<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Talha Dereci&#039;nin Blogu &#187; zaman gazetesi</title>
	<atom:link href="http://www.talhadereci.com/tag/zaman-gazetesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.talhadereci.com</link>
	<description>Siyaset, Medya, Kitap, Edebiyat&#039;a Dair Okumalar ve Notlar</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.4</generator>
		<item>
		<title>Anlama Gayreti Olmayanın Dayatma Arzusu Olur</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/anlama-gayreti-olmayanin-dayatma-arzusu-olur.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/anlama-gayreti-olmayanin-dayatma-arzusu-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 May 2011 06:03:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not Defterim]]></category>
		<category><![CDATA[dini inanç]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem dumanlı]]></category>
		<category><![CDATA[merkez medya]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=2107</guid>
		<description><![CDATA[Ekrem Dumanlı – 23 Mayıs 2011 – Zaman Gazetesi Ne acıdır ki kendine &#8216;merkez medya&#8217; adını veren bir yapı, öteden beri inanç problemi yaşamıştır. Dini inanç bir yönüyle, tabii ki, ferdi bir tercihtir. Ancak kitle iletişim araçlarını elinde tutan ve kendinde halkı yönlendirme hakkı görenler, din ile kavgalı olunca problem sosyal bir yara haline geliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ekrem Dumanlı – 23 Mayıs 2011 – <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1137497&amp;title=medyan%FDn-genleri-nas%FDl-de%F0i%FEir" target="_blank">Zaman Gazetesi</a></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ne acıdır ki kendine &#8216;merkez medya&#8217; adını veren bir yapı, öteden beri inanç problemi yaşamıştır. Dini inanç bir yönüyle, tabii ki, ferdi bir tercihtir. Ancak kitle iletişim araçlarını elinde tutan ve kendinde halkı yönlendirme hakkı görenler, din ile kavgalı olunca problem sosyal bir yara haline geliyor. Bizde medyanın malum kısmı, dini asli kaynaklarından bilmiyor; hatta bilmediğini de bilmiyor; daha kötüsü, bazen de bildiğini sanıyor. Halkın inancını geri kalmışlığın gerçek sebebi sayan; daha kötüsü halkın inancını rejim tehlikesi gibi gören medyanın süngüden medet umması kadar tabii bir şey olamaz. Anlama gayreti olmayanın dayatma arzusu olur.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/anlama-gayreti-olmayanin-dayatma-arzusu-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçkin Zümreler Adına Halkı Hor Görmek</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/seckin-zumreler-adina-halki-hor-gormek.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/seckin-zumreler-adina-halki-hor-gormek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 May 2011 05:54:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not Defterim]]></category>
		<category><![CDATA[ekrem dumanlı]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon medyası]]></category>
		<category><![CDATA[merkez medya]]></category>
		<category><![CDATA[seçkin medya]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=2104</guid>
		<description><![CDATA[Ekrem Dumanlı &#8211; 23 Mayıs 2011 &#8211; Zaman Gazetesi Başladığı günden itibaren bizdeki basın, kendini seçkin elit ve üstün bir zümre olarak görmüş, &#8216;cahil halkı eğitme&#8217; gibi bir misyon üstlendiğini vehmetmiştir. Halkı sürü gibi gören bu zihniyet onun sandıkta doğru karar veremeyeceğini düşünmüş, kurtarıcı olarak da bir başka zümreyi vazifeli addetmiştir: Askerler. Onları daima &#8216;rejimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ekrem Dumanlı &#8211; 23 Mayıs 2011 &#8211; <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1137497&amp;title=medyan%FDn-genleri-nas%FDl-de%F0i%FEir" target="_blank">Zaman Gazetesi</a></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Başladığı günden itibaren bizdeki basın, kendini seçkin elit ve üstün bir zümre olarak görmüş, &#8216;cahil halkı eğitme&#8217; gibi bir misyon üstlendiğini vehmetmiştir. Halkı sürü gibi gören bu zihniyet onun sandıkta doğru karar veremeyeceğini düşünmüş, kurtarıcı olarak da bir başka zümreyi vazifeli addetmiştir: Askerler. Onları daima &#8216;rejimin bekçisi&#8217; olarak gördüler. Çünkü daima &#8216;rejim tehdit altında&#8217; idi ve bunun sorumlusu halkın bizzat kendisiydi. Sandıktan çıkan o mevhum &#8216;tehdit&#8217;i yazıyla, çiziyle durduramayacağını düşünüyor, süngüden medet umuyordu. O vesayeti hâlâ arzulayanlar var; ancak görünen o ki ne Türkiye&#8217;de ne de dünyada anti demokratik hegemonyanın, silahların gölgesinde yaşatılmaya devam edilmesi asla düşünülemez&#8230;</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/seckin-zumreler-adina-halki-hor-gormek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman Gazetesi ve 1 Milyon Tiraj</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/zaman-gazetesi-ve-1-milyon-tiraj.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/zaman-gazetesi-ve-1-milyon-tiraj.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 08:34:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[bir milyon tiraj]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1942</guid>
		<description><![CDATA[Kim ne derse desin buna başarı denir. Zaman Gazetesi 1 Milyon tirajı aştı&#8230; Haliyle bu durum bazı entel (!) kesimleri rahatsız etti. Sevinmelisiniz yahu o kadar dert ediyordunuz Türkiye&#8217;de okuma oranı çok düşük diye.. Okuma oranının yerlerde gezdiği bir ülkede 1 milyon tirajlı bir gazete var. Daha ne istersiniz? Radikal Gazetesi&#8217;nin kampüslerde Hürriyet Kampüs Gazetesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kim ne derse desin buna başarı denir. Zaman Gazetesi 1 Milyon tirajı aştı&#8230; Haliyle bu durum bazı entel (!) kesimleri rahatsız etti. Sevinmelisiniz yahu o kadar dert ediyordunuz Türkiye&#8217;de okuma oranı çok düşük diye.. Okuma oranının yerlerde gezdiği bir ülkede 1 milyon tirajlı bir gazete var. Daha ne istersiniz?</p>
<p>Radikal Gazetesi&#8217;nin kampüslerde Hürriyet Kampüs Gazetesi ile birlikte 25 kuruşa satıldığı ve gazeteyi satan bayanların gazeteyi satmadan öğrencinin peşini bırakmadığı, arkasından koştuğu bir durumda bir gazetenin amiral medyanın ürünleri denilen üç gazeteden daha fazla satması [Hürriyet + Milliyet + Posta = Zaman gibi bir algoritmalı (!) tiraj] bu ülkede taktir edilecek bir durumdur&#8230;</p>
<p>Devamı gelir inşallah&#8230; Tebrikler Zaman&#8230;</p>
<p><a class="lightbox" title="Zaman 1 Milyon" href="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/04/indir.png"><img class="alignnone size-medium wp-image-1953" title="Zaman 1 Milyon" src="http://www.talhadereci.com/wp-content/uploads/2011/04/indir-300x203.png" alt="" width="300" height="203" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/zaman-gazetesi-ve-1-milyon-tiraj.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anayasanın Değiştirilemez Maddeleri</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/anayasanin-degistirilemez-maddeleri.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/anayasanin-degistirilemez-maddeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Apr 2011 16:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not Defterim]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirilemez maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[ktü hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf şevki hakyemez]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1879</guid>
		<description><![CDATA[Yusuf Şevki Hakyemez &#8211; 6 Nisan 2011 &#8211; Zaman Gazetesi Anayasa&#8217;nın başlangıç kısmı, belli bir ideolojik tercihi benimseyen, demokrasi ve insan hakları rejimini evrensel anlamından koparıp alaturkalaştıran, oldukça sorunlu bir metindir ve bu metnin öngördüğü bir modelden ideal bir demokrasi ve hukuk devleti tesis etmek mümkün değildir. Olması gereken açısından düşünüldüğünde, anayasalarda ideolojik tercihleri çağrıştıran [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yusuf Şevki Hakyemez &#8211; 6 Nisan 2011 &#8211; <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1117818&amp;keyfield=797573756620C59F65766B692068616B79656D657A&amp;sms_ss=facebook&amp;at_xt=4d9c4f714e3c6623%2C0" target="_blank">Zaman Gazetesi</a></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Anayasa&#8217;nın başlangıç kısmı, belli bir ideolojik tercihi benimseyen, demokrasi ve insan hakları rejimini evrensel anlamından koparıp alaturkalaştıran, oldukça sorunlu bir metindir ve bu metnin öngördüğü bir modelden ideal bir demokrasi ve hukuk devleti tesis etmek mümkün değildir. Olması gereken açısından düşünüldüğünde, anayasalarda ideolojik tercihleri çağrıştıran hususlar değil, olsa olsa hak ve özgürlükler belki değiştirilmezlik kapsamına alınabilir.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/anayasanin-degistirilemez-maddeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MHP&#8217;nin Geçirmiş Olduğu Evreler</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/mhpnin-gecirmis-oldugu-evreler.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/mhpnin-gecirmis-oldugu-evreler.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2011 11:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not Defterim]]></category>
		<category><![CDATA[ihsan dağı]]></category>
		<category><![CDATA[mhp analizi]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1873</guid>
		<description><![CDATA[İhsan Dağı &#8211; 5 Nisan 2011 &#8211; Zaman Gazetesi Aslında MHP &#8216;milliyetçiliği&#8217; yeniden yorumlamaya devam ediyor. Bir zamanlar, Soğuk Savaş yıllarında milliyetçilik anti-komünizmdi. 1990&#8242;larda PKK&#8217;ya karşı siyasal ve toplumsal direnişin adı, adresi haline getirilmeye çalışıldı MHP. Ancak son yıllarda Kürt sorunundan beslenen bir milliyetçilik de işlevsiz hale geldi. Ardından, muhafazakâr hareketlerin yükselişine karşı kendini yeniden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İhsan Dağı &#8211; 5 Nisan 2011 &#8211; <a href="http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1117304&amp;title=mhp-bildiginiz-gibi-degil" target="_blank">Zaman Gazetesi</a></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aslında MHP &#8216;milliyetçiliği&#8217; yeniden yorumlamaya devam ediyor. Bir zamanlar, Soğuk Savaş yıllarında milliyetçilik anti-komünizmdi. 1990&#8242;larda PKK&#8217;ya karşı siyasal ve toplumsal direnişin adı, adresi haline getirilmeye çalışıldı MHP. Ancak son yıllarda Kürt sorunundan beslenen bir milliyetçilik de işlevsiz hale geldi. Ardından, muhafazakâr hareketlerin yükselişine karşı kendini yeniden tanımlayan laikçi-ulusalcı bir milliyetçilik çıktı karşımıza. İşte mevcut MHP son dalga milliyetçiliğin üzerine oturuyor. Bu MHP, muhafazakârlıkla bağlarını önemli ölçüde kesti, ulusalcı bir içeriğe büründü. Muhafazakârlık artık neredeyse bir &#8216;tehdit&#8217; olarak görülüyor. &#8230; MHP üçe ayrılıyor. Laikçi/ulusalcı blok CHP&#8217;ye, hâlâ sayıca az da olsa var olan muhafazakâr/dindar kitle ise AK Parti&#8217;ye gidiyor. Geriye, MHP&#8217;nin küçük bir çekirdek seçmeni kalıyor. Araştırmalar da toplumda gördüklerimiz de bu akışkanlığı doğruluyor.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/mhpnin-gecirmis-oldugu-evreler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devlet Adına Yapılan Tasarrufun Yargıdan Muaf Olması</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/devlet-adina-yapilan-tasarrufun-yargidan-muaf-olmasi.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/devlet-adina-yapilan-tasarrufun-yargidan-muaf-olmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2011 07:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Not Defterim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[fehmi koru]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1766</guid>
		<description><![CDATA[Fehmi Koru &#8211; 2 Nisan 2011 &#8211; Zaman Gazetesi Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ile yönetilmediğimiz dönemlerde siyasi davaları mahkeme safhasına kadar ulaştırmak çok zordur bizde. Zordur, çünkü böyle bir geleneğimiz yoktur. Devletle bir biçimde yolları kesişmiş insanlar hiçbir zaman yargı önüne çıkarılmayacaklarına inandırılmış ve onlar da herkesi buna inandırmışlardır. &#8216;Devlet&#8217; neredeyse kutsal bir varlık olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fehmi Koru &#8211; 2 Nisan 2011 &#8211; <a href="http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1116244&amp;title=savci-zekeriya-ozun-ardindan" target="_blank">Zaman Gazetesi</a></p>
<p><em>Sıkıyönetim veya olağanüstü hal ile yönetilmediğimiz dönemlerde siyasi davaları mahkeme safhasına kadar ulaştırmak çok zordur bizde. Zordur, çünkü böyle bir geleneğimiz yoktur. Devletle bir biçimde yolları kesişmiş insanlar hiçbir zaman yargı önüne çıkarılmayacaklarına inandırılmış ve onlar da herkesi buna inandırmışlardır. &#8216;Devlet&#8217; neredeyse kutsal bir varlık olarak kabul edildiğinden, onun adına yapılan her türlü tasarruf yargıdan muafmış muamelesi görmüştür.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/devlet-adina-yapilan-tasarrufun-yargidan-muaf-olmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaftalamadan Düşün &#8211; Zaman Gazetesi</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/yaftalamadan-dusun-zaman-gazetesi.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/yaftalamadan-dusun-zaman-gazetesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Jan 2011 08:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[yaftalamadan düşün]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=2008</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="YouTube video player" width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/0P0Pad5NMkg" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/yaftalamadan-dusun-zaman-gazetesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;deki IV. Kuvvet Medya Üzerine Değerlendirmeler</title>
		<link>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html</link>
		<comments>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 11:06:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Talha Dereci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon ttiraj]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet altan]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet hakan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[ayşeözyılmazel]]></category>
		<category><![CDATA[can dündar]]></category>
		<category><![CDATA[elif şafak]]></category>
		<category><![CDATA[ertuğrul özkök]]></category>
		<category><![CDATA[fatih altaylıi murat bardakçıi serdar turgut]]></category>
		<category><![CDATA[gülen cemaati]]></category>
		<category><![CDATA[habertürk]]></category>
		<category><![CDATA[haydar dümen]]></category>
		<category><![CDATA[hülya avşar]]></category>
		<category><![CDATA[ıslak imza]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[medya müfettişi]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[müjde ar]]></category>
		<category><![CDATA[new york times]]></category>
		<category><![CDATA[nihal bengisu karaca]]></category>
		<category><![CDATA[ntv]]></category>
		<category><![CDATA[oray eğin]]></category>
		<category><![CDATA[pelin batu]]></category>
		<category><![CDATA[ruşen çakır]]></category>
		<category><![CDATA[sabah gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[uğur dündar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşar nuri öztürk]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit bulut]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.talhadereci.com/?p=1054</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuz biliriz kuvvetler ayrılığı denilen kavramı. Ülke yönetimindeki çarkları bu üç kuvvet ( yasama, yargı, yürütme ) döndürmektedir. Ve üçü de birbirinden bağımsız durumdadır. Birinin aldığı karar diğerini etkilememektedir. Ve bu kuvvetler devlet organları arasında üstünlük sıralaması gibi bir duruma tabi değildir. Tabi bunlar teoriktedir. Haliyle Türkiye’de çoğu zaman teori uygulamaya/pratiğe dönüştürülemez. Kimi zaman yargı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Çoğumuz biliriz kuvvetler ayrılığı denilen kavramı. Ülke yönetimindeki çarkları bu üç kuvvet ( yasama, yargı, yürütme ) döndürmektedir. Ve üçü de birbirinden bağımsız durumdadır. Birinin aldığı karar diğerini etkilememektedir. Ve bu kuvvetler devlet organları arasında üstünlük sıralaması gibi bir duruma tabi değildir. Tabi bunlar teoriktedir. Haliyle Türkiye’de çoğu zaman teori uygulamaya/pratiğe dönüştürülemez. Kimi zaman yargı kararları yasamayı etkiler (bkz: Anayasa Mahkemesinin esasa bakarak anayasa değişikliğinin iptali ) kimi zaman yürütme yargıyı. Bu üç kuvvete bir de medyayı ekleyin. Bakmayın dördüncü kuvvet dediğime aslında birinci ve en önemli güçtür medya. Tabi bu Türkiye için geçerli bir durum. Ülkemizde medyanın yasamaya, yürütmeye, yargıya etkisini tartışmaya gerek yok.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkenin yoğun gündemleri devam ederken medyaya her alanda büyük iş düşüyor şüphesiz. Yazılı ve görsel basın ülke gündemini topluma vermek amacıyla elinden geleni yapıyor. En azından öyle düşünüyoruz. Bu noktada basın yalan haber yazmış, uydurma haberler dile getirmiş, haksızı desteklemiş, komplo teorileri ortaya atmış, mazlumun ahını almış, güçlünün yanında olmuş vs vs… Hemen hepsini gördük şu ana kadar. Gördüklerimizi yazdık, görmediklerimizi okuduk, tartıştık… Bu yazıda Türkiye’deki IV. Kuvvet olan medya üzerine bazı değerlendirmeleri ve gelişmeleri fikirlerim doğrultusunda açıklamaya çalışacağım…<span id="more-1054"></span></p>
<p style="text-align: justify;">12 Haziran 2009 günü Taraf Gazetesi’nin sarsıcı haberler muhabiri Mehmet Baransu’nun “AKP’yi ve Gülen’i Bitirme Planı” manşetli haberine göre ordu içinde bir takım kimseler hükümeti eskiden olduğu gibi tekrardan ele geçirmek, milyonlarca gönüllüsü olan bir sivil toplum hareketini bitirmek istiyordu. Öğrenci evlerine mühimmat yerleştirip terör örgütü süsü verilecek, milliyetçi partilerin tabanı genişletilerek AKP’nin zor durumda kalması sağlanacak, Kurtlar Vadisi, Kollama ve Tek Türkiye gibi diziler hakkında olumsuz haberler yapılarak medyadaki imajları silinecek, Ergenekon sanığı olan subaylar savunulacaktı. Çok ses getiren bu haberdeki fotokopi belge genelkurmay başkanı tarafından “kâğıt parçası” olarak görülmüştü. Muhalefet partisi Ce-Haş-Pe her zamanki “ordu destekli siyasetini” sürdürmüştü. Belge fotokopi diye konuyu geçiştirdiler ama aylar sonra belgenin orjinali de ortaya çıktı. Fazla ayrıntısına girmeye gerek yok. “Ordu Göreve” adlı yazımda bunları belirtmiştim.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi soru: Onca kriminal rapora rağmen ordunun kaynaklarına “emredersiniz!” diyen köşe yazarları özür dileyecek mi bu durum karşısında? Ce-Haş-Pe’de özür diler mi? Ya da önce şunu sormak lazım; Ce-Haş-Pe hataları karşısında özür dileyebilecek kadar erdemli bir parti mi? Bu haber Türk medyasının yine ne kadar objektif(!) habercilik yaptığını gösterdi. Bu haber karşısında duyarsız kalanlar ve “güçlü olanın” yanında olanlar &#8211; ya da ordu yanında olanlar &#8211; bir kez daha tarih önünde rezil duruma düşmüşlerdir. Yapılan büyük habercilik sebebiyle de Taraf gazetesini tekrardan tebrik etmek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf gazetesi dedim ve onunla devam edeyim. Çıktığı ilk günden beri gündemi belirleyen habercilik örnekleriyle, cesur ve dürüst bir tavır takınan Taraf belirli okur kitlesine sahip oldu ve yaptığı haberciliğin semeresini dünyanın en prestijli basın ödüllerinden Leipzig Özgürlük ve Medyanın Geleceği Ödülü ile aldı. AKP’ci, Tayyipçi diye yaftalandı ama onlar; “AKP’nin yolsuzluk dosyası elinizde varsa ve basamıyorsanız verin biz basarız!” diyerek yaptıkları haberin tarafsız ve cesur habercilik olduğunu gösterdiler. Ahmet Altan yazılarını takip edenler ne demek istediğimi daha iyi anlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Yakın zamanda Taraf yine gündemi karıştıran bir haber attı ortaya. Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterindeki kişileri helikopter kalkışından düşene kadar yüzlerce kez arayan NTV santralinin haberi… Taraf Gazetesi NTV’yi bir şekilde suikast ile suçluyordu. Ve ertesi günü yine manşetten Telekom’un kayıtları verildi. Sonradan gerçek ortaya çıktı. GMT ve TSİ saati arasındaki 2 saatlik fark bu habere sebep olmuştu. Çıkarılması gereken iki sonuç var. Birincisi; hiçbir haber tam anlamıyla doğruluğu ispatlanmadan veya gerçekliği sağlama alınmadan yayınlanmamalıdır. Ki bu durum Türk medyasında çok oluyor. İkincisi, gerçek gazeteci hata yaptığında hatasını dile getirebilmeli ve özür de dileyebilmelidir. Nitekim Taraf bunu yaptı. Darısı bundan sonra bunu yapmayan, yıllarca yalan haberleri ispatlanan ama yine de kıllarını kıpırdatmayan Doğan Grubu gazetecilerine!</p>
<p style="text-align: justify;">Medyamıza yeni bir gazete eklendi. Belki herkes okumasa da ülkedeki gazetelerin her birisinden daha kaliteli ve okunulacak bir gazete. Ülke gündeminden bir an olsun kurtulan ve Türkiye’ye değil dünyaya bir bakış açısı sağlayan, sorgulatan, düşündüren bir gazete; The New York Times. 26 ülkede çeşitli gazetelerle birlikte her Pazar günü verilen İngilizce ve yayınlandığı ülke dilinde olan haftalık gazete… Şu ana kadar çıkan tüm sayılarını takip ettim. Harikulade bir gazete… Ülkemize bu gazeteyi okutma imkânı sunan Sabah gazetesine yürekten bir teşekkür…</p>
<p style="text-align: justify;">Habertürk Gazetesi Türkiye’nin en çok okunan 5.gazetesi olarak medyadaki yerini aldı. Kanalı ise yapılan iyi reklamlar ve tasarımlarıyla bir ara NTV ile yarışır hale gelmişti fakat NTV farkını koydu ortaya. Fatih Altaylı her ne kadar gazete kurulurken haber ağırlıklı olacak köşe yazarı ağırlıklı bir gazete olmayacak dediyse de tam tersini yaptı ve sağdan soldan köşe yazarları toplamayı başladı. Bünyesine Yaşar Nuri Öztürk, Nihal Bengisu Karaca, Elif Şafak, Yiğit Bulut’u kattı. Can Dündar’a da teklif götürmüşlerdi. Bekir Coşkun Hürriyet’ten kovulduktan sonra -burayı bilinçli bir şekilde yazıyorum- kendini hemen Habertürk gazetesinde buldu. Fatih Altaylı Yaşar Nuri Öztürk’ü “din hocam” diye görüyor ve yere göğe sığdıramıyordu. Turgay Ciner Yaşar Nuri Öztürk’ü kovunca bir anda Altaylı-Öztürk muhabbeti de bozuldu. Demek ki ne oldum değil ne olacağım demeli. Yaşar Nuri’nin kurduğu HYP başkanlığından istifa etmesinin sebebi de pek garip; “yoğun akademik çalışmalarım”…</p>
<p style="text-align: justify;">Habertürk kanalı aslında iyi bir yöntem kullanıyor izlenmek için; manken gibi güzel kadınlara program yaptırarak. Pelin Batu, Hülya Avşar vs vs… Ama keşke hem güzel hem konudan anlayan birilerini koysalar… Pelin Batu ne siyasetten anlıyor ne tarihten. Murat Bardakçı ile tarih programına çıkıyor ama sadece söylenenlere evet deyip geçiyor. Siyaset yazan tarih tartışan (!) program yapan bu kadın, sonra erkek dergilerinin kapaklarına medya deyimiyle şok pozlar veriyor. Bu mudur habercilik, medyacılık, gazetecilik, köşe yazarlığı?</p>
<p style="text-align: justify;">Televizyonlardaki bayanlardan açılmışken konu NTV’ye de gelmeli. Önceden 4-5 tane kadın çıkar NTV’nin akşam saatlerinde sözüm ona gündemi konuşurlardı. Gündem resmen mahalle karısı muhabbetlerine, magazine, dedikoduya dönerdi. NTV şikâyetler almış olacak ki programı yayından kaldırdı. Ama o bayanlardan biri olan Müjde Ar NTV yayınlarına devam ediyor. Müjde Ar’ı Yeşilçam’dan gayet iyi tanıyoruz. İzleyen ve dinleyen de hak verir ki Müjde Ar’ın NTV gibi bir kanalda gündem, siyaset, medya üzerine bir program yapması ne kadar doğrudur? Koca NTV kala kala Müjde Ar’a mı kaldı?</p>
<p style="text-align: justify;">TRT yıllardır içine saklandığı kalıbı kırmaya çalışıyor sanırım. Bunu bir ölçüde başardı bence. Gözle görülür bir şekilde ilerleme, çağa ayak uydurma (!) durumu var. Kendi çizgisinden de kopmadan değişebilmek ve bu değişikliği hissedebilmek zor bir şeydir. Bunu başardığı için TRT’yi kutlamak lazım. Bir dipnot; “Medya Müfettişi” programı da izlenmeye değer bir program.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman Gazetesi geçen sene olduğu gibi 1 Milyon tirajı yakalayabilmek için yine kolları sıvadı. Hedef koyabilmek güzel… Geçen sene 950 bin yakalanmıştı. Japonya’da günlük bir gazetenin 2-3 milyon tirajı varken, yine Japonya’da kişi başına düşen kitap yılda 6 iken ve bu sayı Türkiye’de 6 yılda 1 kitap iken… Zaman gazetesinin 1 Milyon’u hedeflemesi ve buna ulaşmaya çalışmak için elinden geleni yapması takdire şayan bir durum. Darısı diğer gazetelere… Geçen seneki “yaftalamak ve yaftalanmak” üzerine yapılan gazete reklamları ses getirmişti. Bu sene de bir benzer şekilde “önyargılarımız duvarlarımız” şeklindeki bir sloganla reklamlarını yapıyorlar. Bu iki reklamla “cemaat gazetesi” tabirini yıkmaya çalıştıkları kesin. Ki bunu eski yıllara nazaran başardılar gibi. Akademisyen ve yorum ağırlıklı yazarlarla dolu gazetenin içeriğinden veya haberciliğinden bahsetmeme gerek yok. Bilmeyenler alıp yaşayarak öğrenebilirler…</p>
<p style="text-align: justify;">Magazin Gazetecileri Derneği üyesi Amiral Gemi dediğimiz Hürriyet’in genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, Türk yazılı basını için sit-com tarifini kullanıyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Sabah Gazetesi yazarı Ayşe Özyılmazel kalkıp tek gecelik ilişkiler yaşıyorum diye itiraf ediyor ve bunu 1.sayfaya taşıyan gazete “habercilik” yaptığı için övünüyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Uğur Dündar çok önceden ortaya çıkan bir haberi “şimdi aldığımız bir habere göre” diye anlatırken aslında kendini kandırdığının farkına varamıyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam gazetesinin eski genel yayın yönetmeni ve halen köşe yazarı olan Serdar Turgut kafayı yemiş durumda. Habertürk kanalındaki bir program sunucusu kadına “bacaklarınız çok güzel” diye başlayan iltifatlar edebiliyor ve devamını abartabiliyor. O da yetmemiş gibi her gün köşesinde penis ve vagina muhabbetleri yapıyor! Bu mudur gazetecilik?</p>
<p style="text-align: justify;">Yine aynı nadide (!) gazetemizin bir köşe yazarı “bir gün herkes eşcinsel olacak” diye iddialı cümleler kuruyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Oray Eğin programına davet ettiği başı kapalı bir bayana “çok seksi bir türbanlısın” deyip göz göre göre asılabiliyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Posta Gazetesi sırf Haydar Dümen yazılarından dolayı Türkiye’nin en çok satan 2. Gazetesi olabiliyor… ( gazete okur kitlesinin kalitesi! )</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Hakan’ın gazetede o kadar aldığı köşe yetmiyor Twitter’da millete laf yetiştiriyor…</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun lafın kısası iyisiyle kötüsüyle Türk Medya’sının günden güne suyu çıkmaya başlıyor… Ve her yeni bir gün Türk medyası için sınav niteliğinde… Bir günde vezir olanlar aynı günün akşamında rezil olabiliyor. Bu durumda aydın insan diye gördüğümüz, fikirlerini okuduğumuz, her gün yatak odamıza soktuğumuz bu insanların; daha seviyeli, başarılı, yalan söylemeyen, uydurma haber yapmayan, orasını burasını açarak değil aklı ve fikirleriyle bir yerlere gelen kişiler olmasını istiyorum. Bunları istemeyen yüz binlerce insan var (bkz: gazete tirajları). Allah onlara da akıl fikir versin…</p>
<p style="text-align: justify;">Talha Dereci<br />
29 Ekim 2009<br />
TRABZON</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.talhadereci.com/turkiyedeki-iv-kuvvet-medya-uzerine-degerlendirmeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

