<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; necmettin erbakan</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/necmettin-erbakan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Liderler Hapishanesi/12 Eylül Günlükleri &#124; Oral Çalışlar</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 13:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül 1980 darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[12 eylül günlükleri]]></category>
		<category><![CDATA[aydınlık gazetesi genel yayın yönetmeni]]></category>
		<category><![CDATA[başbuğ alparslan türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[bülent ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[chp]]></category>
		<category><![CDATA[doğu perinçek]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul günay]]></category>
		<category><![CDATA[kemal anadol]]></category>
		<category><![CDATA[kenan evren]]></category>
		<category><![CDATA[liderler hapishanesi]]></category>
		<category><![CDATA[msp]]></category>
		<category><![CDATA[necmettin erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[önder sav]]></category>
		<category><![CDATA[oral çalışlar]]></category>
		<category><![CDATA[radikal gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[talha derec]]></category>
		<category><![CDATA[tikp]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar okuyan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1005</guid>
		<description><![CDATA[“Aziz Türk Milleti, İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.” Bu sözleri söyleyerek ihtilalın başlangıcını yapmıştı Başbuğ Türkeş. Bu ortam derken kastettikleri şey Atatürkçülük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Aziz Türk Milleti,</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kollama ve koruma görevini yüce Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararını almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sözleri söyleyerek ihtilalın başlangıcını yapmıştı Başbuğ Türkeş. Bu ortam derken kastettikleri şey Atatürkçülük yerine başka sapık ve irticai ideolojik fikirlerin üretilmesiydi güya. Bölünme tehlikesi ile karşı karşıyaydı Türkiye güya. Devlet güçsüz bırakılmış ve acze düşürülmüştü güya… Vesaire vesaire… 1980’de durum böyleydi darbeyi yapan kesime göre. Yıl 2009… Şimdiki hükümeti bu şekilde düşünen bazı gruplar var. Bunun içinde silahlı gücü bulunanlar da var siviller de… Değişen bir şey koca 30 yılda.<span id="more-1005"></span></p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül’e bir başka yönden bakan veya tam da içinden bakan bir gözün kitabını okudum. Radikal Gazetesi yazarı Oral Çalışlar’ın Liderler Hapishanesi/12 Eylül Günlükleri adlı kitabı. 12 Eylül sonrası bürokratlar, parti başkanları ve milletvekilleri ile parti üyesi kişiler Ankara Kirazlıdere’deki Dil Okulu’nda hapse mahkûm olurlar. Tanınmış simalar vardır. Şu anki Ergenekon tutuklusu İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek var. O zamanlar TİKP başkanı. Necmettin Erbakan var MSP genel başkanı olarak. Şimdiki Kültür ve Turizm bakanımız Ertuğrul Günay’da hapiste CHP saflarında. Günay’ın o zamanki avukatları CHP’nin kemikleşmiş vekilleri Kemal Anadol ve Önder Sav. Ayrıca bu kitaba Haziran 2008’de önsöz yazmış. MHP’den Yaşar Okuyan var asi bir kimliğinle. Ve sessiz, düşünceli tavırlarıyla Alparslan Türkeş… Ve merhum Bülent Ecevit. O günlerdeki anıları kâğıda tutan o günkü Aydınlık Gazetesi genel yayın yönetmeni Oral Çalışlar…Gazete olarak hapis süresince TİKP’den yana olduklarını çok net bir şekilde yazmış kitabında.</p>
<p style="text-align: justify;">İşin siyasi boyutunu bir tarafa bırakıp bu ağır top siyasilerin meclis çatısı altında birbirini yerken hapiste aynı çatı altında çaresizlik içinde neler yaptıklarını okuyunca iyiki de tutmuş günlükleri dedim Çalışlar için. İşin insani kısmını okumak siyasi kısmını okumaktan daha iyidir. Kitabı okunası yapan da bu insani durumu yansıtan anekdotlar… İşte birkaç örnek…</p>
<p style="text-align: justify;">Erbakan hapis sırasında günün büyük bir kısmını namaz kılar ve Kur’an okuyarak geçirirmiş. Kapıdan sağ adımını atmadan girmez, kapı boşluğundan geçerken elleriyle önünü ve arkasını kapatarak geçermiş. TİKP’liler bunu merak etmiş ve MSP’lilere sormuşlar bunun nedeni. Ve cevap vermişler; “Kapıda şeytan olabilir ve insanı günaha sokabilecek şeyler yapabilir. O yüzden hoca önlem alıyor.”</p>
<p style="text-align: justify;">Hapse sabahları gazeteler geliyormuş. MSP’lilerin gazetelerini eski İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk alıyormuş. Yalnız gazeteleri arkadaşlarına vermeden önce tek tek sayfaları karıştırıp tesettür kurallarına uymayan kadınların resimlerini yüzleri ve ayak bilekleri dışındaki tarafları karalayıp ondan sonra verirmiş. MSP’lilerde gönül rahatlığıyla (!) okurlarmış gazetelerini.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman geçtikçe kitaplarda hakikaten günden güne ilginç bilgiler çıkıyor. Şimdi bir şey söyleyeceğim ve birtakım Kemalistler rahatsız olacaklar. Bunların özelliklerini her daim tekrar ediyorum. Bunlar takım tutar gibi her alanda kayıtsız şartsız, körü körüne, sorgulamadan ve doğruları görmeden hayatına devam eden lügatlerinin ve ağızlarının bir numaralı kelimesi Laiklik olan insanlardır. Neyse fazla uzatmayayım. Yıllar önce duyduğum bir bilgiydi bu. Ve bu kitapta da geçmiş… Gençliğe Hitabe bilinenin aksine Atatürk tarafından değil İsmet İnönü tarafından yazılmış. Ecevit hapiste İnönü ile ilgili anılarını anlatırken bunu da es geçmiyor. Şimdi kalkıp birileri benim daha öncelerden de yaptığım gibi “bu söz aslında Atatürk’ün değil şu adamındır” desem beni Atatürk düşmanı ve irticacı yaparlar… Neyse…</p>
<p style="text-align: justify;">Son bir anekdot ile yazımı noktalıyım. CHP’li ve TİKP’liler 1 Mayıs günü üzerlerine en şık kıyafetlerini giyiyorlar ve Emek Bayramı’nı kutlamak için hazırlık yapıyorlar. Bu durumu gören MHP’li Yaşar Okuyan; “ İki gün sonra da bizim bayramımız -3Mayıs Türkçülük Günü- o zaman da böyle kıyafetlerinizi giyip bayramı kutlarız1 dedi. Bu söz üzerine Tuncay Mataracı şu cevabı verir; “Aslanım, 1 Mayıs adam bayramı. Sizinki köpek bayramı. Köpek bayramında giyinmeye ne gerek var?” Evet, ağır bir laftı. Yorumu bana düşmez… Okuyan da bir cevap verememiş…</p>
<p style="text-align: justify;">Hapishanedeki nikâhta komik duruma düşen vekilleri, Ecevit’in her konu hakkındaki ilginç anılarını, hapisteki voleybol ve ping pong turnuvalarındaki liderlerin performanslarını ve kavgalarını… Kısacası 12 Eylül zamanındaki liderlerin ve ilgili şahısların hayatiakışındaki durumlarını bilmek istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. Son bölümlerde biraz sıkılma durumu olsa da kütüphane de bulunması faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Talha Dereci<br />
30 Eylül 2009</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/liderler-hapishanesi12-eylul-gunlukleri-oral-calislar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp Hürriyet, Erbakan ve Gül</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/kayip-hurriyet-erbakan-ve-gul.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/kayip-hurriyet-erbakan-ve-gul.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 15:05:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah gül]]></category>
		<category><![CDATA[erbakan affedildi]]></category>
		<category><![CDATA[necmettin erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[talha dereci]]></category>
		<category><![CDATA[talha derecinin siyasi yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[Ve Erbakan da affedildi. Haliyle gündemde tartışma yaratacağı aşikârdı. Kayıp trilyon davası ile suçlanmış; cezasını o veya bu sebeplerle ertelete ertelete evde hapis cezası görerek davalar açarak istekler de bulunarak cezası affedildi. Peki, tartışmanın sebebi ne? Önce şu “kayıp trilyon” davasını kısaca bir hatırlamak gerekir. 1997 yılında Refah Partisi’nin kapatılmasından sonra dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ve Erbakan da affedildi. Haliyle gündemde tartışma yaratacağı aşikârdı. Kayıp trilyon davası ile suçlanmış; cezasını o veya bu sebeplerle ertelete ertelete evde hapis cezası görerek davalar açarak istekler de bulunarak cezası affedildi.</p>
<p>Peki, tartışmanın sebebi ne? Önce şu “kayıp trilyon” davasını kısaca bir hatırlamak gerekir. 1997 yılında Refah Partisi’nin kapatılmasından sonra dönemin Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş; Hazine’nin siyasi partilere aktardığı paranın parti kapatılması sebebiyle geri devredilmesini istemiş, RP bu parayı vermeyince ve ortaya çıkaramayınca Başsavcı RP’nin 1997 Hazine yardımını 71 il teşkilatına makbuz karşılığı dağıtılmış gibi göstererek, ‘kamuyu dolandırdıkları  gerekçesiyle dava açmıştı. <span id="more-278"></span></p>
<p>Parti başkanı Erbakan “özel belgede sahtecilik” suçundan 2 yıl 4 ay hapse mahkûm edilmişti Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından. Partiden 68 kişiyi de bir yıl ile bir yıl iki şer ay arasında hapisle cezalandırdı. O dönem RP’de Genel Başkan Yardımcısı olan Abdullah Gül ve eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında ise dokunulmazlık nedeniyle dava açılamadı.</p>
<p>Abdullah Gül ne ile suçlanıyordu? Erbakan’ın suçuyla aynı… Yani Hazine parasını harcanmış gibi göstererek il teşkilatlarına makbuz karşılığı dağıtılmış gibi göstermek… Yani hem parayı halk deyimiyle “indirmek” hem de anayasayı çiğnemek.</p>
<p>Aradan 11 yıl geçti. Milli Görüş meydanlarda yok. Yerine yetiştirdikleri AKP geldi. Erdoğan başbakan zamanın RP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül de cumhurbaşkanı oldu. Ve Erbakan’ı sağlık sebeplerinden dolayı affetti.</p>
<p>Şimdi asıl sorun burada başlıyor. Eğer hakikaten ortada bir “kayıp trilyon” varsa ve bunun içinde Gül varsa, Gül’ün Erbakan’ı affetmesi çok doğal. İşin ortaya çıkmaması ve kapanması için iyi bir fırsat. Tabi durum böyleyse çok vahim bir durumdayız ki; “çifte standart” denen söylentiler doğru çıkıyor. Peki ya böyle değilse? Bunu biz bilemeyiz…</p>
<p>İşte bu sebeple mükemmel (!) muhalefet CHP ve saz arkadaşları Hürriyet Gazetesi yazarları sanki bir önceki geceden toplanmışlar da “Gül’e nasıl çamur atabiliriz!” diye düşünmüşler. Ve ertesi gün CHP’den bir ses yazarlardan bir ses. Vay efendim Gül kendi dava arkadaşına kıyak geçmişte, kendisi her şeyi anlatmalıymış da vesaire vesaire… Her zaman ki muhalefet takırtıları…</p>
<p>Abdullah Gül Erbakan’ı affedince Sezer’in affettiği teröristler aklıma geldi. Hani şu TİKKO’dan DHKP-C ve PKK’ya kadar bir sürü yasadışı terör örgütünün üyesi olan teröristler. Hani bombalarla yakalananlar. Hani terör eylemlerinde ön safta duranlar. Ertuğrul Özkök ve Oktay Ekşi neden bunları söylemiyor? Sezer teröristi affetsin “yine insanlığını gösterdi”, Gül eski başbakanı ve kişiliği belli olan Erbakan’ı affetsin dava arkadaşına kıyak geçti olsun. Asıl çifte standart budur yahu…</p>
<p>Bu Hürriyet adam olmaz ne deyim… Gül’ün rektör atamaların da da “ağlayan bebek” rolündeydiler… Bu kadar belli edilmez ki körü körüne “muhalefetlik” yapıldığı…</p>
<p>Erbakan affın çıkmasından sonra kamera karşısına çıktığında; Cumhurbaşkanı Gül’ün büyük bir olgunluk gösterdiğini söyledi. Bir gazeteci de “Onlar sizi affetti, siz onları affediyor musunuz?” sorusuna da Erbakan; “Onlar bizim her zaman kardeşlerimiz, talebemiz, evlatlarımızdır.” dedi. Artık olan oldu.  Doğru veya yanlış… Allah bu işte “yanlış” yapanları affetsin…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
22.08.2008</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/kayip-hurriyet-erbakan-ve-gul.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

