<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; maraş</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/maras/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Gitmesen Be Muhsin Abi !</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 13:57:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günce]]></category>
		<category><![CDATA[alperen]]></category>
		<category><![CDATA[bbp]]></category>
		<category><![CDATA[helikopter kazası]]></category>
		<category><![CDATA[maraş]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sivas]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[ülkü ocağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=448</guid>
		<description><![CDATA[“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">“Arkadan enseme vuruldu, kafam bir yere çarptı ve alnımdan aşağıya doğru ılık ılık kan aktı. Hakaret ede ede, vura vura götürdüler, ayakkabılarımı, çorabımı çıkarttılar. Bir kalasın üzerine sırtüstü yatırıldım ve iple bağlandım. Kollarım açık olarak, üzerime omzumdan bir kalas bağladılar, T şeklini aldım. Bir sandalyenin üzerine çıkartıldım. Kalas tavanda bir yere çengellere asıldı, sandalye altımdan çekildi, havada sallanarak boşlukta kaldım. O şekildeyken elektrik verdiler. İşkenceden ziyade soyundurulmuş olmaktan etkilendiğim anlaşıldığı için, sonraki sorgulara soyundurularak alındım. Bir ara omzuma bir ot yastık konuldu. Çok rahatladım. Herhalde birisi bana iyilik yaptı dedim. Ama bir müddet sonra yastık ağırlaştı&#8230; Dedim ki; &#8220;Şu yastığı öbür tarafa kor musunuz?&#8221; &#8220;Yasak lan!&#8221; dedi. Anladım ki yastık da işkencenin bir parçası. Yemek yok. Su içmek yasak… Bir psikolojik baskı gerekçesi olarak… Bir de cereyana verildiğimiz için, vücut susuz kalıyor, ani bir su içme halinde iç kanamadan ölümler meydana geliyormuş…” <span id="more-448"></span></p>
<p>Henüz 22’sinde bir gencin yaşadıkları bunlar. Ahmet Turan Ustanın; “Bizim kuşağın en genci, en yakışıklı delikanlısı&#8230;” dediği bir genç bu. Ömrünü davasına adamış, okullara sığmayan, mahallelere sığmayan, şehirlere sığmayan, gönüllere sığmayan, Türkiye&#8217;ye sığmayan ama iki buçuk metrekarelik hücrelere sığmak zorunda bırakılan bir kişilik. Doğru bildiğinin ve davasının arkasından sonuna kadar giden hakiki bir başkan; Muhsin Yazıcıoğlu…</p>
<p>Bilirim lanet dünyada hiçbir zaman kötülere bir şey olmaz. İyiler bir bir gider arkasında milyonlarca ağlayanı bırakarak. Zor gelir inanması ama yapacak hiçbir şey yoktur. O’ndan gelen O’na gider… Ansızın ve ihtiyaç varken gitmesidir sitemim. Ve bu olaylar karşısında “aciz” kalan yetkilileredir bu sitemim. Sis olsun, kar olsun, fırtına olsun… Gümbür gümbür Türkiye mükemmele gidiyor, Türkiye şöyle çok iyi, Türkiye böyle çok iyi, dünyanın lider ülkelerinden birisiyiz, başbakanımız “dünya lideri” vs vs hepsi yalan… Bir enkazı 48 saat bulamayacak kadar acizse bu hükümet ve yetkililer yazıklar olsun bu düzene… Yazıklar olsun ki, hepinize bin basacak böyle bir lideri bu kadar süre bulamadınız. Gemicikleriniz ile son model uçaklarınızla, arabalarınızla günden güne oturduğunuz koltuğa yapışan ve bu heves ile etrafınızdaki olanları görmeyen sizler son derece iyi şartlarda görevinizi yaparken (!) kendi cebinden kiraladığı eski bir helikopterle kendi deyimiyle ölüme giden Muhsin Abi’nin bakalım nasıl hakkını vereceksiniz. Bu ülkeyi sizden çok seven, dinine, geleneğine bağlı, Atasına ve bayrağına sahip çıkan bu adam gibi adamın bakalım nasıl hakkını vereceksiniz… Bakalım nasıl hakkını vereceğiz…</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>“Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır<br />
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum<br />
Gözlerim parke parke taş duvarlarda</p>
<p>Açılıyor hayal pencerelerim<br />
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum<br />
Kekik kokulu koyaklardan aşarak<br />
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor<br />
Bir çeşme başı arıyorum</p>
<p>Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp<br />
Mis gibi nane kokuları arasında<br />
Ruhumu dinlemek istiyorum<br />
Zikre dalmış her şey</p>
<p>Güne gülümserken papatyalar<br />
Dualar gibi yükselir ümitlerim<br />
Güneşle kol kola kırlarda koşarak<br />
Siz peygamber çiçekleri toplarken<br />
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum</p>
<p>Huzur dolu içimde<br />
Ben sonsuzluğu düşünüyorum<br />
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum<br />
Durun kapanmayın pencerelerim<br />
Güneşimi kapatmayın<br />
Beton çok soğuk, üşüyorum…”</p>
<p>Yıllar önce Mamak Cezaevinde kaldığı yıllarda yazdığı “Üşüyorum” şiiri… Kaç kez suikasta uğrayan, her daim zorluklara dayanan başkan bu defa dayanamadı. Belki bu defa dayanmak istemedi. Belki de dediği gibi sonsuzluğu düşünüyordu, O’na ulaşmak istiyordu. Şu an mutludur belki de…</p>
<p>Ama gitmemeliydin be Muhsin Abi… Allah diyen, din diyen, iman diyen trilyonları çatır çatır yerken, Atatürk diyen, laiklik diyen aynı şeyleri zırvalamaktan utanmayanlar kara çarşaflılara rozet takarken, Amerika’nın emrine amade olanlar varken, milliyetçilik diye boğazını yırtan ama uygulamada bir şey yapamayanlar varken, ülkeyi içerden çökertmeye çalışanlar varken, ülkenin askerine güven kalmazken, “Kürdistan” diyen cumhurbaşkanı varken senin bu ansızın gidişin hiç olmadı be Muhsin Abi… Senin dürüstlüğüne, gücüne, imanına, kişiliğine, sevecenliğine, ahlakına, hırsına, milliyetçiliğine, kardeşliğine bu ülkenin belki de hiç olmadığı kadar ihtiyacı varken gittin. Yiğit ve aksiyon içerisinde olan kahraman bir duruşun vardı Muhsin Abi… Hiçbir zaman diğerleri gibi makam hırsın olmadı Muhsin Abi… Türkiye siyasi tarihinde kaç tane senin gibisi var? Kaçı senin gibi her şeyi millet için yaptı? “İşi hizmet gücü millet” olanlar mı? …<br />
Cümleler bir bir düğümlenip kalıyor boğazımda. Bir şey söyleyemiyor, gittiğine inanamıyorum. Bu ülke her defasında bu şeyi yaşıyor. Her daim iyilerin değeri ölünce biliniyor. Ve hiçbir zaman bu olanlardan ders çıkarılmıyor. Çıkarılmadı çıkarılmayacak da…</p>
<p>Nazım Hikmet’in de dediği gibi “En fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı”. Çok değil bir ay sonra gündemden düşeceksin. 3-5 yıl sonra ölüm yıl dönümünde mezarının başında dua edecekler azalacak ama her daim gönüllerde kalacaksın Muhsin Abi… Kızma, darılma… Yapabileceğimiz en büyük şey bu… Arkada bıraktığın Alperenler yolunda devam edecek… Ruhun şad olsun Muhsin Abi…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
28.03.2009<br />
Trabzon</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/gitmesen-be-muhsin-abi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

