İktidardaki partiyi oraya getiren halk yine aynı şekilde oradan indirir. Bu sebepten demokrasi her seçimde önem verilmesi gereken bir durumdur. Nitekim bu yerel seçimde Türkiye büyük bir demokrasi sınavı verdi en klişeleşmiş tabirle. Oy kullanılması zorlaştırılmasına rağmen %83 gibi büyük bir katılımla halk vatandaşlık rolünü yerine getirdi ve yönetimde söz sahibi oldu.
Stresli, heyecanlı, garip bir yerel seçimdi yaşadığımız. Genel seçimlere hazırlanılıyormuş gibi hazırlanıldı tüm ülkede. Doğrularıyla yanlışlarıyla bir şekilde atlattık bu olayı. İşte 2009 yerel seçimlerinden dikkate değer noktalar ve izlenimlerim…
1.Başlıkta da belirttiğim gibi halk AK Partiye güzel bir uyarı yaptı ve “Van Münit” dedi. Sonuçlar AKP için ne büyük bir zafer ne de büyük bir hezimet. Kötü yönlerinden bakarsak Şanlıurfa, Adana, Van, Antalya gibi büyük kentleri kaybetti. Şanlıurfa’da “Ceketimiz koysak %70 alırız” diyen AKP’li vekillere cevabı halk verdi. Bağımsız giren Fakıbaba Erdoğan’ı üzdü. Baykal’ın memleketi Antalya’yı kaptırması da AKP için büyük kayıp. Buradaki kayıpların ve genel olarak ülkedeki kayıpların başlıca sebebi; aday seçiminde başarılı olamama, kendilerine fazla güven, küresel kriz ve bu krize yönelik Erdoğan’ın ağızlardan düşmeyen söylemleri. Hiç kusura bakmasın kriz teğet falan geçmedi. İyi yönünden bakarsak hala iktidarda olan bir parti ve kendisine yakın iki partinin oylarının toplamından daha fazla bir oy alarak güven tazeledi. 7 yıl gibi bir süre içinde tek başına iktidar olan partinin yorulması ve gerilemesini bir yerde normal karşılamak lazım.
2.Açılımlarıyla “samimi değil” diye eleştiri oklarına maruz kalan Baykal ve partisi beklenilenden de fazla oy alarak kendi içlerinde rekor kırdılar. Özellikle Kılıçdaroğlu İstanbul’da son 29 yılın CHP tarihindeki rekorunu kırdı. Açıkçası banko gözüyle baktığım İstanbul’da AKP ile CHP’nin başa baş gitmesi beni fazlaca şaşırttı. Anlaşılan o ki belediye başkanlığı, proje vs. hepsi yalan. Kılıçdaroğlu’nun sessiz, sakin ve elinden belgeli hali halkı fazla etkilemiş. İstanbul Belediye Başkanı seçilse İstanbul’un durumunu pek iç açıcı görmezdim sanırım. İstanbul’u yönetmek o kadar kolay mı? Bir de “CHP’nin yeni lideri” diye haberler çıktı Kılıçdaroğlu için. Buna gülerim… Baykal’ı her ne kadar her daim eleştirsem de Kılıçdaroğlu’na yenilecek kadar güçsüz değil. Kılıçdaroğlu ne karizmatik bir lider olabilir ne de iyi bir yönetici. Ama CHP’de yaşlı-genç tartışması bundan sonra devam edecek gibi…
3.CHP hakkındaki diğer bir dikkat çekici nokta ise aldığı iller. Dikkat edildiğinde Ege, Marmara ve Akdeniz kıyı kentleri ile Karadeniz’de 3 kıyı ili. Deniz Baykal’ın partisi deniz partisi olmuş demek yalan olmaz. Bu CHP için bence büyük bir eksiklik. Anadolu’da tek bir yeri olmayan partinin AKP’nin alternatifi olması mümkün değil. Türkiye sadece batıdan ibaret değildir. Bu ülkenin kurulmasında şimdiki batı ve burjuva denilen kesim değil Anadolu’nun emeği vardır. Anadolu’nun desteğini almayan parti iktidar olamaz.
4.Şüphesiz ki bu seçimi anarken ağızlardan ve kalplerden Muhsin Başkan düşmeyecek. Sivas ile özdeşleşen büyük lider şehrinde partisinin birinci çıktığını göremese de emeklerinin karşılığını bir şekilde aldı. Bunlar vefa oyu olabilir fakat kim ne derse desin Sivas halkı bir politikacıyı sevmek ile onu desteklemek arasında ne kadar büyük bir fark olduğunu gösterdi. Bu bakımdan Sivas halkını alkışlamalı. Muhsin Başkan’a da tekrardan Allah rahmet eylesin.
5.Şüphesiz bu seçimin başarılısı MHP denilebilir. Dört ile sahipken sayıyı ikiye katladılar ve 8 ile ulaştılar. Özellikle yıllardır DSP’ye ait olan Bartın’ın bir anda tam tersi bir ideolojiye oy vermesi ilginçtir. MHP’nin bu başarısı sadece yerel seçimle sonuçlanmaz. Gerekli ve yerinde faaliyetler MHP’nin çıtasını yükseltir. Siyasette sorun yaratmak yerine çözümlere ortak olma noktasında dikkat çekici ve önemli adımlar atan MHP (bkz. 367 ve başörtüsü) ana muhalefet olma yolundadır zannımca. Tabi Devlet Bahçeli de biraz daha “liderlik” vasfının gereklerini kendinde yaratmalı.
6.Anlaşılan o ki etnik kökenlik seçimlerde epey etkili oldu. Özellikle Güneydoğu Bölgesinde DTP aldığı yüksek oranlarla bunu fazlasıyla hissettirdi. O bölgede zaten DTP ve AKP vardı. Bu seçimde deyim yerindeyse DTP AKP’yi ezdi geçti. Van ve Şanlıurfa da AKP için büyük bir kayıp. Hakkâri’de ise %80 gibi bir oyun varlığı bu bölgede proje, belediye vesairenin önemli olmadığını, etnik milliyetçiliğin ağır bastığını açık şekilde gösterdi.
7.Başkentteki duruma bakarsak Gökçek yine başkan seçildi. Ankara’nın başında çok samimi olarak söyleyebilirim ki Mansur Yavaş’ın olmasını isterdim. Uzun aradan sonra Gökçek’in karşısına ilk defa bu kadar sağlam ve zorlu adaylar çıktı. Çekişmeli geçeceği zaten en baştan belliydi. Bence Gökçek için bu sondu. Bir daha seçileceğini sanmıyorum. AKP Gökçek’ten sonra iyi bir belediye başkan adayı çıkartması gerekli. Karayalçın büyük umutlarla CHP’ye gelmişti fakat umduğunu bulamadı. Öyle ki 2004 CHP-SHP birleşmesinden ortaya çıkan %34 oya bile ulaşamadı. Ankara’nın merkezi Çankaya yine CHP’de. Burayı uzun süreyi vermeyecek gibi CHP. Oturduğum semtt Yenimahalle de CHP tarafından alınmış…
8.DSP’ye bakarsak değişen bir şey yok. Ordu ile Eskişehir zaten kaleleri. Bu seçimde ezici bir güç ile yine oraları aldılar. Bartın’ı kaybettiler… Farklı olarak İstanbul’un Şişli semti var. Koltuğunun sallandığını hisseden Baykal partisinde demokrasiyi fazla görerek Mustafa Sarıgül’ü kapı dışına atmışt. Sarıgül Şişli halkı tarafından sevilen biri zaten. DSP’den aday oldu ve kazandı. Koltuk sevdası neler götürüyor…
9.Trabzon CHP için önemli yerlerden biriydi. Bu seçimde alamadılar. CHP adayı Volkan Canalioğlu Trabzon halkı tarafından sevilen bir başkandı. Ve hakikatende anketlerde halkın nabzı tutulduğunda Volkan Abi favori gözüküyordu. Canalioğlu’na Volkan Abi dedim çünkü halk tarafından bu sıfat O’na yakıştırılmış. Yerine gelen Dr.Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu “61 Proje” başlığı altında kendisini gösterdi. Ve %7 fark oranıyla seçimi kazandı. Demek ki projelere de önem veriliyormuş. Açıkçası Canalioğlu’nun yaptığı pek bir şeyi görmedim yapacaklarını da… Burda hükümetin farklı belediyenin farklı parti olmasının da etkisi çok büyük. En basitinden Zağnos Vadisi ile TOKİ’nin yapımında hem iktidar hem belediye “biz yaptık” diyor. Sırf buna bakarak hangisinin tercih edileceğinde karar veremeyenler olmuştur. Gümrükçüoğlu o 61 projeden büyük ve kentsel dönüşüm dediklerinden adam akıllı 15 tanesini yapsa yine seçilir eminim. Çünkü hakikaten yapılması zor ve büyük projeler. Trabzon’un gülen yüzü Volkan Abi’nin o Zeki Müren’i andıran fotoğrafını artık pek göremeyeceğiz…
10.Saadet Partisi Numan Kurtulmuş ile küllerinden doğabilir mi bilmiyorum ama gelecek için umutlu gözüküyor. Ama bu umut veren faaliyetler sadece yerel yönetimlerle kalmamalı genel seçimlerde de kendini belli etmeli. Kurtulmuş ile iyi bir başlangıç yapılabilir.
11.Üzülerek söylemeliyim ki ANAP ve DP açık bir şekilde bitmiş. Özellikle ANAP. Eski Anavatan Partisinden eser yok. DP başkanı Süleyman Soylu seçimlerden önce %5.4′ün altına düştükleri taktirde istifa edeceğini söylemişti. Parti %3.8 gibi bir oran aldı. Başkan sözünde duracağını ve kesinlikle istifa edeceğini söylemişti. Soylu bir davranış keşke her lider bundan pay çıkarsa…
12.Son madde olarak medyaya değinmek istiyorum. Aslında “dokundurmak” diyebilirim. Medya seçim öncesi, seçim anında ve seçim sonraıs yoğun bir şekilde çalıştı o kesin. Fakat sınıfı geçemedi. 2007 seçimlerinde AKP’nin %48 alacağını seçimden bir gün önce duyuran Cihan Haber Ajansı büyük bir iş başarmıştı. Bütün anket şirketlerini ve diğer medya gruplarını sollayarak 0.350 gibi bir sapma ile AKP’nin birinciliğini bir gün önceden söylemişti. Daha önceden de bu tip başarılara imza atan CHA dikkatleri üzerine çekti. Bu sebepten dolayı yerel seçimde bir çok TV kanalı, anket şirketleri ve medya grupları – buna Doğan Grubu da dahil – istatistikleri CHA’dan aldı ve onlara güvendi. Maalesef güvenilen dağlara kar yağdı. Zaman gazetesinin 27 Mart Cuma gününkü sayısında “Ak Parti gücünü koruyor CHP düşüşte” başlıklı sayfada 10 farklı ilin anket sonuçlarını ve istatistiklerini vermişti. İstanbul için; “Topbaş açık ara önde”, Ankara için; “Gökçek Karayalçın’ı ikiye katlıyor”, Diyarbakır için “DTP ile AKP başabaş”, Adana için; “Aytaç Duraklı’lı MHP ikinci”, Antalya için “Baykal’ın memleketinde Ak Parti önde” ve Eskişehir için “Büyükerçen dönemi bitiyor” başlıklı haberlerle ne kadar yanılmış olduklarını gösterdiler. Neden bu kadar önemsedin bu konuyu diyorsanız; Zaman gazetesinin sadece sağ-sol değil genel olarak belli bir seviyesinin olduğunu, doğru haberciliğin temsilcisi olarak bu işi yapan bir gazete. Diğer medyalar zaten her daim sınıfta kalıyorlar. Fakat CHA bu sefer başaramadı ve kendisine yakışanı yapamadı. Hata yapmak normaldir ama şu durumda CHA’ nın öyle bir lüksü olamazdı. Umarım tekrarı olmaz…
Velhasıl kelam bir seçim daha bitti. Başarısızlıklardan ders alınmalı, yanlışlar düzeltilmeli, başarılarla övünerek pohpohlanılmamalı. Bu seçim çok iyi oldu. Özeleştiri yapmayan partiler ve kişiler için iyi bir özeleştiri kaynağı oldu. Görünen o ki siyasete biraz daha kalite geldi. Anlayabilene…
Talha Dereci
31.03.2009
Trabzon
Talhaciğim, tarafsız ve içinden gelen yorumlarına katılıyor ve gerçekten tebrik ediyorum. Özellikle zaman gaztesi ile ilgili özeleştirilerine katılmamak mümkün değil. Taraf olmak, taraf olduğun blokun başarısı ve başarısızlığını paylaşmandır.Yazık ettiler…
Posted by nizamettin | 02 Nisan 2009, 15:26talha kardesım yazdıgın butun yazıları dıkkatle tkıp edıyorum tesekkur ederım tarafsızlıgı korumaya çalısmıssın. Yayınlamak istersen Mhp hakkında bı arastırmam var sana gönderebilirim
Posted by anadolu | 11 Nisan 2009, 11:53