<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; elif şafak</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/elif-safak/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Elif Şafak&#8217;ın Erkek Hali</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/elif-safakin-erkek-hali.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/elif-safakin-erkek-hali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Aug 2011 17:29:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak erkek fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[iskender]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=2537</guid>
		<description><![CDATA[Son kitabı İskender ile gündeme oturan Elif Şafak en çok da kapak resmi ile konuşulmuştu. Kitabın kapağını hazırlayan Alametifarika Reklam Ajansı’ndan Uğurcan Ataoğlu, çekimlerin perde arkasında yaşananları Habertürk’le paylaşmış. Şafak’ın “İskender” romanının kapağının “Genius Within: The Inner Life of Gleen Gould” belgeselinin afişine çok benzediği öne sürülmüştü. Çekimler Londra’da yapılmış ve 12 saat sürmüş… Habere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/08/tumblr_lqar0vmCGD1qmtwqk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2538" title="Şafak 01" src="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/08/tumblr_lqar0vmCGD1qmtwqk.jpg" alt="" width="450" height="287" /></a></p>
<p>Son kitabı İskender ile gündeme oturan Elif Şafak en çok da kapak resmi ile konuşulmuştu. Kitabın kapağını hazırlayan Alametifarika Reklam Ajansı’ndan Uğurcan Ataoğlu, çekimlerin perde arkasında yaşananları Habertürk’le paylaşmış. Şafak’ın “İskender” romanının kapağının “Genius Within: The Inner Life of Gleen Gould” belgeselinin afişine çok benzediği öne sürülmüştü.</p>
<p>Çekimler Londra’da yapılmış ve 12 saat sürmüş… Habere göre; “Erkek peruğu ekip, çekimin yapılacağı günün sabahı erken saatte bir araya gelindi ve önce Elif Şafak’a erkek makyajı yapıldı. Sonra 70’li yıllara göre önceden hazırlanan erkek peruğu takıldı. Ense uzun bulununca Elif Şafak sandalyeye oturdu ve gazetesini okurken bir güzel erkek tıraşı oldu. Ardından bit pazarından seçilen kıyafet kombinasyonlarını tek tek giyinerek denedi. Fotoğraflar, Londra’da yaşayan fotoğrafçı Timur Çelikdağ ile birlikte gerçekleştirildi. Çekimler için eski Londra dokusunun muhafaza edildiği bir sokağa yakın stüdyo kiralandı. Çekimler hem iç mekândaki soyut fonda, hem de sokaklarda yapıldı.”</p>
<p>Yakışıklı mı çıkmış ne?</p>
<p><a href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/08/tumblr_lqarcloc3y1qmtwqk.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2539" title="Şafak 02" src="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/08/tumblr_lqarcloc3y1qmtwqk.jpg" alt="" width="363" height="544" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/elif-safakin-erkek-hali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30. Kocatepe Kitap Fuarı</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/30-kocatepe-kitap-fuari.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/30-kocatepe-kitap-fuari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Aug 2011 16:37:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[ali yaşar sarıbay]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[kocatepe kitap fuarı]]></category>
		<category><![CDATA[murat belge]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa ulusoy]]></category>
		<category><![CDATA[ömer çaha]]></category>
		<category><![CDATA[said nursi]]></category>
		<category><![CDATA[selma şevkli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=2515</guid>
		<description><![CDATA[Dün akşam (19 Ağustos 2011) Ankara Kocatepe Kitap Fuarı’ndaydım. 30 yıldır Ankara’da Ramazan ayında geleneksel olarak bu fuar yapılıyor. Ankara’da olduğum her yıl mutlaka giderim. İftardan sonra fasıl eşliğinde sıcak sahlep içerdin önceden. Son 3-4 yıldır sahlep ve fasıl olayı yapılmıyor ne yazık ki. İnsan kitap fuarını gezerken kendini kaybediyor şüphesiz. Her kitabı alayım diyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Dün akşam (19 Ağustos 2011) Ankara Kocatepe Kitap Fuarı’ndaydım. 30 yıldır Ankara’da Ramazan ayında geleneksel olarak bu fuar yapılıyor. Ankara’da olduğum her yıl mutlaka giderim. İftardan sonra fasıl eşliğinde sıcak sahlep içerdin önceden. Son 3-4 yıldır sahlep ve fasıl olayı yapılmıyor ne yazık ki.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan kitap fuarını gezerken kendini kaybediyor şüphesiz. Her kitabı alayım diyor. Hele hele benim gibi kitaba çok önem veren ve kendi kütüphanesini oluşturan biri için. Dün itibariyle tane 7 kitap aldım. 4 tanesini fuarda, 3 tanesini iftardan önce Kızılay’dan.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap fuarına dair şey söylemek lazım. Kitap fuarına her gelişimde satılmakta olan Kuran-ı Kerim’leri gördükçe “bunların ücretsiz olması gerek” diye düşünüyorum. Bu sene de aynı düşünceye kapıldım. Ramazan ayına özel indirimler vardı. Mesela Şahdamar Yayınları standında 119 TL olan Risale-i Nur Külliyatı 89 TL’ye indirilmişti. Kaynak Yayın Grubu’nun standında tüm kitaplarda %30, Timaş Yayınları’nın tüm kitaplarında %20 indirim vardı. Her zaman olduğu gibi Bülent Akyürek fuarın demirbaşlarındandı. Bir hatırlatma; bugün (20 Ağustos 2011) İsmet Özel’in imza günü var. İlgilenenlere…</p>
<p style="text-align: justify;">İşte aldığım kitaplar;</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Elif Şafak &#8211; Mahrem, Doğan Kitap</li>
<li style="text-align: justify;">Murat Belge &#8211; Türkiye Dünyanın Neresinde?, Birikim Yayınları</li>
<li style="text-align: justify;">Ömer Çaha &#8211; Bitmeyen Beraberlik: Modern Dünyada Din Ve Devlet, Timaş Yayınları</li>
<li style="text-align: justify;">Bediüzzaman Said Nursi &#8211; Asa-yı Musa, Şahdamar Yayınları</li>
<li style="text-align: justify;">Mustafa Ulusoy &#8211; Dünyanın Üç Yüzü, Timaş Yayınları</li>
<li style="text-align: justify;">Ali Yaşar Sarıbay &#8211; Postmodernite Sivil Toplum Ve İslam, İletişim Yayınlar</li>
<li style="text-align: justify;">Selma Şevkli &#8211; Bir Ulusalcı Nasıl Düşünür &amp; Seküler Milliyetçiliğin Zihin Haritası, Ufuk Kitapları</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/30-kocatepe-kitap-fuari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elif Şafak TED Semineri</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/elif-safak-ted-semineri.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/elif-safak-ted-semineri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Aug 2010 03:15:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kurgunun politikasi]]></category>
		<category><![CDATA[TED]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1298</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Hikaye dinlemek hayal gücümüzü genişletir; onları anlatmak ise kültürel duvarları aşmamızı, farklı deneyimleri kucaklamamızı, başkalarının duygularını hissetmemizi sağlar. Elif Şafak bu yalın fikirden yola çıkarak hikayelerin kimlik politiklarının üstesinden gelebileceğini anlatıyor.&#8221; &#124; Alıntı TED.COM NOT: Türkçe alt yazı için &#8220;view subtitles&#8221;tan Turkish&#8217;i seçip izleyebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">&#8220;Hikaye dinlemek hayal gücümüzü genişletir; onları anlatmak ise kültürel  duvarları aşmamızı, farklı deneyimleri kucaklamamızı, başkalarının  duygularını hissetmemizi sağlar. Elif Şafak bu yalın fikirden yola  çıkarak hikayelerin kimlik politiklarının üstesinden gelebileceğini  anlatıyor.&#8221; | <a href="http://www.ted.com/talks/lang/tur/elif_shafak_the_politics_of_fiction.html" target="_blank">Alıntı TED.COM</a></p>
<p style="text-align: left;"><strong>NOT:</strong> Türkçe alt yazı için &#8220;view subtitles&#8221;tan Turkish&#8217;i seçip izleyebilirsiniz.<span id="more-1298"></span></p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="446" height="326" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="bgColor" value="#ffffff" /><param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/ElifShafak_2010G-medium.flv&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ElifShafak-2010G.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=432&amp;vh=240&amp;ap=0&amp;ti=917&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=elif_shafak_the_politics_of_fiction;year=2010;theme=a_taste_of_tedglobal_2010;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;event=TEDGlobal+2010;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" /><param name="src" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" /><param name="bgcolor" value="#ffffff" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="446" height="326" src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" flashvars="vu=http://video.ted.com/talks/dynamic/ElifShafak_2010G-medium.flv&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/ElifShafak-2010G.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=432&amp;vh=240&amp;ap=0&amp;ti=917&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=elif_shafak_the_politics_of_fiction;year=2010;theme=a_taste_of_tedglobal_2010;theme=the_creative_spark;theme=master_storytellers;event=TEDGlobal+2010;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" bgcolor="#ffffff" wmode="transparent" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/elif-safak-ted-semineri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki IV. Kuvvet Medya Üzerine Değerlendirmeler</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 11:06:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon ttiraj]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet altan]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet hakan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[ayşeözyılmazel]]></category>
		<category><![CDATA[can dündar]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul özkök]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altaylıi murat bardakçıi serdar turgut]]></category>
		<category><![CDATA[gülen cemaati]]></category>
		<category><![CDATA[habertürk]]></category>
		<category><![CDATA[haydar dümen]]></category>
		<category><![CDATA[hülya avşar]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak imza]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[medya müfettişi]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[müjde ar]]></category>
		<category><![CDATA[new york times]]></category>
		<category><![CDATA[nihal bengisu karaca]]></category>
		<category><![CDATA[ntv]]></category>
		<category><![CDATA[oray eğin]]></category>
		<category><![CDATA[pelin batu]]></category>
		<category><![CDATA[ruşen çakır]]></category>
		<category><![CDATA[sabah gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[uğur dündar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar nuri öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit bulut]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuz biliriz kuvvetler ayrılığı denilen kavramı. Ülke yönetimindeki çarkları bu üç kuvvet ( yasama, yargı, yürütme ) döndürmektedir. Ve üçü de birbirinden bağımsız durumdadır. Birinin aldığı karar diğerini etkilememektedir. Ve bu kuvvetler devlet organları arasında üstünlük sıralaması gibi bir duruma tabi değildir. Tabi bunlar teoriktedir. Haliyle Türkiye’de çoğu zaman teori uygulamaya/pratiğe dönüştürülemez. Kimi zaman yargı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çoğumuz biliriz kuvvetler ayrılığı denilen kavramı. Ülke yönetimindeki çarkları bu üç kuvvet ( yasama, yargı, yürütme ) döndürmektedir. Ve üçü de birbirinden bağımsız durumdadır. Birinin aldığı karar diğerini etkilememektedir. Ve bu kuvvetler devlet organları arasında üstünlük sıralaması gibi bir duruma tabi değildir. Tabi bunlar teoriktedir. Haliyle Türkiye’de çoğu zaman teori uygulamaya/pratiğe dönüştürülemez. Kimi zaman yargı kararları yasamayı etkiler (bkz: Anayasa Mahkemesinin esasa bakarak anayasa değişikliğinin iptali ) kimi zaman yürütme yargıyı. Bu üç kuvvete bir de medyayı ekleyin. Bakmayın dördüncü kuvvet dediğime aslında birinci ve en önemli güçtür medya. Tabi bu Türkiye için geçerli bir durum. Ülkemizde medyanın yasamaya, yürütmeye, yargıya etkisini tartışmaya gerek yok.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkenin yoğun gündemleri devam ederken medyaya her alanda büyük iş düşüyor şüphesiz. Yazılı ve görsel basın ülke gündemini topluma vermek amacıyla elinden geleni yapıyor. En azından öyle düşünüyoruz. Bu noktada basın yalan haber yazmış, uydurma haberler dile getirmiş, haksızı desteklemiş, komplo teorileri ortaya atmış, mazlumun ahını almış, güçlünün yanında olmuş vs vs… Hemen hepsini gördük şu ana kadar. Gördüklerimizi yazdık, görmediklerimizi okuduk, tartıştık… Bu yazıda Türkiye’deki IV. Kuvvet olan medya üzerine bazı değerlendirmeleri ve gelişmeleri fikirlerim doğrultusunda açıklamaya çalışacağım…<span id="more-1054"></span></p>
<p style="text-align: justify;">12 Haziran 2009 günü Taraf Gazetesi’nin sarsıcı haberler muhabiri Mehmet Baransu’nun “AKP’yi ve Gülen’i Bitirme Planı” manşetli haberine göre ordu içinde bir takım kimseler hükümeti eskiden olduğu gibi tekrardan ele geçirmek, milyonlarca gönüllüsü olan bir sivil toplum hareketini bitirmek istiyordu. Öğrenci evlerine mühimmat yerleştirip terör örgütü süsü verilecek, milliyetçi partilerin tabanı genişletilerek AKP’nin zor durumda kalması sağlanacak, Kurtlar Vadisi, Kollama ve Tek Türkiye gibi diziler hakkında olumsuz haberler yapılarak medyadaki imajları silinecek, Ergenekon sanığı olan subaylar savunulacaktı. Çok ses getiren bu haberdeki fotokopi belge genelkurmay başkanı tarafından “kâğıt parçası” olarak görülmüştü. Muhalefet partisi Ce-Haş-Pe her zamanki “ordu destekli siyasetini” sürdürmüştü. Belge fotokopi diye konuyu geçiştirdiler ama aylar sonra belgenin orjinali de ortaya çıktı. Fazla ayrıntısına girmeye gerek yok. “Ordu Göreve” adlı yazımda bunları belirtmiştim.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi soru: Onca kriminal rapora rağmen ordunun kaynaklarına “emredersiniz!” diyen köşe yazarları özür dileyecek mi bu durum karşısında? Ce-Haş-Pe’de özür diler mi? Ya da önce şunu sormak lazım; Ce-Haş-Pe hataları karşısında özür dileyebilecek kadar erdemli bir parti mi? Bu haber Türk medyasının yine ne kadar objektif(!) habercilik yaptığını gösterdi. Bu haber karşısında duyarsız kalanlar ve “güçlü olanın” yanında olanlar &#8211; ya da ordu yanında olanlar &#8211; bir kez daha tarih önünde rezil duruma düşmüşlerdir. Yapılan büyük habercilik sebebiyle de Taraf gazetesini tekrardan tebrik etmek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf gazetesi dedim ve onunla devam edeyim. Çıktığı ilk günden beri gündemi belirleyen habercilik örnekleriyle, cesur ve dürüst bir tavır takınan Taraf belirli okur kitlesine sahip oldu ve yaptığı haberciliğin semeresini dünyanın en prestijli basın ödüllerinden Leipzig Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü ile aldı. AKP’ci, Tayyipçi diye yaftalandı ama onlar; “AKP’nin yolsuzluk dosyası elinizde varsa ve basamıyorsanız verin biz basarız!” diyerek yaptıkları haberin tarafsız ve cesur habercilik olduğunu gösterdiler. Ahmet Altan yazılarını takip edenler ne demek istediğimi daha iyi anlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yakın zamanda Taraf yine gündemi karıştıran bir haber attı ortaya. Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterindeki kişileri helikopter kalkışından düşene kadar yüzlerce kez arayan NTV santralinin haberi… Taraf Gazetesi NTV’yi bir şekilde suikast ile suçluyordu. Ve ertesi günü yine manşetten Telekom’un kayıtları verildi. Sonradan gerçek ortaya çıktı. GMT ve TSİ saati arasındaki 2 saatlik fark bu habere sebep olmuştu. Çıkarılması gereken iki sonuç var. Birincisi; hiçbir haber tam anlamıyla doğruluğu ispatlanmadan veya gerçekliği sağlama alınmadan yayınlanmamalıdır. Ki bu durum Türk medyasında çok oluyor. İkincisi, gerçek gazeteci hata yaptığında hatasını dile getirebilmeli ve özür de dileyebilmelidir. Nitekim Taraf bunu yaptı. Darısı bundan sonra bunu yapmayan, yıllarca yalan haberleri ispatlanan ama yine de kıllarını kıpırdatmayan Doğan Grubu gazetecilerine!</p>
<p style="text-align: justify;">Medyamıza yeni bir gazete eklendi. Belki herkes okumasa da ülkedeki gazetelerin her birisinden daha kaliteli ve okunulacak bir gazete. Ülke gündeminden bir an olsun kurtulan ve Türkiye’ye değil dünyaya bir bakış açısı sağlayan, sorgulatan, düşündüren bir gazete; The New York Times. 26 ülkede çeşitli gazetelerle birlikte her Pazar günü verilen İngilizce ve yayınlandığı ülke dilinde olan haftalık gazete… Şu ana kadar çıkan tüm sayılarını takip ettim. Harikulade bir gazete… Ülkemize bu gazeteyi okutma imkânı sunan Sabah gazetesine yürekten bir teşekkür…</p>
<p style="text-align: justify;">Habertürk Gazetesi Türkiye’nin en çok okunan 5.gazetesi olarak medyadaki yerini aldı. Kanalı ise yapılan iyi reklamlar ve tasarımlarıyla bir ara NTV ile yarışır hale gelmişti fakat NTV farkını koydu ortaya. Fatih Altaylı her ne kadar gazete kurulurken haber ağırlıklı olacak köşe yazarı ağırlıklı bir gazete olmayacak dediyse de tam tersini yaptı ve sağdan soldan köşe yazarları toplamayı başladı. Bünyesine Yaşar Nuri Öztürk, Nihal Bengisu Karaca, Elif Şafak, Yiğit Bulut’u kattı. Can Dündar’a da teklif götürmüşlerdi. Bekir Coşkun Hürriyet’ten kovulduktan sonra -burayı bilinçli bir şekilde yazıyorum- kendini hemen Habertürk gazetesinde buldu. Fatih Altaylı Yaşar Nuri Öztürk’ü “din hocam” diye görüyor ve yere göğe sığdıramıyordu. Turgay Ciner Yaşar Nuri Öztürk’ü kovunca bir anda Altaylı-Öztürk muhabbeti de bozuldu. Demek ki ne oldum değil ne olacağım demeli. Yaşar Nuri’nin kurduğu HYP başkanlığından istifa etmesinin sebebi de pek garip; “yoğun akademik çalışmalarım”…</p>
<p style="text-align: justify;">Habertürk kanalı aslında iyi bir yöntem kullanıyor izlenmek için; manken gibi güzel kadınlara program yaptırarak. Pelin Batu, Hülya Avşar vs vs… Ama keşke hem güzel hem konudan anlayan birilerini koysalar… Pelin Batu ne siyasetten anlıyor ne tarihten. Murat Bardakçı ile tarih programına çıkıyor ama sadece söylenenlere evet deyip geçiyor. Siyaset yazan tarih tartışan (!) program yapan bu kadın, sonra erkek dergilerinin kapaklarına medya deyimiyle şok pozlar veriyor. Bu mudur habercilik, medyacılık, gazetecilik, köşe yazarlığı?</p>
<p style="text-align: justify;">Televizyonlardaki bayanlardan açılmışken konu NTV’ye de gelmeli. Önceden 4-5 tane kadın çıkar NTV’nin akşam saatlerinde sözüm ona gündemi konuşurlardı. Gündem resmen mahalle karısı muhabbetlerine, magazine, dedikoduya dönerdi. NTV şikâyetler almış olacak ki programı yayından kaldırdı. Ama o bayanlardan biri olan Müjde Ar NTV yayınlarına devam ediyor. Müjde Ar’ı Yeşilçam’dan gayet iyi tanıyoruz. İzleyen ve dinleyen de hak verir ki Müjde Ar’ın NTV gibi bir kanalda gündem, siyaset, medya üzerine bir program yapması ne kadar doğrudur? Koca NTV kala kala Müjde Ar’a mı kaldı?</p>
<p style="text-align: justify;">TRT yıllardır içine saklandığı kalıbı kırmaya çalışıyor sanırım. Bunu bir ölçüde başardı bence. Gözle görülür bir şekilde ilerleme, çağa ayak uydurma (!) durumu var. Kendi çizgisinden de kopmadan değişebilmek ve bu değişikliği hissedebilmek zor bir şeydir. Bunu başardığı için TRT’yi kutlamak lazım. Bir dipnot; “Medya Müfettişi” programı da izlenmeye değer bir program.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman Gazetesi geçen sene olduğu gibi 1 Milyon tirajı yakalayabilmek için yine kolları sıvadı. Hedef koyabilmek güzel… Geçen sene 950 bin yakalanmıştı. Japonya’da günlük bir gazetenin 2-3 milyon tirajı varken, yine Japonya’da kişi başına düşen kitap yılda 6 iken ve bu sayı Türkiye’de 6 yılda 1 kitap iken… Zaman gazetesinin 1 Milyon’u hedeflemesi ve buna ulaşmaya çalışmak için elinden geleni yapması takdire şayan bir durum. Darısı diğer gazetelere… Geçen seneki “yaftalamak ve yaftalanmak” üzerine yapılan gazete reklamları ses getirmişti. Bu sene de bir benzer şekilde “önyargılarımız duvarlarımız” şeklindeki bir sloganla reklamlarını yapıyorlar. Bu iki reklamla “cemaat gazetesi” tabirini yıkmaya çalıştıkları kesin. Ki bunu eski yıllara nazaran başardılar gibi. Akademisyen ve yorum ağırlıklı yazarlarla dolu gazetenin içeriğinden veya haberciliğinden bahsetmeme gerek yok. Bilmeyenler alıp yaşayarak öğrenebilirler…</p>
<p style="text-align: justify;">Magazin Gazetecileri Derneği üyesi Amiral Gemi dediğimiz Hürriyet’in genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Türk yazılı basını için sit-com tarifini kullanıyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Sabah Gazetesi yazarı Ayşe Özyılmazel kalkıp tek gecelik ilişkiler yaşıyorum diye itiraf ediyor ve bunu 1.sayfaya taşıyan gazete “habercilik” yaptığı için övünüyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Uğur Dündar çok önceden ortaya çıkan bir haberi “şimdi aldığımız bir habere göre” diye anlatırken aslında kendini kandırdığının farkına varamıyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam gazetesinin eski genel yayın yönetmeni ve halen köşe yazarı olan Serdar Turgut kafayı yemiş durumda. Habertürk kanalındaki bir program sunucusu kadına “bacaklarınız çok güzel” diye başlayan iltifatlar edebiliyor ve devamını abartabiliyor. O da yetmemiş gibi her gün köşesinde penis ve vagina muhabbetleri yapıyor! Bu mudur gazetecilik?</p>
<p style="text-align: justify;">Yine aynı nadide (!) gazetemizin bir köşe yazarı “bir gün herkes eşcinsel olacak” diye iddialı cümleler kuruyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Oray Eğin programına davet ettiği başı kapalı bir bayana “çok seksi bir türbanlısın” deyip göz göre göre asılabiliyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Posta Gazetesi sırf Haydar Dümen yazılarından dolayı Türkiye’nin en çok satan 2. Gazetesi olabiliyor… ( gazete okur kitlesinin kalitesi! )</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Hakan’ın gazetede o kadar aldığı köşe yetmiyor Twitter’da millete laf yetiştiriyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun lafın kısası iyisiyle kötüsüyle Türk Medya’sının günden güne suyu çıkmaya başlıyor… Ve her yeni bir gün Türk medyası için sınav niteliğinde… Bir günde vezir olanlar aynı günün akşamında rezil olabiliyor. Bu durumda aydın insan diye gördüğümüz, fikirlerini okuduğumuz, her gün yatak odamıza soktuğumuz bu insanların; daha seviyeli, başarılı, yalan söylemeyen, uydurma haber yapmayan, orasını burasını açarak değil aklı ve fikirleriyle bir yerlere gelen kişiler olmasını istiyorum. Bunları istemeyen yüz binlerce insan var (bkz: gazete tirajları). Allah onlara da akıl fikir versin…</p>
<p style="text-align: justify;">Talha Dereci<br />
29 Ekim 2009<br />
TRABZON</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk &#124; Elif Şafak</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2009 17:02:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[doğan kitap]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak aşk kitabının analizi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=583</guid>
		<description><![CDATA[Aslında çok geç oldu bu kitabı okumak benim için. Bir kitap herkesin elinde varsa nedense o kitabı okumak istemiyorum. Anlamını yitirdi artık diyorum kendimce. Bir kitap meşhur olmaya görsün herkesin elinde dolaşır. Bu kitap çıktığı ilk zamanlar yukarıda bahsettiğim şeyden dolayı almadım. Ama okuyanları gördüm. Harika diyenlerde vardı, beğenmeyen sıkıcı diyenlerde… Bir akşam Trabzon’un meşhur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Aslında çok geç oldu bu kitabı okumak benim için. Bir kitap herkesin elinde varsa nedense o kitabı okumak istemiyorum. Anlamını yitirdi artık diyorum kendimce. Bir kitap meşhur olmaya görsün herkesin elinde dolaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kitap çıktığı ilk zamanlar yukarıda bahsettiğim şeyden dolayı almadım. Ama okuyanları gördüm. Harika diyenlerde vardı, beğenmeyen sıkıcı diyenlerde… Bir akşam Trabzon’un meşhur sokağı Uzun Sokak’ta yürürken dükkanını kapatmak üzere olan kitapçının dışarıya çıkarmış olduğu kitap rafına baktım. Pembe renk ile zaten kendini belli ediyordu. Adam “kesinlikle tavsiye ederim” dedikten sonra aldım. Ve o akşamı okumaya başladım… <span id="more-583"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Elif Şafak’ın daha önceden Med-Cezir Yazıları adlı deneme kitabını okumuştum. Araf kitabını okumaya başlamıştım ki sağolsun annem kitabın içeriğini ve sonunu anlattıktan sonra hevesim kalmadı. Kitabı aldığım tarih final zamanlarına denk gelmesine rağmen yine de aralıklarla okudum.</p>
<p style="text-align: justify;">Akıcı ve sade bir dili olduğu kesin Elif Şafak’ın. Zaten Zaman Gazetesi’ndeki yazılarını da sıklıkla olmasa da takip ederdim. Başladım ve bir an önce bitirmek istedim. Kitaptaki 40 Kural’ın her birini merakla bekledim. Uzun zamandır roman okumuyordum. Önceleri roman okurken bir zaman sonra romanların bana bir faydası olmadığını anladığım anda bırakmıştım roman okumayı. Aynı şekilde kişisel gelişim kitapları da öyle… Bu yüzden de okumak geç oldu Aşk’ı. Sanırım okuduğum son roman 2 yıl önce Dan Brown’un Melekler ve Şeytanlar kitabıydı. Onunda yakın zamanda filmi çıktı. Haliyle Aşk’ı okuyunca insan daha bir merak ediyor Mevlana’yı… Bilmeyenler varsa söyleyeyim Mevlana’nın da hayatı film oluyor. Bakalım o filmde Aşk’ın satırlarını ne kadar göreceğiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçenlerde gazetede bu kitabı kül renginde gördüm. Neymiş efendim erkeklere pek yakışan bir renk değilmiş, kalabalık ortamlarda okurlarken tuhaf oluyorlarmış, herkes onlara bakıyorlarmış vs vs… Ve bu sebeplerden dolayı yeni basımlarda bu kitap pembe yerine kül renginde. Türkiye burası… Ne demeli ki…</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan biridir bence. Ve son olarak kitaptan altını çizdiğim satırlar…</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Başkalarının kirli işlerini yaparım. Benim gibilerine de lüzum var şu hayatta. Allahüteala bile mukaddes nizamını kurarken, can alma işinde Azrail’i kendine tayin etmemiş mi? Böylece insanlar her ne felaket gelirse başlarına Azrail’den bilmişler. Ecel meleği lanetlenmiş, ondan çekinmişler. Bu sayede O’nun ismine zeval gelmemiş. Diyebilirsiniz ki; adil midir, reva mıdır bu Azrail’e? Ama zaten bu dünya pek de öyle adaletli sayılmaz, öyle değil mi?</li>
<li>Üçüncü Kural: Kuran dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri mânâdır. Sonraki bâtınî mânâ. Üçüncü bâtınînin bâtınîsidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.</li>
<li>Beşinci Kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. “Aman sakın kendini” diye tembihler. Hâlbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: “Bırak kendini, ko gitsin!”</li>
<li>Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Hâlbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!</li>
<li>Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.</li>
<li>Şeriat der ki; “Seninki senin, benimki benim.” Tarikat der ki; “Seninki senin, benimki de senin.” Marifet der ki; “Ne benimki var ne seninki.” Hakikat der ki; “Ne sen varsın, ne ben.”</li>
<li>Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, “ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin. Bunu anlatır Yirmi Dokuzunca Kural.</li>
<li>Aşk bir milâd demektir. Şayet “aşktan önce” ve “aşktan sonra” aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir!</li>
<li>Aşık oldukları adamı sevgileri aracılığıyla değiştirebileceklerini zannetmek biz kadınlara özgü kadim bir gafletmiş meğer.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">Talha Dereci<br />
14.07.2009</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/ask-elif-safak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

