demokratik bir açılım yapmaktan son derece uzak. Ve bu sebeple mahkemede davası sürüyor.</p>
<p>Peki İşçi Partisi? Buna neden birileri dava açmadı? Perinçek’in Ahmet Türk’ten Abdullah Öcalan’a daha yakın olduğu çok açık. Hem PKK’nın kurucusu ol hem partin kapatılmasın! Sonra ulusalcıyım diye geçin. Birileri bunun da hesabını sormalı. Parti çöplüğü diye alaya aldığınız bu memlekette teröre yandaşlığı bırakın direkt terörün kurucusu bir kişinin partisine hala bir kapatma davası açılmaması ilginç…</p>
<p>Daha da ileri gidersek; Ergenekon iddianamesine göre İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, Bingöl’de 33 askerin şehit edildiği eylemin azmettiricisi olduğu ileri sürüldü. Bu bir iddia. Doğruluğu tartışılır. Ama bu iddianın kaynağı da sağlam bir yerden. Perinçek’in o ulusal yönüne yakışır bir kanalı var; Ulusal TV. Bu iddianın dokümanı Ulusal TV Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Akfırat’ın evinde bulundu. 4 sayfalık bir dokümandı.</p>
<p>Bunca söylenenler, iddialar, fotoğraflardan sonra bu iddianın zannımca doğru olduğunu düşünüyorum. Yine de kesin bir şey söylememek gerekir.</p>
<p>Ama şu bir gerçek, Ergenekon soruşturması “boş” diyenler artık şapkalarını önüne koymalı. Çok açık bir şekilde ülke kaosa götürülmek isteniyor. Hem de sürpriz kişilerce…</p>
<p>Soruşturmanın sonuna kadar devam etmesi ve İşçi Partisi ile ilgili bir takım gerçeklerin medyada yer alması temennim…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
30.07.2008</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/perincek-ulusalcilik-ve-ergenekon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

