<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; türkiye</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/turkiye/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Nihat Genç ve Saz Arkadaşları Topluluğu</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/nihat-genc-ve-saz-arkadaslari-toplulugu.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/nihat-genc-ve-saz-arkadaslari-toplulugu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 17:58:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>
		<category><![CDATA[nihat genç]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[“Benim onlara ettiğim küfürlerden aldığım zevki, onlar milyar dolar verseler yine alamazlar!” diyerek alkışlar içinde gövde gösterisine son vermişti Nihat Genç… 1 Haziran 2009… KTÜ merkez kampus de Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde büyük bir kalabalık. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin getirtmiş olduğu Karadeniz’in hırçın ve dengesiz çocuğu Nihat Genç’i sabırsızlıkla bekliyor gençler. Televizyondan takip ettiğim ve bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2009/06/nihat-genç.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1071" title="nihat genç" src="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2009/06/nihat-genç-194x300.jpg" alt="nihat genç" width="169" height="194" /></a></p>
<p>“Benim onlara ettiğim küfürlerden aldığım zevki, onlar milyar dolar verseler yine alamazlar!” diyerek alkışlar içinde gövde gösterisine son vermişti Nihat Genç…</p>
<p>1 Haziran 2009… KTÜ merkez kampus de Atatürk Kültür Merkezi’nin önünde büyük bir kalabalık. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin getirtmiş olduğu Karadeniz’in hırçın ve dengesiz çocuğu Nihat Genç’i sabırsızlıkla bekliyor gençler. Televizyondan takip ettiğim ve bazı görüşlerine katıldığım Nihat Genç’i bende sabırsızlıkla bekleyen o topluluğun arasındaydım… <span id="more-565"></span></p>
<p>Kimlere laf edeceğini, kimlere ne sebeple çatacağını, hangi fıkraları anlatacağını az çok biliyordum. Çünkü SKY Türk ve ART Kanalında onu takip edenler yıllardır aynı fıkraları döndürüp dolaştırıp aralarına birkaç şey ekleyerek hep aynı gündemi konuştuğunu bilir. Nitekim dediğim gibi de oldu. Aynı şeylerden bahsetti. Yine kendini kaybetti. Bir nevi “seyirciye oynayarak” alkışlarla sözleri kesildi. Şak şakçı tayfanın çok olduğu aşîkardı. </p>
<p>Esprilerle başlayan konferansta konuşulacak ana maddeler iletişim, tarih ve ekonomi felsefesi başlıkları altında özelleştirme, küreselleşme, AB üyeliği gibi konulardı.</p>
<p>Özelleştirme konusuna her zaman yaptığı gibi Demokrat Parti, Anavatan Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yüklenerek başlamıştı. Haklıydı bu konuda ve desteklememek elde değildi. DP ve ANAP için konuşamasam da AKP dönemindeki özelleştirmelerin haddinin aştığını düşünüyorum. Özelleştirme ne için yapılır? Farklı amaçları vardır elbette ekonomik, malî, toplumsal, siyasi… Ama AKP döneminde bu amaçların daha çok ekonomik ve mali olduğu gözüküyor. Çok basit düşünelim; özelleştirmenin en kuvvetli gerekçesi özel sektörün kaynak kullanımında kamu sektörüne göre daha etkin olduğu görüşüdür. Yani devletin güçlüyse özelleştirmeye gerek yok zaten devlet gerekeni yapıyordur. Ama güçsüz ise daha fazla o kurumu batırmadan, işleri eline gözüne bulaştırmadan, o işi daha iyi yapabilecek bir kuruma vermelidir ki o kurumu layık olduğu yere getirsin. Mesela çok tartışılan Türk Telekom… Çok iyi hatırlıyorum özelleştirme yapılmadan önce insanlar ev telefonlarını kapattırır sadece cep telefonlarını kullanırlardı. Faturalar kabarıktı, kampanya yoktu, kurumu insanlara yakınlaştıracak herhangi bir tanıtım veya reklamlar yoktu. Sabit hatlı telefonlar kapatılıyordu. Şimdiki durumu ele alalım. Her gün Cem Yılmaz Türk Telekom reklamlarında. Halk Türk Telekom denilen kurumun varlığından haberdar. Kampanyalar çok iyi. Sabit hatlardan saatlerce ucuza konuşabiliyorsun. Yani devletin yapamadığını bir başkası daha iyi yapıyor. Buraya kadar amenna. Ama bazı kurumlar vardır ki bunlar devlet kontrolünde olmazsa ileride büyük sıkıntılar doğurabilir. Telekom ulaşım ve iletişim hizmetidir. Önemli yere sahip ve büyük bir güçtür. Sen kalkıp da bu büyük gücü bir başkasının eline verirsen daha sonra oluşacak sorunlar ve tehlikelerden de sorumlu olursun. AKP hükümeti geçmişteki iktidarlara nazaran güçlü bir iktidar olsa da demek ki gücü bazı yerlerde yetmedi ve özelleştirmeye başladı. Ama şuna dikkat çekmek istiyorum; özelleştirme adı altında bu vatanın bir sürü toprağı satıldı. Kimse buna bir şey diyemedi. Bu topraklar kanla, canla alındı ama çok kolay satıldı. Bu şekilde vatan toprağını satan kişi ve kurumlara ettiği laflardan dolayı haklıydı Nihat Genç.</p>
<p>Bu olayların bir penceresiydi ama şu da unutulmamalıdır ki; madem bu kadar güçsüz bir devletin var -dışarıdan gözüken ve söylediği şey budur- sende bu vatanı seven biri olarak bunlara kendi çapında destek ol. Köstek olma! Eleştirmek, küfür ve hakaret etmek, sorunları söylemek her zaman kolaydır. Ya çözümler? Sormazlar mı Nihat Genç sen bu kadar eleştiriyorsun da sen bu ülke için ne yaptın? Tereyağını, makarnayı dışarıya ihraç edelim markamız olsun demek bir çözüm önerisi değildir. Bu sadece oradaki insanları etkilemek ve daha fazla alkış alarak arkadaşımın tabiriyle bir yerlerinin tavana çıkmasını sağlamaktır… Hiçbir şey yapmıyorsan bu vatan için bir şeyler yapan, çalışan, fikirlerini uygulayan kişi ve kurumları üstünkörü, bilmeden eleştirme! Burada bahsettiğim kişiler Fethullah Gülen ve onun davasında ona yardım eden, onun davasını kendi davası kabul eden Anadolu insanı, iş adamları, öğretmenler, ulusal ve uluslar arası alandaki akademisyenler ve aydınlar, Atatürk’ün muasır medeniyetlerine ulaşmaya çalışan yüz binlerce Türk gencidir. Bu işe din, şeriat, cemaat diye bakmak ve o şekilde bir önyargıyla yaklaşmak 2009 yılının bir Türkiye’sinde at gözlüğü takmak ve gelişime kapalı olmaktır. Orada bulunan sözüm ona Atatürkçü solcu gençlik -burayı çok açık ve samimi bir şekilde yazıyorum- çok sevdiği Atatürk ve bu vatanın milli değerleri için ne yapmıştır? Alkışladıkları Nihat ağabeylerinin laf ettiği Fethullah Gülen ve yoldaşları 150’den fazla ülkede Türk okulu açmış ve her gün o Türk bayrağını dalgalandırmış, İstiklâl Marşı’nı okutmuş, Türkçe öğretmiş, Atatürk’ü öğretmiştir. Bunlar bir fikir olarak başladı ve fikir olarak kalmadı uygulandı. Şu an bu yapılan onca emekler, okullar, projeler o çok sevdiğiniz ve her defasında üzerinden siyaset yaptığınız Ulu Önder Atatürk’ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin medarı iftiharlarıdır. Geçmişte bu şekilde olmuştur şimdi bu şekildedir ve gelecekte de bu şekilde olacaktır inşallah. Bu büyük başarıyı sağlayanlar ne yazık ki sözüm ona o idealist Atatürkçü gençlik ve o fikri taşıyan zihniyetler değil o laf ettiğiniz Fethullah Gülen ve yoldaşlarıdır.</p>
<p>Okumayan ve araştırmayan bir gençlikten yakındı Nihat Genç. Laf arasına bir cümle sıkıştırdı; “Sızıntı dergisinin Eylül 1980 sayısında Fethullah Gülen Kenan Evren’i yaptıklarından dolayı şu şu sözlerle övmüştür.” Hemen bir alkış kıyamet… Orada bulunanlardan hangisi konferanstan sonra gidip de o derginin arşivlerine baktı. Girin bakın bakalım bahsettiği o sayıdaki yazıda Fethullah Gülen Kenan Evren için bir şeyler söylemiş mi? Yeter ki karşı görüşteki birilerini karalayacak bir şeyler söylensin… Evet, okumayan ve araştırmayan bir gençlik var oldukça bu Nihat Genç’i alkışlayan daha çok kişi olur…</p>
<p>Malumunuz ülkemizde Ergenekon denilen tartışma 2,5 yıldır gündemi meşgul etmekte. Nihat Genç bu konuya da ucundan değindi ve çok açık bir şekilde iddia edilen Ergenekon Terör Örgütü’nü -iddia edilen dememin tek sebebi davaya bakan savcıların bu kanıya varması ve onlara olan saygımdandır- desteklediğini gösterdi. Sırf kanallarında konuşulmasına izin vermediği için Türkiye’nin en kaliteli 2 kanalı olan CNN Türk’ü ve NTV’yi ajan kanal ilan eden Nihat Genç, bu tip medyanın karşısında Ulusal Kanal gibi küçük ama işlevi büyük kanalların her zaman bunların baş düşmanı olacağını söyledi ve yine laf arasına sıkıştırıp Ulusal Kanal’ı övdü ve desteğini gösterdi. Ve yine alkış kıyamet… Gelin çok basit bir şey söyleyeyim. Ulusal Kanal kimin kanalı? İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek. Nerede bu adam? Ergenekon’dan dolayı hapiste… Hadi sizi tatmin için Ergenekon diye bir şey yok diyelim. Hiç mi görmediniz bu Perinçek ile terörist başı Abdullah Öcalan’ın çok samimi fotoğraflarını. PKK’nın kamplarındaki o keyifli muhabbetlerinin pozlarını… Eee hani vatan millet diyen Nihat Genç ve saz arkadaşları nerede sizin bu yurtseverliğiniz? Her gün onlarca şehit verdiğimiz Mehmetçikleri öldüren şerefsizleri desteklemek sizin gibilerin şerefsizliği değil midir? Yerin altından çıkan yüzlerce cephaneliğe yok demek, darbe günlüklerini hiçe saymak ve onları desteklemek vatanseverlik midir? Diyorum ya okumayan, araştırmayan ve az biraz da düşünmeyen bu gençlik oldukça Nihat Genç daha çok alkışlanır ve bir yerleri tavana kalkar…</p>
<p>Nihat Genç Küreselleşme ve AB konularını birkaç felsefi bilgi ile geçiştirirken Cengiz Çandar, Mehmet Barlas ve Mehmet Altan gibi liberal yazarlara sürekli laf attı ve Şeyhlere “k.çımın kenarı” diyerek büyük alkış topladı. Merak ettim açıkçası Nihat Genç’in k.çının kenarı Şeyhler ise k.çı nedir?! </p>
<p>Bu konferans bana ne gösterdi? Küfrü alkışlamanın, körü körüne bir şeylere inanmanın, siyaset denilen şeyin ne kadar yalan iş olduğunu ama bu şeyi Türkiye’deki her yaştan ve bilgiden insanın en iyi yaptığı (!) şey olduğunu gösterdi. Ve daha öncelerden şiirlerimde yazdığım “kalabalıklarda yalnızım” tabirini bizzat yaşadım. Ve bu durum bana güç verdi. Yine de tamamıyla Nihat Genç’e kızmıyorum. Keşke herkes doğru veya yanlış onun kadar samimi olabilse, açıkça düşüncelerini dile getirebilse de bu millet kimin ne olduğunu anlayabilse… Tabi okumak, araştırmak ve düşünmek kaydıyla… Bunlar yapıldığı takdirde Atatürk’ün söylediği gibi muasır medeniyetler seviyesine çıkabiliriz. Atatürk bunları yapmayan bir gençlik bıraktığını görmek istemezdi buna eminim…</p>
<p><strong>Talha Dereci<br />
03.06.2009<br />
TRABZON</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/nihat-genc-ve-saz-arkadaslari-toplulugu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

