<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; siyaset akademisi</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/siyaset-akademisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Akif’in Asım’ı ve Fikret’in Haluk’u Olabilmek</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/akifin-asimi-ve-fikretin-haluku-olabilmek.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/akifin-asimi-ve-fikretin-haluku-olabilmek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 21:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[asımın nesli]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[haluk]]></category>
		<category><![CDATA[meclis yaş ortalaması]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset akademisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1175</guid>
		<description><![CDATA[Gençlik ve siyaset… Hiç şüphe yok ki çoğu defa tartışıldı bu konu. Birileri ekran karşısına “işin uzmanı” diye çıktı, sabaha kadar konuştu “gençler önemlidir” diye fakat konuşma hakkını asla karşısındaki mikrofon bekleyen gençlere vermedi… Bir diğeri; “gençler siyasetin can damarıdır önü açılmalıdır” dedi ama kendi yaşını unuttu ve yıllardır “koltuk sevdası”nda olduğunu… Bir diğeri bunlara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gençlik ve siyaset… Hiç şüphe yok ki çoğu defa tartışıldı bu konu. Birileri ekran karşısına “işin uzmanı” diye çıktı, sabaha kadar konuştu “gençler önemlidir” diye fakat konuşma hakkını asla karşısındaki mikrofon bekleyen gençlere vermedi… Bir diğeri; “gençler siyasetin can damarıdır önü açılmalıdır” dedi ama kendi yaşını unuttu ve yıllardır “koltuk sevdası”nda olduğunu… Bir diğeri bunlara bile gerek duymadan “sen dur bakalım senin yaşın küçük” diye susturdu… Ve işte gelinen nokta…</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülke Evrenlerle, Ecevitler ile Demireller ile Erbakanlarla, İnönülerle, Baykallarla, Çillerler ile ne dönemler atlattı onu elbet yaşayanlar bilir… Biz (zamane gençliği) okuyarak, araştırarak bu durumu anlayabiliriz. Ve anlaşılması da çok zor olmayan şu karara çoğumuz imzasını atabilir; “Artık bu ülke koltuk sevdası, kemikleşmiş siyasetçilerden bıktı usandı. Bayrak geleceğin mimarları gençlere bırakılmalı.”<span id="more-1175"></span></p>
<p style="text-align: justify;">İstatistiklerle konuşmayı pek sevmem. Çünkü karşı taraf için bunu çoğu zaman işin ayrıntı kısmı gibi görür ve önem vermez. Ve hak vermek de gerekir kimi zaman bu istatistikler can sıkar. Ama yazımda birkaç istatistikî bilgi vermeden geçemeyeceğim. Verilmeli ki işin ehemmiyeti anlaşılsın.</p>
<p style="text-align: justify;">2007 seçimlerinden sonra meclisin yaş ortalaması %54.3 oldu. Vekillerin partilere göre yaş ortalaması, AKP ile CHP&#8217;de 55, MHP&#8217;de 52 ve DTP desteğiyle seçilen bağımsızlarda 47. Rekor yaş elbette CHP’de. 30 &#8211; 35 yaş arasında vekil yok. 41-45 yaş arasında 14 kişi var. 61 ve üzerinde ise 24 kişi… 61 yaşın üzeri diyorum bunlar 75-85 arası… Baykal, Önder Sav, Ali Topuz vs.</p>
<p style="text-align: justify;">Mesele CHP değil -CHP ideolojisiyle, programıyla, siyaset yapma biçimiyle, kadro yapısıyla, Türk toplumunun çok gerisinde kalmıştır o ayrı mevzudur- gençliğin önünün tıkanmasıdır. 75’lik dedelerimiz mecliste iken bu gençlere sadece seçim zamanı önem (!) verilmesidir. Evet, seçim zamanı tüm partilerin en vazgeçilmezidir o enerji dolu, bayrak afiş asan, duvarlara yazı yazan gençliği… Gençlik bunları yapar, siyasiler o gençlere vaat verir ama nedense hiçbir zaman o vaatler yerine getirilmez. Belki de çok yakındığımız “Gençler siyasete katılmıyor” görüşünün en büyük sebeplerinden biri budur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette tek sorun siyasilerde de değil… Bilgisayar başında saatlerce oyunlar oynayan, dizi başından kalkmayan, bir günden bir güne gazete açıp okumayan, yaşadığı ülkenin cumhurbaşkanı ile başbakanını karıştıran, siyaset denildiğinde birkaç slogan atabilen ama o sloganın anlamını bile bilmeyen ve siyaseti de o sloganlardan ibaret olarak bilen, sırf temsil ettiği kesimdeki insanlara kendisini beğendirmek için Che tişörtü giyen zihniyetteki gençlerde var olduğu sürece elbette siyasette gençler aktif olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Forum İstanbul Gençlik Platformu yaptığı bir anket sonuçlarına göre; gençlerin yüzde 48,7’si popüler kültürün etkisinde kaldıkları için; yüzde 37,8’i geçim ve gelecek kaygısına düştükleri için; yüzde 29,4’ü partilerin gençlere yönelik belirgin politikaları olmadığı için; yüzde 20,6’sı büyük bir açık yüreklilikle politika umurlarında olmadığı için siyasetle ilgilenmediklerini belirtmiş. Özellikle bayanların politikaya olan ilgisizliği vahim noktada.</p>
<p style="text-align: justify;">2006’daki bir değişme ile seçilme yaşı ülkemizde 25’e indi. Bu karar 2007 seçimlerinde uygulanmadı fakat önümüzdeki seçimlerde uygulamaya konulacak. Gençlerin siyasete katılması açısından bu gelişme çok iyi bir durum. Nitekim Almanya’da bu yaş 18, İngiltere’de 21 ve Fransa’da 23. Fakat bu noktada iki şey kafalarda soru işareti bırakıyor. Siyaset tecrübe gerektiren bir alan. 18 yaşındaki bir gencin siyasetteki tecrübesi ne kadar olabilir? Almanya için cevabı verilmesi güç bir sorudur. Veya Türkiye’de de aynısı geçerlidir. Diğer bir mesele ise tecrübesini ve bilgisini kazanmış bir genç nereden para bulacak da meclise girebilecek! Sadece o listeye girebilmek için epey bir para dökmesi gerekecek… Paranın da yetmediği noktalarda “dayı”nın olması gerekecek. Ayrıca 25 yaş olayının da “seçim yatırımı” olma ihtimali de unutulmamalıdır bence. Gençlerin siyasete katılamama/katılmama sebeplerinden de biri bu olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dikkat çekmek istediğim bir nokta ise siyaset akademileri. Üniversitelerde okunan siyaset bilimi bölümlerinin bu noktada yetersiz kaldığı aşikârdır. –Her şey KPSS’ye veya o tarzdaki sınavlara bağlıdır- Elbette sadece oradan siyasetçi çıkacak diye bir durum da yok. Bu noktada hem gençlerin siyasete alıştırılması hem de eğitim verilmesi amacıyla partiler siyaset akademileri oluşturuyor. Bu noktada ortaya çıkan sorun; her partinin kendi akademisyenini/eğitimcisini kullanması, kendi fikirlerini benimsetmesi veya akademisyenin teoriyi değil de kendi fikir ve ideolojisini beyinlere aşılamaya çalışmasıdır. Akademilerde de her zaman sağlıklı fikirler çıkmıyor. Bkz. İlber Ortaylı MHP Siyaset Akademisi dersi… Fikrimce herhangi bir partiye bağlı olmadan genel anlamda bir üniversite gibi her şehirde siyaset akademileri açılmalı. Profesyonel olarak çalışılmalı, devlet desteği sağlanmalı, ücretli olacaksa da makul bir fiyat olmalı. Maddi durumundan dolayı siyasete giremeyen veya aktif olamayan kaliteli gençler dışarıda kalmamalı…</p>
<p style="text-align: justify;">Şu mesele de vardır ki hem büyük hatadır hem de maalesef var olan durumdur. Bir siyasi partinin gençlik kollarında olmak için ya MHP’liler gibi Ülkü Ocağı’nda, ya Saadetçiler gibi Anadolu Gençlik Derneği’nde ya da CHP gibi Atatürkçü Düşünce Derneği’nde olmak gerekir… En bilinenler bunlar olduğu için söylüyorum diğer partilerin bu yönde hangi dernekleri vardır bilmiyorum. Siyasette olmak için bunlara katılmak gibi bir zorunluluk gözüküyor gençler tarafından. Bu durum gençleri siyasetten soğutabiliyor. Ama durumda budur. MHP’de aktif olan bir genç ülkü ocağına girmeden bu işi yapmış mıdır? Diğerleri de hakeza…</p>
<p style="text-align: justify;">80 ihtilalının gençleri siyasetten soğuttuğunu anlatmaya hiç gerek yok. Darbeci zihniyetin belki de bu ülkeye getirdiği en büyük zararlardan biri…</p>
<p style="text-align: justify;">Yaftalanma ve fişlenme mevzusu da siyasete girerken gençlerin en çok sıkıntı çektiği noktadır. Yaftalamada ve saçmalamada üzerimize bir halk var mı bilmiyorum. Uzun saçlı ve küpeli erkeğe komünist, uzun siyah paltolu kumaş pantolonlu kişilere ülkücü, x gazetesi okuyana cemaatçi, y kanalını seyredene ulusalcı, başörtüsü takana şeriatçı gibi bir sürü yaftalama mevcut milletimizde. Önyargılar had safhada… Böyle bir ortamda özgürce ve rahatsız edilmeden siyaset yapmak ne kadar mümkün? Ayrıca fişlenme konusu da aynı şekildedir. Bu partiye girersem geleceğimi kurtarmış olurum veya burada olursan fişlenir miyim acaba diye muhabbetler konuşulduğu sürece gençlerin siyasette olması zorlaşacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülkede değişmesi gereken bir sürü şey vardır. Ama soruna en önemli noktadan başlanılırsa diğer sorunlarında çözümü daha kolay olur. Hayatın her noktasına yön veren siyaset koltuğunda artık kemikleşen zihniyet ve bedenler yerine bilinçli, enerji dolu, aktif, başarılı gençler oturmalıdır. Akif’in Asım’ı, Fikret’in Haluk’u olmak zor değil… Yeter ki çalışalım ve inanalım…</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #0000ff;"><strong>Talha Dereci<br />
09.03.2010</strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/akifin-asimi-ve-fikretin-haluku-olabilmek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

