// you're reading...

Edebiyat

Ucu Yanık Mektup

Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir.Senin dışında…”.Evet bu her şeyi anlatmakta.Çünkü senin yerin hep ucu yanık toz pembe kağıtlar oldu.

Sana yazdığım her mektup kağıdı için 10 km yolu gidip gelmek zorunda kalırdım.Hem de haftalarca uğraşırdım.Aldığım her parayı o eski umut kokulu kumbarama atardım.

Ve nihayet kağıdı alırdım Kasabaya iner çarşıdaki tek kırtasiye olan Kemal amcadan bu kokulu pembe kağıtlardan alırdım.

Ve aylarca biriktirdiğim harçlıklarla aldığım mavi simli kalemi elime alıp en güzel yazımla sana duygularımı yazardım.
Gönlümün hissettikleri sayfalara sığmazdı.Ama param sadece bir mektup kağıdına yetiyordu.

Hemen yazıyı yazmaya koyulurdum.Evde yalnız kalacağım bir oda olmadığından arka bahçedeki büyük kayaya yaslanıp sana duygularımı yazardım.En güzel yazımı yazdıktan sonra korka korka da olsa babamın ceketinin cebinden kibriti alırdım.Mektup kağıdının ucunu biraz yakardım.Ve kibriti hemen geri yerine koyardım.Ve çok korkardım o zamanlar.Yakalandığımda babamın beni çok kötü döveceğini bilirdim…

Bu mektubun ucunu yakma işini bana bir reis öğretmişti.Bir gün babamla balığa gitmiştik.Babam balıkları yakaladıktan sonra bana verir tezgaha koymamı isterdi.Her defasında yanlış dizer ve hep dayak yerdim.

Yine bir gün bir amca geldi.Uzun boylu,beyaz sakallı,kafasında balıkçı şapkası ile. Babam karşı esnaf arkadaşına çay içmeye gitmişti.O adam benden balık aldı ve bana bir kağıt uzattı.Bu balıkları ve kağıdı şuradaki eve götür dedi.Ve harçlık olarak elli bin verdi.Ben biraz şaşırmış ve bayağıda sevinmiştim.Çünkü mektup kağıdı alacak param olmuştu.Hemen dediğini yaptım.

Bu adam 1 hafta hep böyle geldi.Benden balık aldı ve kağıt verdi.Aynı eve götürmemi istedi.Bende her defasında aldığım paraları sayıyordum.Ve balık ile kağıdı evdeki yaşlı teyzeye veriyordum.

Ama dikkatimi çeken bir şey olmuştu.Adamın verdiği kağıtların ucu hep yanıktı.Bir gün adam yine geldi.Ve ona sordum.Neden verdiğin kağıtlar böyle diye.O da beni karşısına aldı ve konuşmaya başladı.

“Bak evlat karşılıklı sevgi bir bütün kağıt gibidir.Ucu yanık bir kağıt ise;sadece acizliği ve karşılık alınamayan sevgiyi gösterir.Bunu aklından çıkarma.Ucu yanık bir mektup,ucu yırtılmış bir kalp gibi eksiktir…”

Bu sözler beni çok etkilemişti.Sonra sana yazdığım onca yazıları düşündüm.Ve bir zaman sonra anladım ki;senden hiçbir sonuç almamışım.
Evet o gün bugündür sana yazdığım her yazının ucunu yaktım.Ve her zaman da yakacağım…

Çünkü her zaman gönlümün kuytu bir köşesinde senin eksikliğin belli olacak.Senin çıkarttığın alevler sayesinde daha nice tozpembe mektup kağıtları yanacak…

Talha Dereci

Discussion

No comments yet.

Post a comment